FTSO’ YU KUTLUYORUZ..!
Fethiye’de en iyi çalışan kurum…
Ya da kurumlardan biri, (FTSO) Fethiye Ticaret ve Sanayi Odasıdır,
Diye yazacağım ne zamandır ama, nerede…
Memlekette o kadar akıl fikir dışı olaylar yaşıyoruz,
Veya laflar duyuyoruz ki…
Onları tartışmaktan, iyi şeyleri yazmaya sıra gelmiyor bir türlü.
Milletvekili Genel Seçimi de yapılınca, nihayet…
**********
FTSO’ nun, şu, Zeytin Karasuyunun Bertarafı konusunu düşünmesi bile…
Başlı başına önemli bir projedir.
Buna, Mermer İşleme Atölyelerinin derelere, çaylara koyverdiği…
Mermer tozunu da ilave edebiliriz.
Her güzelliğimizi yok ettikten sonra, ne kadar kıymetli olduğunu fark ediyoruz ya…
Dere ve çaylardaki doğal yaşamı kuruttuktan sonra, işlediğimiz bu haltın da…
Ne kadar büyük olduğunu anlayacağız galiba..!
FTSO, 20 Mayıs 2015 Çarşamba günü, Meslek Grupları Güç Birliği Toplantısı düzenledi…
Ve, Fethiye’nin öncelikli sorunları ile çözüm önerilerini tartışmaya açtı.
İyi, yararlı bir toplantı oldu…
Akıl yürüten, projelere katkı veren herkesi kutluyoruz!
Fakat; sevgili başkan Akif Arıcan, tespit ettiğiniz sorunlardan birine çok güldüm:
“Turizm İstatistiklerine Erişimin Sağlanamaması” demişsiniz ya hani…
Ona, epeyce güldüm…
Hey gidi başkan hey! Siz hangi ülkede yaşıyorsunuz .!?
Bu ülkede devlet, neyin istatistiğini tutuyor da, bir sorunun çözümünde ondan yararlanıyor ki?
Kara kucak gidiyoruz, bodoslamadan…
İstatistik bizim neyimize?
Mesela; Fethiye Lisesi gibi, eski bir okulu,
Fethiye’ye bir çok değer kazandırmış bir okulu,
Mezunlarının sınıfları gezerken anılarını yaşayıp, geçmişlerine dalıp gittiği bir okulu,
Önünden geçerken, mezunlarının gözlerinin dolu dolu olduğu bir okulu,
Fethiye’ nin neredeyse “Hafızası” olan bir okulu…
Bir gecede boşaltıp, beş on öğrenciye tahsis eden bir “kafadan”
Siz ne bekliyorsunuz ki..?
**********
İstatistikten yararlanmaya sıra gelinceye kadar…
Daha öncelikli o kadar basit iş var ki…
Hem başkan, İstatistik, bir bilimdir.
Akıl, fikir işidir.
Matematik işidir.
“Matematik” bizim neyimize?
Elin matematikçisi bize “Siz matematik bilmiyorsunuz. Sizde adalet, hak hukuk olmaz” demedi mi?
Hem biz, koskocaman bir Devlet İstatistik Enstitüsünü küle belemiş politikacıların torunlarıyız.
İstatistik bizim neyimize! Komik olmayalım, lütfen!
Biz artık, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği “Fetvalar” ile yolumuza devam edeceğiz.
**********
Trafik sorununu ortaya koyarken, TM plakalı dolmuşlardan söz etmişsiniz bir de…
Bu TM plakası konusu, sadece Fethiye’nin değil, Türkiye’nin bir sorunudur başkan…
Ekmeğini bu işten kazanan esnafa, bir tarih verip, bu taşımacılığı mutlaka tasfiye etmemiz gerekiyor…
Fethiye’ye en yakışan çözüm de, önerdiğiniz“Hafif Raylı Sistemdir” kuşkusuz.
Bir sorun da biz ilave edelim: “Fethiye’ nin ağaçlandırılması”
Bu da önemli.
Kışın yaprağını döken bir ağaç türü, Fethiye’ nin sokak ve caddelerini süslese, iyi olmaz mı?
Yaz mevsiminin sıcak günlerinde başımıza güneş çarpmadan kaldırımlarda gezeriz hani…
**********
Ağaç demişken, bir anekdot aklımıza geldi. Her ne kadar yeni vekillerimizi seçtiysek de…
Günün mana ve önemine uygun sanki..?
**********
Eski DYP Konya il başkanlarından Hızır Kavak aday listelerinin belirlenmesinden önce, Çiller ile görüşmek için genel merkeze gelir ve özel kalem müdürüne adını yazdırır. İl başkanı kabul edildiğinde Çiller kendisini “Buyurun sayın Söğüt” diyerek karşılar. Soyadının yanlış söylenmesine biraz bozulan il başkanı ile Çiller arasında şu diyalog geçer:
Hızır Kavak: Efendim adaylar nasıl belirlenecek, onu öğrenmek için sizi rahatsız etmiştim.
Çiller: Bunu biz biliriz, biz belirleriz, sayın Söğüt.
H.Kavak: Efendim izninizle aday olmayı düşünüyorum. Eğer önseçim yapılacaksa görevimden istifa edeceğim.
Çiller: Siz bilirsiniz, sayın Söğüt.
Kavak: Affedersiniz efendim benim soyadım Söğüt değil, Kavak.
Çiller: Fark etmez sayın Söğüt, buyurun….





















