Civan Hali’li Çolak Ramazan Vurdu D.1929 Ö.1947
Halil Özdemir, aslen Seydikemer Karadere Köyü Yörüklerindendir. Yaz Aylarında tüm Aile büyükleri ile birlikte Koyunları, Keçileri, Develeri, otlata otlata Akdağın zirvesinde Kuruova Yaylasına göçerler, Obaları ordadır. Halil Özdemir in Sözü müziği kendisine ait Türküleri vardır.
Bu Türkülerinin birisi de Civan Halile yakılmış bir ağıttır. Civan Halililin Mezarı Seydikemer Zeyve Güneşli Köyünde Ana yolun genişletilmesi çalışmalarında tam yol kenarında kalmış ve mezar taşı güney tarafıyla Doğu tarafıından yapılan Mezarlık duvarının arasında tam köşede sıkışıp kalmıştır. Gelen geçen yolculara mezar taşı ile selam vererek Mezar Taşının üzerinde yazılı olan şu beyitle Sanki onlardan dualarını istemektedir.
Gençlikte Ölüm Gayet acı
Haktır İlahi olmaz ilacı
Geri kalanlar olsun bize duacı
İsmail oğlu Halil Civan
Bende Girdev Yaylasına gelip geçerken hep merak ederdim. Kimdir bu Halil Civan, neden genç yaşında ölmüş diye düşünürdüm. Halk Kültürü ile yakından ilgilendiğim için olacak, Halil Özdemir in bu Mefta ile ilgili Bir ağıt yaktığını ve Bağlaması ile çalıp okuduğunu duymuştum. Halil Özdemir Girdev yaylasına sık sık gelip gittiğini biliyordum ve kendisini yakından tanıyordum; bir gün onu arayarak Gidev de benim misafirim olmasını rica ettim. Bir kaç Gün sonra Girdev’deki Evimde Misafirim oldu. Ve o sohbette Halil Civan için yakmış olduğu ağıdı (sözleri aşağıda)bana bağlama eşliğinde okudu. ve daha sonrada hikayesini anlattı. Bu Ezgi beni hayli etkiledi. Civan Halil diye tanınan Halil civan, aslında Halil Özdemir in Halasının kocası Abdullahın, oğlan kardeşidir.
Halil den bu hikâyeyi dinliyoruz şimdi.
Bu olay daha ben doğmadan 1947 yıllarında oldu, Babam ve Annem her fırsat da bu hikâyeyi anlatırlardı
. Olay yeri Kuru ovadır. Kuru ovanın batısında Cem alanı Kuzeyi Çakır oğullarından Ali Ağanın Obası Çiftlik Yaylasıdır, Doğusunda Ekiz Göl, Güneyinde de Evkaya zirvesi vardır. Benim Ailemin Yaylası diye bilinen yer kuru ovadır. Civan Halil yakışıklı ve adı üstünde civan gibi bir delikanlı imiş. O nedenle unutulamamış ve halada eksiği ile fazlası ile anlatılmaktadır.
Ali çavuş oğlu Mustafa Özdemir benim dedemdir. İki kızı yani “benim halalarım” birde benim babam olan oğlu Ali Özdemir vardır. Halamın birisi Abdullah civan ile evlidir. Öbür halam Feride yi de çolak Lakabıyla tanınan Ramazan Gökçeyle evlendirir ve Bu evlilikten de bir çocukları olur. Bir gün her Ailede olduğu gibi karı koca arasında bir kavga olur ve feride halam evini terk ederek Babası Mustafa Özdemir in evine gider. Aradan bir süre geçmesine rağmen Feride Halam hala evine dönmez. Çolak Ramazan Karısını görebilmek ve eve dönmesini sağlayabilmek için kayın pederinin Yurdunda Obasının etrafında uzaktan takibe alır. Karısını görüp konuşup onu evine dönmesi için ikna etmeyi düşünür, ama bir türlü görüşemez. Bu arada civanlar Dedem Mustafa Özdemir len Dünür olmaları nedeni ile Dedemin Obasını sık sık ziyaret ederler. Bu geliş gidişler Çolak Ramazanı çok rahatsız etmektedir. Civan Halil de zaman zaman gelip gittiği için karısını ondan kıskanmaktadır ve o nedenle Mustafa Özdemir in Obasına daha yakın bir yerde Ardıç ağaçlarının arsına yatak yapar, oradan Karısını görmeye çalışır ve hemde orada yatar kalkar. Bir Gün Mustafa Özdemir’in Gelini (benim Annem) Emine yi görür ve civan Halil’in neden sık sık Obalarına geldiğini, yoksa civan Halil benim karım Feride ye mi dolaşıyor diye sorar. Annem o ne biçim laf Ramazan, öyle bir şey olur mu?
Dünürümüzün oğlu olduğu ve Hısım Akraba olduğumuz içini gelip gidiyor sakın aklına böyle bir şey gelmesin der ve oradan ayrılır. Çolak Ramazan Kayın pederinden çekindiği için obaya gelemez o nedenle de karısını uzak dan takip eder. Çolak Ramazan aynı zamanda Kayın pederi Mustafa Özdemir’in Develerine bakar ve hemde Develerle yük taşıyarak para kazanır.
