Balerinlerin donu…
Uzun süredir yazı yazmaya ara verdim. Yeniden yazmaya başladığım bugüne kadar ilginç olaylar gelişti. Hem Fethiye’de, hem de ülke düzeyinde.
Yeniden yazmaya başlarken ilk yazıda arkadaşım Ali GÜRKURT’un bir önerisiyle başlamak istiyorum.
Bizim Ali, 28 Mart 2016 tarihinde sosyal medyada bir öneri getirdi.
Hem Fethiyespor yönetimine, hem Belediye yönetimine olumlu bir uyarı içeren bu konu hakkında kimseden tık çıkmadı.
Aradan 12 gün geçti, Yılmaz ÖZDİL Sözcü gazetesindeki köşesinde aynı konuyu dile getirdi. Ali GÜRKURT’un önerisi şöyleydi;
‘’Fethiyespor yönetim kuruluna, Fethiyespor taraftarına, Atatürkçü, özgürlükçü ve Laik Fethiyelilere;
“YÜCE ATATÜRK” depremini hatırlıyor musunuz?
Hani önce şaşırıp sonrasında ise övündüğümüz hatta maçın bile önüne geçen tüm Türkiyede Fethiyespor sevgisini oluşturan hareket.
Gelin hep beraber tekrar ATATÜRK’e sahip çıkalım. Alttaki resimde de göreceğiniz üzere Statlardan Atatürk ismi teker teker siliniyor ama bizim stadımızın ismi bile yok.
Türkiyede son bir tane kalsa bile stadımızın ismi “FETHİYE ATATÜRK STADI” olsun. Asla yalnız değiliz korkmayalım!..’
Şimdi Belediye Başkanı ve Fethiyespor Onursal Başkanı Behçet SAATCI’ya Ali GÜRKURT’un önerisini yineliyorum. Gelin ilk Meclis toplantısı gündeminde bu konuyu değerlendirin.
Cumhuriyetin tüm temel değerlerinin tartışılmaya açıldığı, adım adım, alıştıra alıştıra; ATATÜRK adının yok edilmeye, Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşının anlatımlarından Mustafa Kemal adının yok edilmeye çalıştığı günümüzde Beşkaza meydanından ülke düzeyine bir haykırışta bulunalım ve stadyumumuzun adını ATATÜRK koyalım.
Yazmadığım dönemde en çok ilgimi çeken bir başka konu da; Belediye Meclislerinde siyasi parti temsilcilerinin tutumu oldu.
Belediye Meclisleri listeleri hazırlanırken, partilerde partili olma esasına bakılmaz. Dünya görüşüne bakılmaz. Ahbap çavuş ilişkileriyle, kasabadaki ekonomik zenginliklerin dağılımına göre, ilçe başkanlarının partideki tetikçilerinin kendilerine, ya da yakınlarına, tarikat bağları kimin kuvvetliyse tarikat oylarının dağılımına, kısacası; o günkü yönetimin ve adayın çıkarlarına yönelik listeler düzenlenir.
Seçim biter, meclis üyeleri belirlenir ve seçimi kazanan Başkan eline seçilenlerin listesini alır. Bir denge ve güç hesabı yapar. Behçet SAATCI gibi akıllı ve tecrübeli bir politikacıysa hemen ilk planda kendini izne ayırır ve Belediye yazı işlerinden muhalefet partisinden bir Meclis üyesine yazı gönderir.
Söz konusu yazıda; Başkanın izinde olduğu dönemde Belediye Başkanlık görevi kendisine bırakılmıştır. Muhalif üye akşam eve gittiğinde ; ‘’…Karıcığım, yarın Fethiye’yi ben yöneteceğim. 3 gün Belediye Başkanıyım!…’’ diye haber verir. Hele hele encümen üyeliği sözünü de alırsa geliş-gidiş partisiyle arasını açmaya başlar, kendisini oraya seçen partililerin , seçmenlerin oylarını hiçe sayarak, kerameti kendinden bilir ve sonunda partisinden istifa eder. Bu yazdıklarıma itiraz eden olursa isim isim yakın tarihte; iktidara yakın olmak uğruna, Belediyedeki inşaat v.b. işleri düzenli yürüsün diye partisinden ayrılıp Belediye yönetiminin encümenini tercih edenleri açıklarım.
