BU KAFAYLA BİR YERE VARAMAYIZ…
Bu toplumun başına ne geldiyse iki başlı eğitim öğretimden gelmiştir.
Bu toplumun başına ne geliyorsa ibadetini ana diliyle yapamıyor olmasından geliyor.
Böyle giderse gelmeye de devam edecektir.
İki başlı eğitim ile iki ayrı dünyanın insanını yetiştiriyoruz neredeyse.
Türkçe konuşup anlaşıyoruz ama Arapça ile ibadet ediyoruz.
Bir yurttaşımız ibadetini niçin ana diliyle yapamaz anlamak mümkün değil?
Bir Türk’ün ibadet dili niçin Türkçe değildir?
İbadetimizi Türkçe yapmamıza engel olan nedir Tanrı aşkına?
Yurttaşımız niçin ana diliyle okuyup yazarak ibadetini yapamıyor?
Birileri bu millete bir açıklama yapsın da öğrenelim.
**********
İki başlı eğitim, Türk Ulusu’nun belini bükmeye devam edecektir.
Bu dünyada böyle bir şey yok, görülmüş şey değil.
Dünya’ da bir benzerimiz daha varsa bize söylesinler.
Eğitim tek elden yürür, tek kurum bu işi yürütür, yürütmeli.
Bir yurttaşımız ilahiyat okumak istiyorsa yine okusun.
Lise öğrenimini yaptıktan sonra gitsin İlahiyat bölümüne, okusun ilahiyatını.
Önce Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik okusun.
Felsefe okusun, resimle, müzikle, sanatla uğraşsın .
Ergenlik döneminde enerji dolu öğrencinin spor eğitimi alması çok ama çok önemlidir.
Okullarımızda neredeyse okutmayı bıraktığımızı resim müzik beden eğitimi dersleri çok önemlidir.
Bu dersler, insanı adam eder adam, yolda yürümeyi bile bu dersler öğretir insana.
Yeterli bir orta öğretimden sonra çocuğumuz nerede okursa okusun…
Sevgili okurlar sözü şu Karaman’daki olaya, öğrencilerin kirletilmesine getireceğim.
Bu istenmeyen olayların tek nedeni iki başlı eğitim öğretimdir.
Hukuk tanımazlık ve otoriter yönetim anlayışıdır.
Dernekmiş, vakıfmış her ne ise öğrencileri kaptığı gibi götürüyor…
Sonra da perde gerisinde kendi kafasına göre eğitmeye çalışıyor.
Yok böyle bir eğitim, olmaz, olmadığını ne zaman göreceğiz?
Geçmişte bu tür eğitimin başımıza neler açtığını gördük.
Çocuklarımızı o cemaate bu cemaate teslim ettik, şimdi ah vah diyoruz.
Sabahtan akşama “Paralel” türküsü söylüyoruz.
Çocuklarımızın ne işi var bu denetimsiz yerlerde, evlerde, bilmem nerelerde?
Çocukların barınmaya çalıştığı bu noktaları devlet denetliyor mu sanki?
Hayır…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne güne duruyor, ne iş yapar?
Devlet, çocuklarımızı teslim alacak, adam gibi okutacak, başka yolu yok kardeşim.
Yoksa daha ne Karaman benzeri olay yaşarız biz.
Aslında sık sık yaşanıyor bu tür olaylar da bize yansımıyor.
Bilirsiniz istenmeyen olayları “küle belemekte” üzerimize yoktur.
Turgut Özal bir zamanlar Anayasa’yı bir kez delmekle bir şey olmaz demişti…
Şimdi de Karaman’ daki olayla ilgili olarak bir bakanımız ne dedi?
Bir kötü olayın yaşanmasıyla bu dernekleri karalamayalım vesaire…
Laf olsun be, boş laftan kim ölmüş?
İşin en acı tarafı da, abuk subuk konuştuktan sonra, sözlerim çarpıtıldı demeleri…
Öyle ya, “bu zihniyet” sırf akıl, biz de aptalız.
Her sözü yanlış veya çarpık anlıyoruz.
Bu kafayla bir yere varamayız…
*********
Şu Ordu Büyük Şehir Belediye Başkanına bir kez daha seslenmek istiyorum.
Siz, Ordu İli’ne başkan olmadan önce “Şehir nedir, kent nedir, kent kültürü nedir” konularını okuyup öğrenseniz daha iyi olurdu bizce.
Kadın heykellerini kilisenin bahçesine toplayarak kent kuramazsınız başkan.
Tam aksine o güzelim kadın heykellerini kentin dört bir yanına koyarak kent kurabilirsiniz.
Hem siz kadından niçin bu kadar utanç duyuyorsunuz anlamadım.
Kadın, bu dünyanın zenginliğidir, aynasıdır, güzelliğidir.
Sizi bu dünyaya leylek mi getirdi yoksa?
Kent kültürü oluşturmak zor bir iştir, üç günde olacak bir iş de değildir.
Sizin kafayla da bu iş daha bir zor olacağa benzer.
Bir kent sinemalarıyla, tiyatro ve operalarıyla, müzik evleriyle…
Heykelleri, park ve bahçeleriyle, müzeleriyle vardır.
Sanat eserleriyle, sanat evleriyle vardır, asırlık ağaçlarıyla vardır kent…
Görsel zenginliği olan yapılarıyla vardır, okul binalarıyla vardır.
Her mahalleye bir Kur’an kursu açarak…
Boş bulduğun her alana cami veya mescit yaparak Kent ve kent kültürü oluşturamazsın,
Elbet cami de yapacağız ama yeterli sayıda ve tasarımı güzel bir yapı olarak…
Sonuç olarak “Ünye Fatsa arası Ordu da kurulur…” türküsündeki Ordu, bu kafayla biraz zor kurulur.






















