
Bana az önce topraklarımın en verimli ağacını sordular. Benim ülkemin en verimi ağacı gençlerdir. Asırlardır hiç kurumayan ve gelecek asırlarda da meyve vermeye devam edecek bir ağaç. Gölgesine tüm halkı sığdırıp koruyabilecek bir ağaç. Kökleriyle toprağa sımsıkı tutunan, hiçbir yelde yıkılmayacak türden bir ağaç. Peki ya sizce bu ağacın yeşeren, meyve veren dalları kimlerdir? Çanakkale Zaferi’ nde başındaki enveriyesi oldukça büyük, üzerindeki askeri üniforma küçücük bedenine bol gelen on dört yaşındaki gönüllü bombacı Ali Reşat Çavuş mu? Yoksa tahta sıralarda yoklama alınırken ismi telaffuz edilince ‘’burada’’ kelimesi yerine tüm sınıfta yankılanan ‘’şehit’’ sıfatlı Aziz Ulvi mi? Ya da mezun veremeyen Galatasaray Lisesinin kalem tutacakken silah tutan, cübbe yerine askeri üniforma giyip cepheye giden öğrencileri mi?
Biz gençler Atatürk’ ün bizlere öğütlediği gibi Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmeyi vazifemiz haline getireceğiz. Asırlar boyunca da bu vazifeyi gayemiz belleyeceğiz. Bu uğurda gücümüz el verdiğince savaşacağız. Bizler, kahraman gençlerimizin bin bir cefa ile düşmana el sürdürmeden, ayaklar altına aldırmadan göklere yükselttikleri şanlı bayrağımızı dalgalandırmaya devam edeceğiz. Ardınızda biz Türk gençlerine emanet ettiğiniz, her köşesi cennet vatanı ister gecenin kör karanlığında, ister alaca şafakta olsun kimselere bırakmayacağız. Bu topraklara, biz gençler olduğu müddetçe gölge düşmeyecek. Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
Gençler öyle bir ağaçtır ki Edirne’ den Hakkari’ ye, Muğla’ dan Kars’ a, İzmir’ den Mardin’ e 81 ilin tamamında daima dalları yeşildir ve bu ülke için en kurak iklimde bile meyve verir. Gençlerimizin, gençliğimizin ve tüm bu vatanın evlatlarının değerini bilelim.



















