Fethiye Yeşil Üzümlü 15 Bin Kişiye Ev sahipliği Yaptı
Fethiye Belediyesi tarafından bu yıl 8.si düzenlenen Geleneksel Yeşilüzümlü ve Yöresi Kuzugöbeği Mantar Festivali başladı. Üzümlü Mahallesi ormanlık alanlarında köylüler tarafından bulunan daha çok Japonya’ya ihraç edilen Kuzugöbeği mantarı ile yöredeki şarapçılık ve dastar dokuma ürünlerini tanıtmak amacıyla düzenlenen Festivale bu yıl Turizm Haftası açılış etkinlikleri de dahil edildi.
Yeşilüzümlü’de bu yıl 8.si düzenlenen Kuzugöbeği Mantar festivali renkli görüntülerle başladı. Büyükşehir yasasıyla birlikte Yeşilüzümlü’nün de Fethiye’ye bağlanması sonrası Fethiye Belediyesi tarafından düzenlenen festival, yöre halkı ve konukların yoğun ilgisiyle başladı. Yörede yaşayan yabancı uyruklu vatandaşların da ilgi gösterdiği festivalde Fethiye Belediyesi Bandosu’nun konseri ve halk oyunları ekibi gösteriler sunarken kazanlarda kaynatılan geleneksel mantar çorbası da misafirlere dağıtıldı. Programa Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mantar Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Işıloğlu, Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Fethiye Garnizon Komutanı Faruk Akıncı, ilçe kurum ve kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ayrıca Turizm Haftası olması nedeniyle, bu yıl Turizm Haftası açılış etkinliği de festival programına dahil edildi.
“Lüks Yatırımlardan önce Doğamızı ve Kültürümüzü Korumamız gerekiyor”.
Fethiye’nin turizmi ile ilgili bir konuşma yapan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Turizm Danışmanı Emre Karabacak konuşmasında, “Fethiye’yi ziyaret eden turistlerin dikkat ettiği konulara bakarsak, Ölüdeniz Kumburnu, Kayaköy, Çalış Plajı, Kuş Cenneti ya da Kuzugöbeği Mantarı, Üzümlü Dastarı için geliyorlar. Bütün bunları göz önünde bulundurursak bu bölgedeki en kıymetli otel yatırımlarını buradan alıp Anadolu’nun herhangi bir bölgesine götürdüğümüz zaman turist yine burayı tercih edecek midir? Muhtemelen hayır. Dolayısıyla bizim bütün yatırımlarımız da bölgenin bütün her şeyine değer veren aslında doğa ve kültürel değerlerimizdir. Ayrıca Fethiye’de dünyanın en lüks yatıda geziyor olsa, biz turkuaz denizimizi, koylarımızı, çam ormanlarıyla bezenmiş doğamızı korumadığımız sürece turizmin gelişmesi maalesef çok güç. Dolayısıyla sıkıntılı olduğumuz bu turizm sezonunda dünya ile rekabet etmek için lüks yatırımlar yapmaktan önce mevcut değerlerimizi doğamızı, ormanımızı, kültürümüzü ve en önemlisi insanımızı korumamız gerekiyor” dedi.
Işıloğlu, “Yeşilüzümlü Kuzugöbeği Festivali artık uluslararası bir boyut kazanmıştır”.
Festivalin açılış töreninde konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mantar Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Işıloğlu ise, “2009 yılında Yeşilüzümlü’de çevre dostu arkadaşlarımızın ‘Doğa dedelerimizin mirası değil, torunlarımızın emanetidir’ sloganıyla başlattığı Yeşilüzümlü Kuzugöbeği Festivali artık uluslararası bir boyut kazanmıştır. Dünyada sadece birkaç ülkede, ülkemizde de sadece Yeşilüzümlü’de yapılmakta olan festivalimizden artık Avrupa’da söz edilmektedir. Ülkelerin gelişim düzeyleri kültürel miraslarına verdikleri önemle anlaşılır. Yeşilüzümlü Kuzugöbeği Festivali, kültürel mirasımızın sergilenmesi açısından oldukça önemlidir. Yıllardan beri genç kızlarımızın, annelerimizin ürettikleri, el emeği göz nuru dastarları, şarabı ve diğer yöresel ürünleriyle Yeşilüzümlü bir farkındalık ortaya koymaktadır. Yine yaptığımız panellerle özellikle altın yumurtlayan tavuğumuz olan Kuzugöbeği Mantarımızın korunması yönünde çok güzel bilgi paylaşımları ortaya koyduk. Bu mantarımızın soyunun korunması açısından yerden toplanırken kesinlikle sökülmemesi ve bıçakla kesilerek alınması ve önümüzdeki yıllarda tekrar mantarımızın doğada kendisini göstermesi açısından oldukça önemlidir” dedi.
Saatcı, “kabullenmek yok, mücadeleye devam”.
Festivalin açılış töreninde, “Hocamı dinledik, arkasından da çocukluk arkadaşımın evladı Emre’yi dinledik. Bir iş sahiplenmeye başladıysa bu iş başarılıdır. Bu işin sahibi sadece Yeşilüzümlü’lüler değil, akademisyenler, turizmciler ve çevreciler de bu işe sahip çıkıyor. Bize düşende bu işi çok daha ileri noktalara götürmek. Kolayca kimseye methiye düzmem ama Emre Karabacak önü açık birisidir, yolu açık olsun” ifadeleriyle konuşmasını başlatan Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı,
“Bugün, Fethiye’mizin en özel beldelerinden birinde, Üzümlü’de, hem Turizm haftasını hem de çevreye ve toprağa saygının bir ifadesi olan Kuzugöbeği festivalinin açılışını yapıyoruz. Bu nedenle duyduğum memnuniyeti sizlerle paylaşır, katılımlarınızdan dolayı hepinize teker teker teşekkürlerimi sunar, iki etkinliği de aynı yer ve zamanda yapmamızı uygun gören Sayın Kaymakamımız Ekrem Çalık Beyefendiye de saygılarımı arz ederim.
Turizm bizim olmazsa olmazımız. Hele ki, Fethiye’yi, çokbilmişler karpuz gibi ikiye bölerek, içimizden bir ilçe çıkardıktan sonra, elimizde tutacak tek dalımız turizm kaldı.
Şartlar olumsuz kabul! Ancak kabullenmek yok, mücadeleye devam. Devletimizin resmi kurumları tarafından,“en güvensiz il” ilan edilen Muğla’nın Fethiye ilçesinde sadece önümüzdeki hafta sonu programını anlatayım; Türkiye’deki bütün kürek takımlarının katılımı ile Kürek Federasyonu tarafından “23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı Kürek Yarışları” ilçemizde yapılıyor. Daha ilginci, Dünyanın çeşitli ülkelerinden, içinde İsrail ve Amerikalı bilim adamlarının da katılımıyla, 600 akademisyenle yapılacak olan fizik, kimya ve süper iletkenlik konularını içeren konferansı ve takip eden günlerde “Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Yarışması Etapları” var.
Bunları devam ettireceğiz. Pes etmek yok. Rahmetli Çetin Altan’ın ifadesi ile enseyi karartmak yok. Ben, Fethiye’nin,Allah’ın ona bahşettiği güzellikler ve özelliklerle ve el ele vermiş devlet – sivil toplum örgütü birlikteliği ile turizm sezonunun iyi geçirileceğini umut ediyor ve bekliyorum. Bütün sektör elinden geleni yapıyor. Bu çabanın karşılıksız kalacağına inanmıyorum.
Toprak vatandır. Bulgar samanına muhtaç kalıyoruz.
Festival açılış konuşmasında mera ve otlak yasasını eleştiren Başkan Saatcı, “Bu etkinliğe Önder Başkan döneminden beri geliyorum. Hep ifade ediyorum, bu sadece Kuzugöbeği etkinliği değil, doğaya, çevresel değerlere sahip çıkma, Kadim Anadolu topraklarının binlerce yıldır bize bıraktığı değerlere sahip çıkma, onları savunma etkinliğidir.
Toprak vatandır. Her sene hırçın Anadolu suları, Kıbrıs adası kadar toprağımızı denizlere götürmektedir. Toprak azami şartlarda 250 ile 1.200 yılda 2,5 cm’lik bir hızla oluşmaktadır. Tarıma uygun bir toprak oluşması için, 3.000 ile 12.000 yıla ihtiyaç vardır. Aşık Veysel boşuna demiyor, “benim sadık yârim kara topraktır” diye. Bizim hayat akışımızda 4 tane yoldaşımız vardır. Hava, su, ateş, toprak. Bunları kendi canımızdan aziz bilip, gözümüz gibi korumalıyız. Çevresel hassasiyetlerinin tamamını, ideolojik görüş olarak değerlendirmek yanlıştır.
Ülkemizin binlerce yıllık değerlerine sahip çıkmak vatan borcudur. Tabi ki toprağa, suya, ağaca, mera ve otlağa, yerel tohuma sahip çıkacağız. Ranta dayalı betonlaşmaya karşı çıkacağız. Ne var bunda?
Size bir örnek vereyim, mera ve otlak yasasına yeni ilave yapıldı. 20 yıllık ot gelirini yatıranlar, bu alanlara bina yapabilecekler.
20 yıllık ot bedeli ile binlerce yıllık gelenek ortadan kalkacak. Bu en hafifi ile ecdada hürmetsizliktir. Mera, kadim tarihimizden beri meradır. Mera hukuku, Cengizhan yasalarından kalmadır. Osmanlı padişahları yayınladıkları fermanla “Meraya ev yapanın gidin evini yıkın. Birde beddua edin ki ahiretteki evi de tarumar olsun” derler. Onlar böyle demiş. Peki şimdi ne yapıyoruz? Yanlış tarım politikaları ile gün geliyor, Bulgar samanına muhtaç kalıyoruz” şeklinde konuştu.
Yeşilüzümlü için Dastar Atölyesi Projesi Hazır.
Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, “Yeşilüzümlümüze gelince; Fethiye coğrafyasına, Allah-u Teâlâ’nın hediyelerinden birisi olan bu belde, beziyle, mantarıyla, üzümüyle, şarabıyla, tarihi eseriyle ve Geren Dağı gibi arkamızda dimdik duran sakinleriyle hakkını ödeyemeyeceğimiz insanlardan oluşan bir yöredir.
Yöresel ürün mağazamızı açtık. Burada da bir şubesini açacağız. Dastar atölyesi projemiz hazır, yapımına başlıyoruz. Ruhsatlı şarap üretimi için çalışmalarımız devam ediyor. Yolarımızı asfalt sezonuna hazırlıyoruz. Gururumuz olan Yeşilüzümlü sporumuza desteğimiz devam ediyor. Sizlere elimizden geleni esirgemeyeceğiz, çünkü sizler her şeye layıksınız” ifadelerini kullandı.
Başkan Saatcı, Festivale katkı sağlayanlara teşekkür etti.
Başkan Saatcı “Ülkemiz karanlık bir tünelden geçiyor. Hergün şehit haberleri ile güne başlıyoruz. O yüzden bu sene etkinliğimizin, eğlence faslını sınırlı tuttuk. Bizde birisi ağlarken birisi gülemez. İnşallah hep beraber milletçe güleceğimiz günlerin geleceğini ümit ediyoruz.
