BEN MUHALEFET
Önce şu Salı Konuşmalarından vazgeçerim.
Gruba yapılan bu konuşmalar boş iştir, boş.
Kendi kendine, kuru perdeye çalıp söylemektir Salı Konuşmaları.
Sonra oturur adam gibi bir Anayasa taslağı hazırlarım.
Taslağın başköşesine de Laikliği oturturum.
Hukuku ve bağımsız yargıyı da Laiklik ilkesine nazar boncuğu gibi takarım.
Sonra da bu taslağı topluma açıklarım.
Topluma döner ve: Bize, Cumhuriyeti yüzüncü yılında bu Anayasa ile karşılamak yakışır, derim.
Cumhuriyet’ in ve bağımsızlığın önemini halkıma bir kez daha anlatırım.
Kemalist İlkelerin, yüz yıl sonra bile, ne kadar geçerli olduğunu anlatırım.
İktidardaki partinin şu an bile mutfağında hazır bekletmekte olduğu, şeriata dayalı Anayasa taslağını açıklamasını bekleyip durmam.
AKP, Anayasa taslağını açıklasa da onu eleştirsek diye bekleyip durmam.
Çağdaş bir Anayasa taslağını kendim hazırlarım.
Bu işin Anayasaya girmesi gerekmez ama şunu da koyarım Anayasaya:
Siyasi Partilerin gelir ve giderleri her yıl Sayıştay tarafından denetlenir ve kamuoyuna açıklanır.
**********
Sonra ne mi yaparım?
Binerim otobüse Türkiye’yi dolaşırım.
Laikliğin önemini meydan meydan halka anlatırım.
İktidardaki partinin uyguladığı yanlış dış politikanın başımıza ne belalar getirdiğini anlatırım.
Ülkemizin öz kaynağı olan şirketlerimizin nasıl el aleme peşkeş çekildiğini anlatırım.
İktidardaki partinin bizi nasıl sömürge halkı haline getirdiğini anlatırım.
Başbakan veya Bakan’ lardan biri boş bir laf etse de onu eleştirsek diye bekleyip durmam.
Diyanet İşleri Başkanlığı’ nın Milli Eğitim Bakanlığı haline getirildiğini halka anlatırım.
Türkiye’ nin eğitim öğretimde akıl ve bilim yolunu terk ettiğini halkıma anlatırım.
Bilim yolunu terk etmemizin bedelini çok ağır ödeyeceğimizi halkıma anlatırım.
T.C. Devletinin ve sonuçta toplumun nasıl soyulduğunu bir bir örnekleriyle halkıma anlatırım.
**********
Halkımız madem böyle istiyor o zaman biz de öyle yapalım demem.
Ben halkın istediğini yapacaksam, onun peşinden gideceksem orada işim ne?
Halka daha iyinin, daha çağdaş ve evrensel olanın, daha doğru olanın ne olduğunu anlatırım.
Erbakan hoca demedi mi? Halk dediğin koyun sürüsüdür, diye.
Halkımın peşinden değil, önünden gitmek gerektiğini düşünürüm hep.
AKP’ nin, iktidarı bırakmamak için her yolu denemekte olduğunu ve denemeye devam edeceğini düşünürüm hep.
Bu nedenle de partimi, her daim bir genel seçime hazır bekletirim.
**********
Partimdeki her türlü seçiminin tüm üyelerin katılımıyla yapılmasını sağlarım.
Parti üyesinin önüne yargı denetimli olarak seçim sandığını koyarım
Genel Başkan seçiminde dahi, birden fazla adayın ortaya çıkması için çalışır, bu durum, parti için bir zenginliktir diye düşünürüm.
Partiliyi adam yerine koyalım ki, parti üyesi de partiyi adam yerine koysun derim.
Geldik “altın vuruş” denen noktaya: Girdiğim ilk seçimi kazanamaz isem, KAYBOLURUM!





















