Hoşgeldiniz  
..................................................... ..................................

“İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmeyeceğiz”

Erkan Ilik | 25 Kasım 2021 | Genel, Güncel A- A+

Fethiye Kadın Platformu üyeleri 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür Merkezi Salonu önünde bir araya gelerek “İstanbul Sözleşmesinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz” ifadelerinde bulundular.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, Fethiye Kadın Platformu üyeleri Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür Merkezi Salonu önünde bir araya gelerek basın açıklamasında bulundular.

Yaklaşık 40 platform üyesinin bir araya gelerek yaptığı basın açıklamasında şu ifadeler yer alıyor;

“25 Kasım 1960ta , diktatörlüğe karşı Dominik’te yaşayan halkların eşit ve adil bir biçimde yaşayabilmesi adına direnen Mirabel Kardeşlerin öldürülmesinden sonra, yaktıkları direniş ateşi tüm dünyada 25 Kasım ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü’ olarak anılmaya başlandı.

Ülkemizde 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunumuz, sadece aile içi şiddeti ele almaktaydı. 08 Mart 2012’de kabul edilen 6284 sayılı ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da 3.kişiler tarafından da (sevgili,erkek arkadaş ya da tanımadığı herhangi bir şahıs) uygulanan şiddet, kanun kapsamında yer almaktadır.

Veriler, erkek şiddetinin çoğu zaman tek seferle sınırlı kalmadığını, birden fazla farklı şiddet türünün birlikte yaşandığını ortaya koyuyor. Kadınların şiddet ilişkisinden uzaklaşmaları  kolay değil; “yuvalarını dağıtmamaları” için kendi aileleri ve eşlerinin ailelerinden gelen baskılar da engeller arasında. Kadınlar ayrılmaya karar verdiklerinde ya da şiddet artık gizlenemeyecek boyuta vardığında önce  ailelerinin barışmaları için baskısına, hatta tehditlerine maruz kalıyorlar. Ayrılmak da her zaman şiddeti sonlandırmıyor.  Erkeklerin barışma ısrarı, kadınları geri dönmeye zorlama, çocuklarıyla tehdit etme, sık sık karşısına çıkarak korkutma ve rahatsız etme gibi farklı şiddet türleri iç içe geçerek devam ediyor. Böyle durumlarda pek çok kadın küçük düşme ya da dışlanma endişesiyle kamusal hayattan kendilerini izole ediyor; kendilerini sık sık endişeli ve tedirgin hissederek sosyal çevrelerinden uzaklaşıyor.  Birçok kadın şiddetten uzaklaşmak için adım atarsa şiddetin artacağından korkuyor.

Desteğe en çok ihtiyaç duyduklari  bu aşamada Türkiye’deki mevcut şiddetle mücadele ve destek mekanizmalarının yetersizliği kadınları şiddet sarmalına mahkum ediyor. Giderek artan şüpheli kadın ölümleri kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından öldürüldüğü tespit edilmedikçe, adil yargılama yapılmayıp katillere caydırıcı cezalar verilmedikçe, önleyici tedbirler alınmadıkça şiddet artarak devam ediyor.

Verilere göre, 2021 yılının ilk 10 ayında erkekler, 396 kadını taciz etti, 160 çocuğu istismar etti, 87 kadına tecavüz etti. Erkekler, yine yılın ilk 10 ayında en az 586 kadını seks işçiliğine zorladı, en az 670 kadına da şiddet uyguladı. 2010-2020 yılları arasında kadın cinayetlerinin sayısında sadece, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı yıl olan 2011 yılında düşüş görülmüştür.

İşte Bu Sebeple ‘İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz.’

Siyasal iktidar kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, kadın düşmanı politikaların sürdürücüsü olmaya devam etmektedir. Dünyada ve ülkemizde milliyetçi muhafazakâr iktidarlar, pandemiyi de fırsat bilerek kadın kimliğine dönük saldırılarını arttırırken, AKP iktidarı tekçi, gerici ve cinsiyetçi temelde oluşturmayı tasarladığı yeni toplumsal düzenin inşası için kadın kazanımlarını zayıflatmayı temel almış, baskı mekanizmalarını tümüyle seferber ederek kadınları ev içinde ve kamusal alanda iradesizleştirmeye dönük saldırılarına hız vermiştir. İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı feshinden sonra şimdi de 6284 sayılı yasa gibi şiddeti önlemede etkili yasal kazanımlar hedef gösterilmekte ve eril yargının cezasızlık politikası kadına yönelik şiddetin artmasına neden olmaktadır. Bu cezasızlıktan güç ve cesaret alan erkekler “gücüm yettiği için hedef aldım” diyebilecek cürette ve biz kadınları akıl almaz yöntemlerle katletmeye devam etmekte. Eril yargı erkekleri korurken, kadına yönelik şiddette, LGBTİ+ lara yönelik nefret cinayetlerinde ve çocuk istismarında cezasızlık uygulanmaya devam etmektedir. Erkeklerin uyguladığı her türlü şiddete cezasızlık ile kadınlara yönelik şiddet desteklenirken kadınların kendi hayatlarını savunması en ağır biçimde cezalandırılmaktadır.

Yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek ve birbirimizle dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz. Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; ”kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir” ve bu şiddeti önlemenin en önemli yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer. Şiddet mağdurlarının başvurularında 24 saat hizmet verebilecek birimler kurulmalı ve şiddetin önlenmesi konusunda sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşlar iş birliği yapmalıdır. Şiddet mağduru kadınlarımızı yeterince koruyamadığınızda çaresiz kalan kadın yine kendisine şiddet uygulayan kişilerin yanına dönmek zorunda kalıyor.

152 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır

Warning: file_get_contents(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38

Warning: file_get_contents(http://api.habermatik.net/v3/d/index.php): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38
DOLAR
EURO
BIST
ALTIN

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle