CUMHURİYET ÖNCESİ KÖY OKULLARINDAN BİRİ – DAVUT FEN
Fethiye’mizden iki aylığına ayrı kaldık. Bu süre boyunca hafta sonları yapılan köy etkinliklerinin katılımcılarından biri olduk. Bu boyuttan, daha önce söz etmişliğimin ayırtındayım.
Katıldığım köy etkinliklerimizden birinde, bizleri orada karşılayan köylüler arasında olan din görevlilerinden öne çıkan biri bizi özellikle bilgilendirmeyi yeğlediler. İlerde namaza durmaya yönelen topluluk içinde birinden söz ettiler. O biri, İstanbul Ayasofya Camisi İmamı oluyorlarmış.Biz, iki kişi olarak, oraya sokulup varmıştık. Son kertede de etkinlik alanına ulaşmaya çalışan iki bayanı da aracımıza almayı yeğlemiştik. Etkinlik alanı, çok uzak olmayan köyün yaylası da olan, yol kıyısı, bolca yeşilliği göze hoş gelen, güzel bir yermiş.
Köyün ileri gelenlerini tanıyoruz. Köyde kurulu bir kooperatif üyeleri, o koca orman depomuzda, kol gücüyle istifleme işlerinin üstesinden gelmeye bakarlardı. İşe başlamak için, erkenden yola çıkar olduklarından, kendilerinin doğan çocukları, babalarının yüzlerini ayaklanıncaya kadar göremezlermiş. Eski muhtar ise, benim, buralara gelirken üzerime atılı olan şeflik ikinci adamlığı sorumluluklarımı, en sonunda devredebildiğim kişi olurlar. O da başında takkesi, yüzünde salıverilmiş kırlaşmış sakalları ile hacca da gitmiş, tutucu kesimden biri olup çıkmış haliyle bizi karşılamış, güler yüzüyle, hoş geldiniz, demişlerdi. İki dönem muhtarlık yapmışlar; köy camisinin işini bitirip bıraktım, dedi.
Oralarda işlerin ucu ille de oraya vardırılıyor işte. O, öyle söyleyince, içimde bir tepkisellik oluştu. Üniversite gençlerine ya da kentle ilgili mühendislere yönelteceğim bir soru olacak. Köyde, anılanların dışında, yararlılık boyutunda daha başka neler yapılmalıdır? Kolduğumuz son köy etkinliğinde, umduğum yönde bir girişim yapılmışmış. Yemek aldığımız sıra yanımıza yaklaşan biri vardı. Sanki kurgusu önceden yapılmış gibi konuyu açıverdiler. Köy derneği başkanı imişler. Bahçesinde kurulmuş güneşlik tenteleri altında yemeğimizi yediğimiz yer, atıl kalmış eski okul önüymüş. Sarnıç Köyü Dernek Başkanı Ali İhsan Eser, okulu elden geçirtip içini eskiden kullanılan alet ve aygıtlarla doldurup sergilemeyi amaçlamaktaymışlar. Denk gelişe bakın ki, benim kafadan işte.Yaptıkları başvurularından bir sonuç alamamışlar. Eski Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı’na kolaylıkla varırlarken, yenisinden görüşme oluru bile alamamaktaymışlar. Kendilerine, yakın durdum. Birlikte hareket ettik. Yol yordam gösterdim. Bildiklerimin telefonlarını verdim. Ne yönde başvuru yaparlarsa, olur, alabileceklerini söyledim. Gerçekten anılan okul yapısı gördüklerimden hemen ayrışıyordu. Okul 1915-16 yıllarında yapılmış. Koca koca derslikleri var. Taş yapı, iyi bir bakım istiyor. Konuyu Belediye Yazı İşlerimiz Müdürü ile görüşüp konuştum. Köy adına kullanma izni kopartırlarsa bakımına destek verilebileceği belirtildi. Muhtarlığın başvuruda bulunması gerekmekteymiş.
İlgili muhtarın telefonunu buldum, gerekli bilgileri de verdim. Umarım hedeflediklerine ulaşırlar. İyi haftalar…





















