Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

Güngör Berk’in Kaleminden, “ANADOLU’NUN SÖNMEYEN IŞIĞI”

Erkan Ilik | 16 Nisan 2014 | Eğitim, Genel A- A+

ANADOLU’NUN  SÖNMEYEN  IŞIĞI

17 Nisan 1940’da “Köy Enstitüleri “ kurulmuştu. Mustafa Kemal Atatürk ve devrim arkadaşları, yeni Cumhuriyetin eğitim ve öğretim politikasını bir devlet politikası olarak ele almışlardı. Köy Enstitüleri’nin temeli, Atatürk döneminde atılmış, iki Kemalist devrimci tarafından da yaşama geçirilmişti.  Bu devrimciler Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile İlköğretim Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’tu. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Köy Enstitüleri’nin arkasındaydı, destekçisiydi. Ulusal eğitim, Ulusal Bağımsızlık Savaşımızın devamıydı.

İsmet İnönü’nün 1946 yılındaki sözlerini, günümüzde yaşadıklarımıza baktığımızda, hüzünle anımsıyoruz: “Bütün askeri ve siyasi hayatımdaki vazifelerin hiçbirini kaale almadan diyebilirim ki, öldüğüm zaman Türk Milletine iki eser bırakmış olacağım. Biri köy okulları diğeri de çok partili hayattır.

Laik Cumhuriyetin eğitim ve öğretim süreci, ülkenin koşullarına uygun olarak köyden ve köylüden başlatıldı. Köy Enstitüleri’yle getirilen eğitim sistemi  Atatürkçü, laik ve üretime dönüktü. Köylü ailelerin çocukları çağdaş insanlar olarak yetiştirilecekti. Feodal yapı ortadan kaldırılacak, toprak devrimi gerçekleştirilecek, kalkınma ve refah sağlanacaktı.

Tüm Anadolu’yu kucaklayan, Cavit Orhan Tütengil’in deyişiyle, “Türkiye haritasının yirmi bir köşesinden bakan akıl ve umut gözleri olarak” yirmi bir Köy Enstitüsü açıldı. Buralardan yetişen öğretmenler “Anadolu Aydınlanması ”nın, ülke kalkınmasının, çağdaş uygarlığı aşma ülküsünün öncüleri olacaktı. 1956 yılına kadar ilköğretimden geçmemiş tek yurttaş kalmayacaktı.

Köy Enstitüleri dönemi 1940 – 1946 yılları arasında, çok kısa sürdü. İlk mezunlarını 1942 – 1943 döneminde verdi. Sekiz yılda köylere 17.321 öğretmen yolladı. Bu dönemde 7953 köyde öğretmeni olan okul açıldı. Köy okullarındaki öğrenci sayısı 380.000’ den  1.148.000’ e yükseldi. Dört Köy Enstitüsü’nde açılmış “Sağlık Bölümü”nden 521 sağlık memuru, ebe çıktı ve köylere gitti.

Çok partili dönem başladıktan sonra, Kemalist politikalardan sapan ve karşı devrime ödün veren siyasal iktidarlarca, 1947 yılında Köy Enstitüleri’nin önce statüleri değiştirildi ve sonra da 27 Ocak 1954 de kapatıldı.

Köy Enstitülü öğretmenimiz Ramazan Söğüt’ün araştırmasına göre, Fethiye’de Köy Enstitüsü’nü bitiren 131 kişi olmuştu. Bunların 122’ si öğretmen, 9’ u sağlık memuruydu. Öğretmenlerin 36’ sı Kızılçullu, 93’ ü Aksu diğerleri Ortaklar ve Gönen çıkışlıydı.

Köy Enstitüleri  trenini kaçırdık, o devrimci gücü tepeledik. Toprak Devrimini de yapamadık. Ama Köy Enstitüleri ışığı o kadar güçlü ki 1947’ den günümüze kadar ışığı hiç sönmedi. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça da  sönmeyecek.

Ulusal ve laik eğitim sisteminin bugünkü durumu içler acısıdır. Bir devrim yasası olan “Eğitim ve Öğretim Birliği” çiğnenmiştir. Ülkemizin varlığı ve geleceği ulusal eğitimin yeniden düzenlenmesine bağlıdır. Köy Enstitüleri uygulamasından kazanılan deneyim ışığında, yeniden ulusal ve laik eğitim sistemine mutlaka dönülmelidir.

Sizinde tanıdığınız Köy Enstitülü öğretmenler olmuştur. Hiç değişmediler, onlar “Anadolu Aydınlanması”nın ve Cumhuriyetin öğretmenleri olarak Devrim tarihimizin kahramanlarıdır.

GÜNGÖR BERK

 

361 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle