HUTBE…
Hutbeyi hazırlayan: Diyanet İşleri Başkanlığı
Okunduğu cami sayısı: 85 bin
Dediği ise özetle şu:
-Yıl Başı akşamı eğlenmek gayrimeşrudur.
-O saatleri israf edeceğinize, geride bıraktığınız zamanların muhasebesini yapınız.
– Dünyada bunca zulüm varken eğlenilmez.
Ne yapacakmışız?
Geride bıraktığımız zamanların muhasebesini yapacakmışız…
Önce şunu demek lazım: Bir muhasebe yapması gereken varsa eğer, o muhasebeyi, önce Diyanet İşleri Başkanlığı yapmalıdır.
Sayıştay gözetiminde şöyle bir muhasebe yapsınlar bakalım…Neler olup bittiğini görelim.
*
Bartın Milli Eğitim Müdürü ne demiş?
Yıl Başı eğlenceleri, Anadolu İnsanının gelenek ve görenekleriyle bağdaşmaz, demiş.
Kayseri Müftüsü’ de;
“Noel Baba bizim neyimiz olur?” Diye sorduktan sonra, “ Müslümanlar, asla Hıristiyanlara benzememelidir. 1 Ocak tarihi İsa Peygamberin doğum günüdür. Bize eğlenmek asla yakışmaz” demiş.
– Neymiş..?
– 1 Ocak tarihinde, bize eğlenmek yakışmazmış…
*
Ulan bi tane de doğru bir laf edin be..!
Gerçek şu:
Cumhuriyet Gazetesinde yazan Özgen Acar’a göre;
Hıristiyanlar; İsa Peygamberin; 24/25 Aralık gecesi doğduğuna inanıyor.
Ve bu günlerde “ Noel Kutlaması” yapıyorlar.
31 Aralık gecesi yapılan ise başlı başına bir “Yeni Yıl” eğlencesi. Miladi takvime göre, yeni bir yılın gelişini kutlama, yeni bir yılı karşılama şenliği.
Ayrıca, birçok ülkede “ dinsel inanışlar” eğlenceleri engellemek yerine teşvik eder. Eğlenceleri, kutlamaları yönlendirir.
Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ da; “ Hıristiyanların; İsa’ nın doğuşu olarak kutladığı Noel Bayramı’nı, çok eski Türkler, Yeniden Doğuş Bayramı olarak zaten kutlamaktadır” diyor.
*
Bizim alimlere! göre, bize eğlenmek yasakmış…
Eğlenmek ayıpmış..!
Uslu çocuk olacağız. Başımızda takke, kuzu kuzu oturacağız. Trafik kazalarında, iş kazalarında, maden kazalarında ölenlerimize ağlaşacağız. Kader diyeceğiz… Kadın cinayetlerini kös kös seyredeceğiz.
Seçimler geldiğinde de, iktidardaki partiye oy vereceğiz.
-O zaman bizden iyisi yok…
*
Siz, iktidardaki partinin, “Okullarda giyim serbest olsun” derken, özgür bir vatandaş, özgür bir toplum ve özgür bir yaşam istediğini mi zannediyordunuz?
Onlar, öğrenciyle öğretmeni, sapla samanı birbirine karıştırmak için öyle yaptılar. Uzun vadede, öğrencinin de, öğretmenin de “kendi formatladıkları türden giyinmesinin” önünü açmak için yaptılar o işi…
İktidardaki partinin kafasında “özgürlüğün” işi ne?
Ulusal Basında yazan tosuncuklar yıllarca alkış tuttular bu kafaya…
Hey yavrum hey..!
Özgürlük diye diye ne kadar özgürlük var ise rafa kaldırdılar.
Bireysel ve toplumsal iletişimi yok ettiler…
Dağa taşa korku sindi…
12 Eylül döneminde, Kenan Evren tüfekleri Çankaya’ya çattığında bile bu kadar korku yaşamamıştık…
*
Hem, Dünya’ nın farklı noktalarında zulüm yok ki. Zulüm neredeyse, sadece Müslüman ülkelerde var.
Birbirimizi boğazlıyoruz.
Allahü Ekber naralarıyla adam kesiyoruz…
*
Müslüman’ a eğlenmek niçin yasak veya haram olsun ki..?
Türkler eğlenmeyi bilmiyorlar mı..?
Laf olsun işte..!
Her şey; iktidardaki partiye biat eden, “uysal seçmen” olmamız için planlanıyor.
O kadar…
HALKININ TEPKİSİZLİĞİ ÜZERİNE…
Ebulfez Elçibey’ in Azerbaycan Cumhurbaşkanı olduğu dönemde, halkının tepkisizliği konuşuluyormuş.
Elçibey demiş ki:
– Bizim halkımız binlerce yıllık tarihinde sadece iki devlet kurabildi.
– Biri Akkoyunlular. Diğeri Karakoyunlular…
– Her iki devletin bayrağında da koyun resmi vardı.
– Daha fazla ne bekleyebiliriz..? demiş.



















