Hoşgeldiniz  

KÖŞE YAZISI AKDAĞ GRUP

Erkan Ilik | 16 Mart 2021 | Eğitim, Genel, Güncel, gundem, Kültür A- A+

Merhaba Değerli Okurlar,

Bugün sizler ile ülkemizde verilen iç mimarlık eğitimindeki eksikliklerden ve bu sebepten ötürü, iç mimar olma yolunda ilerleyen arkadaşlarımızın yaşayabileceği sıkıntılardan veeğitim eksikliğinin etkilerinden bahsedeceğim. Hazırsanız başlayalım…

TÜRKİYE’DE İÇ MİMARLIK EĞİTİMİ

Ülkemizde verilen eğitimdeki eksikliklerden dolayı, birçok iç mimar piyasada tutunamıyor. Peki eksiklik nerede ve nasıl düzeltilebilir?

Yazının başlığını okuyan birçok kişi eminim, eğitimin yetersizliği konusunda bana hak vermiştir. Zira doğru. Türkiye’deki eğitimle tam donanımlı iç mimarlar yetişmiyor. Mimarlık için aynısını söylemek pek mümkün değil,çünkü; iç mimarlık sektörü ile mimarlık sektörü arasında önemli farklar var.

– Öğrenciler Yeterince Doğru Yönlendirilmiyor.

Maalesef ülkemizde eğitmenlerin birçoğu, karşısında mesleği yeni öğrenmeye gelmiş kişilere, uzman muamelesi yapmakta ve her şeyi öğrencilerin kendisinin anlamasını beklemektedir. Halbuki eğitmen; bir iç mimar nedir, tam olarak ne iş yapar nelerle uğraşır, tasarım sürecine nasıl başlar, müşteriler ile ilişkisini nasıl yönetir, profesyonel hayata giden yolu ve daha birçok detayı adım adım göstermeli ve öğretmelidir.

Eğitim sistemimizi dikkatle incelediğimizde; iç mimarlık eğitiminde süreç kısa bir anlatım, uzun bir uygulama süreci olarak sunuluyor. Yanlış şu ki; eğitime yeni başlamış kişilere böyle bir eğitim metodu uygulamak “hadi öğren öğrenebilirsen” deyip öğrenciyi kaderine terk etmek olur.

Halbuki yukarıda bahsi geçen metodun, üçüncü sınıf itibari ile kontrollü bir şekilde uygulanması daha uygun olabilir. Çevremde birçok öğrenci kardeşimiz, proje derslerinde çeşitli konularda danışmak üzere sorular soruyor. Muhtemelen, eğitmenden alamadığı yeterli bilgiyi çevresinde arıyor.

Evvela şunu belirtmekte fayda var: bilmemek değil, öğrenmemek ayıp.

Hele ki öğrenci olan birinin soru sormasından daha doğal bir şey yoktur. Tüm öğrenci iç mimar adaylarına; öğrenciliklerinin vermiş olduğu avantajla mümkün oldukça eğitmenlerine bolca soru sormalarını kesinlikle tavsiye ediyorum. Keza iş hayatında böyle bir şansları olmayacak. Çünkü artık profesyonel hayata başlamış birer iç mimar olacaksınız.

– Eğitim İş Hayatının Bir Parçasıdır.

Birçok üniversite öğrencisinin gözünden kaçırdığı detay, bu kısımdadır. İş hayatı, üniversite hayatı ile başlar. Bu süreç içerisinde, iş hayatınızın mihenk taşını oluşturacak çalışmalar gerçekleştirmeniz gerekir. Geleceğe yatırımınız olacak portföyünüzü; son derece önemle, titizlikle hazırlamanız gerekir. Zira üniversite bittiğinde; işe girmek için bu argümanların sunulacağını,unutmayın!

Eğitmenler; özellikle yapılan çalışmalardabu ciddiyeti öğrencilere aşılamalı, onların sorumluluklarını anlamasına yardımcı olmalıdır.

Öğrenci – öğretmen ilişkisinden çok, profesyonel – iş veren (aynı zamanda danışman) ilişkisi ile süreçler ilerletilmelidir.

Geçer not peşine düşmek, sürekli birinin isteklerini yerine getirmek ve mezun olmuş olmak için eğitim alınmaz. Böyle bir eğitim de eğitim olmaz. Maalesef, özellikle iç mimarlık eğitiminde piyasadan çok uzak, analiz ve fizibilite kavramlarının sektörümüzün en önemli kavramları olmasına rağmen, eğitimde yer alma oranı ortalamanın çok altında kalıyor.

– Süreçler Yanlış Yönetiliyor.

Çoğunlukla proje süreçlerinin çok yanlış yönetildiği kanaatindeyim. Zira eğitmenler, (bir an önce) sonuç odaklı çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Halbuki sonuca giden çalışmalar gerçekleştirilmeli. Tasarıma başlarken;

“Proje kime yapılıyor?
Neler isteniyor?
Nasıl bir konsept üzerinden ilerlenecek?
İhtiyaçlar neler?
Kullanıcı profilleri kimler?
Mekân üzerinde ne tür çalışma yapılacak?”
gibi birçok soru ile;araştırma ve fizibilite çalışmasının çok iyi yönetilmesi gerekir. Akabinde, proje çabucak şekil almaya başlayacak ve müşteri odaklı olarak devam edecektir. Aksi taktirde; boş kâğıda sorularla dolu yüz ifadesi ile saatlerce nasıl başlayacağını düşünmek kaçınılmaz olur. (Ki gördüğüm kadarı ile birçok kişi bu problemi yaşıyor).

Aslında burada, bu konuyu uzun uzadıya anlatacak daha birçok faktör var. İşin özüne gelecek olursak; üniversitede eğitimler, iç mimarlık için yeterli değil. Eğitmenlerimizin bir araya gelip, eğitim süreçlerini hep birlikte baştan ele alıp, verimli programların oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Mesela; yurtdışı eğitim panellerini inceleyip, uygulamalardaki öğrenci performanslarını analiz etmelidir. Bunun yanı sıra yeni nesil gözdesi sosyal medyadaki yeni trendleri de göz önünde bulundurmakta fayda var. Tabi ki sadece yeni nesil gelişimlerde boğulmayıp, eski eserlerimizin analizlerini de göz önünde bulundurmalıyız… Naçizane demem o ki eğitim konusunda önceliğimiz; performansları değerlendirip, başarının doğduğu yeri yakalamak ve o başarı yolunu keşfetmek…Sonrasında inanıyorum ki Türkiye de daha aktif bir eğitim sistemi oluşacak ve başarılarla dolu iç mimarlarımız şekillenecek.

Haftaya görüşmek dileğiyle, sağlıklı günleriz olsun…

“Tecrübe paylaşımı önemli…”

3404 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,1550
EURO 9,7089
BIST 11,2284
ALTIN 457,33

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle