GELDİ YİNE 27 MAYIS…
Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim ellerimizde topraklarımız vardı.
Bize gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler…
Gözümüzü açtığımızda bizim ellerimizde İncil, onların ellerinde topraklarımız vardı.
Kenu Kenyattu
Kenya kurucu devlet başkanı
Şu yukarıdaki anekdotu sıkça yazıyorum.
Böyle giderse yazmaya da devam edeceğim.
İyi de, o zaman yine niçin yazdın diyeceksiniz sevgili okurlar.
Şundan yazdım:
Tam da bize bir anekdot, bi defa.
Bizim son yıllardaki durumumuzu çok iyi anlatıyor…
Hani geçen günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız, bir şehirdeki nutkunda, Kur’an-ı Kerim’i eline aldı, seçmenlere karşı salladı, “Biz bununla büyüdük” dedi ya..
O sırada aklıma geldi.
Cumhurbaşkanımız kürsüye geldiğinde, O’ nun elinde Kuran’ı Kerim, seçmenin elinde oy’u vardı, diyelim…
Şimdi seçmenden, gözlerini kapatarak dua etmesi isteniyor.
7 Haziran’ daki seçimden sonra bir de bakmışsın, seçmenin elinde Kuran’ı Kerim, AKP’ nin elinde seçmenin oyları…
Olan işe bak diyecekler ama, iş işten geçmiş olacak…
**********
“Ben istesem, odunu bile milletvekili seçtiririm” dermiş rahmetli Menderes…
Eeee…
Demokrasi zor zanaat demişler.
Zor tabi…
Akıl ister.
Bilim ister.
Hukuka saygı ister.
Seçim sandığına saygı ister.
İster oğlu ister..!
**********
Bunlar olmayınca geldi 1961 Devrim Anayasası.
Evet,1961 Anayasası, bir Devrim Anayasası’ dır.
Bu gariban halkın, Anadolu Halkının önünü iki “Devrim” açmıştır.
Biri, 29 Ekim 1923 Cumhuriyet Devrimi, diğeri 1961 Anayasası…
1961 Anayasası, tam bir özgürlükler anayasasıdır.
Demokrasilerde bulunması gereken birçok kurumu topluma kazandırmıştır.
“Netekim Kenan” tüfekleri Çankaya’ya çatmadan önce…
AKP, iktidara gelmeden önce yaşadığımız özgürlüklerin altında 1961 Anayasası vardır beyler…
Bakmayın siz TV kanallarında cak cak eden, 1961 Anayasası’nı kötüleyen çoğu laf cambazına…
Akıl fikir fakiri…
Bilim ve sanat fakiri…
Hukuk fakiri…
Laiklik fakirleridir onlar.
Üç gün sonra;
Akıl ve bilimden, sanattan yana,
İlerici,
Cumhuriyetçi,
Hukuka saygılı,
Halkımızı adam yerine koyan,
Bağımsız Türkiye’ den yana,
Bir Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, TV’ lerin cakcakları, bu kez herkesten Cumhuriyetçi olur!
Bunların mayası böyle…
Ne yapalım? Bizde Şark Kurnazlığı moda!
Yapacak bir şey yok!
**********
Bir de şunu yine yazacağım sevgili okurlar:
Diyanet İşleri Başkanı’nın yerinde olsam, Laikliği, herkesten fazla ben savunurum.
Laik toplum ve devlet düzeninin yaşanmadığı bir ülkede, en fazla, dinimize gönülden bağlı vatandaşlarımız sıkıntı yaşar.
Çünkü;
Sapla saman birbirine karışır.
İnanan ile “Din Tüccarını” ayırt edemezsin.
Diyanet İşleri Başkanı da “Fetva vermekten” gına getirir…





