Ben etkinliğimize katkı sağlayan, Büyükşehir Belediye Başkanlığımıza, akademisyenlere, sivil örgütlere, dışarıdan gelen herkese, muhtarımıza, güvenliğimizi sağlayan jandarma komutanımıza, çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, burada tezgâh açan bütün esnafımıza bol kazançlar diliyor, etkinliğimizin çevresel değerleri sahiplenme konusunda, bir şuur oluşturmasına katkı sağlayacağını bekliyor, turizm sektörümüze de, 2016 için, beklediğimizden fazlasını bulmamız temennisi ile hepinizi saygı ile selamlıyorum” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Yeşilüzümlü Festivalinde Başkan Saatcı’nın ardından konuşma yapan Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık ise, “Konuşmacılar gerçekten çok güzel konulara değindiler. Emre Karabacak Bey’in ifade ettiği öz değerlerimiz… Gerçekten Fethiye pek çok değere, kendisi başlı başına yaradılıştan marka olan değerlere sahip. Bu değerleri Belediye Başkanımızın ifade ettiği gibi markalaştırırsak, turistin memnuniyetini sağlayacak boyuta taşırsak, turizm güzelliğe, dinlenmeye, aradığını bulmaya gider. Ben Avrupa’yı bir kaç kez seyahat ettim. Gittiğim yerde orijinal haliyle o ülkelerin kendi halini gördüm. Bizde, ‘biz’ olalım diyorum. Fethiye, kendi değerlerini kuruyan, milli değerlere sahip olması açısından diğer bölgelere göre daha avantajlı. Ama çevreyi korumaya özen gösteren çevre temizliğine dikkat eden gıda sunumunda tazeliğe sağlığa gerçekten dikkat eden bir turizmci profili bekliyoruz. Bütün bu çalışmalarla gelen turist buradan memnun ayrılırda başkalarına da tavsiye ediyorsa işte markalaşma budur. Bu duygu ve düşüncelerle Festivali gerçekleştiren Belediye Başkanımıza teşekkür ediyor, festivalin de hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Turizm sezonunun da ilçemize hayırlar ve bol kazançlar getirmesini diliyorum” dedi.
İstatistiklere göre Muğla’nın ‘En güvensiz il’ olması konusuna değinen Kaymakam Ekrem Çalık “Tabii Belediye Başkanımızın ifadesiyle bir tünelden geçiyoruz. Düşük profilli bir savaş yaşıyoruz ve bunu görmezden gelmek mümkün değil. Bir tarafta şehit veriyoruz, ama bir taraftan da normal hayatı devam ettirmek zorundayız. Bu anlamda istatistik kurumunun koyduğu rakamlar kendi ölçeklerine göre yanlış rakamlardır. Güvenlik endişesi, nüfus, asayiş olayları trafik kazaları karşılaştırılarak ortaya çıkan bir istatistiktir. Fethiye’yi 150 bin nüfus olarak görüyorlar. Halbuki Fethiye’nin çevresiyle olan nüfusu 400 bin, misafir ettiği turistle beraber de ortalama 1 milyon 500 bin nüfusu taşıyan bir yer. Haliyle istatistikler yanıltıcı oluyor. Şunu ifade etmek istiyorum. Kurum ve kuruluşlarımızla, Jandarmamız, Emniyet Teşkilatımız, Sahil Güvenliğimiz Sağlık Teşkilatlarımızla her yönüyle biz turizme hazırız. Asayiş ve güvenlikten hiç bir endişemiz yok. Bütün çalışanlarımız canla başla görevini yerine getiriyorlar. Terörün istediği zaten bir endişe yaratmak. Terörün istediğine hiç bir zaman prim verilmeyecek. Güvenlik güçlerimiz her zaman her yerde dimdik ayakta ve gerekeni gerektiği gibi yapacaktır” dedi.
Açılışı gerçekleşen 8. Geleneksel Yeşilüzümlü Kuzugöbeği Mantar Festivali, hafta sonu da çeşitli etkinliklerle devam edecek. Haber/Foto Hakan Çelikdemir-Gülyüz Yurdagül Sırt-Bahadır Konuk



