Bir gün Civan Halil Gömbe yaylasına alış veriş için Girdev doğrucadaki yurdundan yola çıkar. Gömbe yaylası büyük bir yerleşim yeridir Kumluca dan, Finike den ve Kaş dan Yazlık amaçlı çok göç eden olur. Ve o nedenle her Cuma günü Girdev Yaylası ve Akdağ da hayvanlarını otlatan Yörükler üredikleri peynir Çökelek Tereyağı gibi ürünlerini Gömbe Pazarına da satarlar ve dönüşlerinde de kendilerinin ihtiyaçlarını temin ederek yine Akdağ daki ve Girdev Yaylasındaki obalarına geri dönerler. Akdağ da ki bazı Yörüklerin Obaları Gömbeye çok uzak olduğu için, bir gün önceden yola koyulurlar ve yol üstünde bulunan akrabalarının veya tanıdıklarının Obalarına bir gecelik misafir olup ertesi Günü yollarına devam ederler. Civan Halillerin Obası da Girdev doğruca yurdundadır. Ve Gömbeye çok uzak bir yerdedir. Bizim Oba ise Kuruova, Gömbeye Daha yakındır, o nedenle Civan Halil yolu üzerindeki Ağabeyinin kayın babası Mustafa özdemir in obasına Misafir olur. Sabah erkenden kalkarak Gömbenin yolunu tutacaktır.
Çolak Ramazan, Civan Halil in Obaya geldiğini görür ve kıskançlıktan kuduracak hale gelir. Civan Halil in kendi karısına dolaştığını zanneder, bu sıkıntı ile Sabaha yakın uyuya kalır. Civan Halil planladığı gibi Sabah erkenden kalkarak Gömbe Pazarının yoluna koyulur. Yolda Mustafa Özdemir in Develerinin Çiftlik Yaylasında Çakır oğlu Ali ağanın Ekinlerine zarar vermek üzere olduğunu görür ve bağra çağıra Develerin yönünü çevirir. Sabaha yakın uyuya kalan çolak Ramazan bu seslerle uyanarak kalkar ve kendisinin bakmakla yükümlü olduğu Develerin yanına doğru yürür. Bacanağının kardeşi Civan Halil’i Develerin ardında görünce çılgına döner. Zaten çoktandır içini kemiren kıskançlık duyguları daha da kabarır ve bu öfkeyle ulan Halil bu Develerin bakımı sana mı düştü der. Bu söze karşılık Civan Halil de ulan çolak Ramazan adam olsaydında sen çevirseydin deyince, zaten öfkeden kıskançlıktan deliye dönen Çolak Ramazan Silahını çeker ve Civan Halil’i oracıkta tek kurşunla vurup Öldürür. O Yıllarda Beş Kazada Baş Savcılık görevi yapan Ömer Zülfi Livaneli’nin Babası Mustafa Sabri Livaneli dir. Baş Savcıya ulaşan bu cinayet olayı, otopsi için Beş Kazanın Zeyve Güneşli Köyüne getirilmesini ister, Baş Savcı Livaneli sıkı sıkı tembih ederek Cesede en ufak bir zarar verilmesini ister. O Yıllarda (1947) yol yok araç yok, Zeyve Güneşli Köyünden Kuru Ova Yaylası en kabadayı yürüyüşle Bir Günlük yoldur. Ve Savcının istediği gibi Cesedi götürebilmek için uydurma bir Taput yapılır. Ceset Taputa konup Kara Deveye yüklenir, Devenin öbür tarafına da Çuvallara kum doldurularak dengelenir ve öylece Ceset Zeyve Güneşli Köyüne getirilir. Baş Savcı Livaneli tarafından Otopsisi tamamlanarak Zeyve Güneşli Köyündeki Mezarlığına defnedilir. Bir yanlış algılamanın ve bir yanlış ifadenin sonucu Civan gibi henüz 18 yaş da bir delikanlının Ölümüyle sonuçlanmıştır Halk arasında bir deyim vardır, öfkeyle kalkan zararla otur.
İşte Civan Halile yaptığım ağıtın sözleri
Gelin dostlar gelin hele bi gelin
Halilim vurulmuş bunu ne deyim
Halilimi vuran Çolak Ramazan of
Halilime sebep Feride gelin
Halilim Halilim ne oldu Yiğidim
Obaya tez geldi acı haberi
Omuzu dalında kalmış Ceketi
Arabalar yok ki neyle getirem of
Gara Deveyinen gelsin Cesedi
Halilim Halilim Ölmüş Yiğidim
Girdevden Akdağa geçme demiştim
Soğucak Sudan Su içme demiştim
Oğul başına bişi gelir demiştim of
Korktuğum başıma geldi Halilim
Halilim Halilim Ölmüş Yiğidim.
Akdağın başında vurulmuş Ölmüş
Cenazesi Zeyve Köyüne gelmiş
Savcı Livaneli yetişememiş of
yaşıl sinek cokmuş kokmuş Halilim
Hlilim Hlilim Ölmüş Yiğidim
Vurulupda Ölen Civan oğlu Halil
Ağıdını Türkü yaptı Özdemir Halil
halilim Halilim ne oldu Yiğidim
Tarih: 11. 09 2016
Derleyen İlhan Kurt
