1960 yılından bugüne kadar Belediye Meclisine seçilip de, parti değiştirenlerin özel öykülerini, de Fethiye Tarihi kitabımda okuyacaksınız. 1957 Depreminden sonra yeniden planlanan şehir imar planı sırasında hangi meclis üyelerinin; hangi yeşil alanları, parkları, şehrin garajını nasıl imara açıp da aralarında pay ettiklerini, Şövalye adasındaki Belediyenin kamu mülklerinin arsa satış ilanlarının Konya Karamanda yayınlanan mahalli bir gazetede ilan ettirilip kimlere peşkeş çekildiğini, Atatürk caddesi üzerinde Deprem sonrası mülk edinenler arasında kaç tane Belediye Meclis üyesi vardı, onları da Fethiye tarihi kitabımda okuyacaksınız.
Günümüzde Belediye Meclis üyelerinin davranışlarında doğru ve örnek gösterilecek gelişmeler de oluyor. Benim yazılarımda sık sık değindiğim bir ‘ SARI KEMAL TAVRI’ konusu vardır. Aynı adı taşıdığı Dedesi Cumhuriyet Halk Partisinin ilçe Başkanlığı ve Fethiye Belediye Başkanlığı yapan ‘Sarı Kemal’ adıyla herkesin bildiği A.Kemal KARADENİZLİ Seydikemer Belediyesinde AKP’nin iktidar olduğu Belediye Meclisinde Cumhuriyet Halk Partisinin ilkelerine, parti tüzüğüne ve İlçe yönetimi Belediye Meclis grubu ilişkilerine, bu konuda tüzük kurallarına uyarak davranan bir CHP grubunu yönlendiriyor. Seydikemer Belediye Başkanının yardımcılarının aylık ücretlerinin 4-5 bin liradan asgari ücrete indirilmesi, yolsuzluk söylentileri üzerine gerçeği ortaya çıkarmak için Muhalefet partileri üyelerinden oluşan bir soruşturma komisyonu kurulması ve Başkanın canını sıkan birçok konuda azınlıkta olan muhalefet partilerinin ( CHP ve MHP) oylarını AKP’den 4 üyenin oylarını da örgütleyerek, halk ve kamu çıkarına kararlar alma başarısını gösterdi.
Aralarında eski Seki Belediye Başkanı, Kadıköy Belediye Başkanı , Kumluova Belediye Başkanı 3 AKP’li üyenin de oylarını gerçekten yana kullanan bir duruma getiren ve bu örgütlenmeyi yapan Sarı Kemal’i kutluyorum. .. Bu arada bu kritik oylamada CHP’li olup da CHP’lilerle birlikte oy kullanmayan meclis üyeleri de hala CHP defterinde üye olarak kayıtlı duruyor. Oysa tüzük bu konuda çok açık. Derhal ihraç.
Yazmadığım dönemde çok önemli bulduğum bir konuyla bugünkü yazımı bitireyim.
Fethiye’nin ülke düzeyinde olumlu tanıtımını sağlayan Özgecan Anıt Parkının açılışındaFormun Altı
, parkın içine yerleştirilen Balerin heykellerinin Özgecan anıtını ikinci dereceye düşürecek derecede büyük olmaları nedeniyle, asli unsur Özgecan Anıtı olmalı diye düşünen SAATCI’ya, ‘…Balerinlerin külotları görünüyor, müstehcen ‘ bulduğu gerekçesiyle kaldırdı diyerek Başkana bok atanlar şimdi mosmor olmuşlardır. Laikliği çıplaklık zanneden bu kuş kafalılara yanıtı güzel verdi Başkan. O gün Özgecen Anıtı açılışında da belirttiği gibi; Balerinlerin birinci derecede ön planda olduğu, Uğur Mumcu parkının boş bir yerine tüm Balerin heykellerini büyüklüklerine ve göründüğünü belirttikleri balerinlerin donuna dokunmadan parka konuşlandırdı.
Şimdi bok atanları açılışa davet ediyor. Çok haklı.
Laiklik Balerinlerin bacakları açık mı, kapalı mı diye belli olmaz. Laiklik Meclis Başkanının ‘’…Anayasadan Laiklik kaldırılmalıdır’ dediğinde mücadeleyle olur. Var mısınız Fethiye’de bir Laiklik yürüyüşü yapalım?
Yazmadığım dönemde bir başka Anıt açılışı daha yapıldı. Aralarında İsviçrede Ermeni çeteciler tarafından, kırmızı ışıkta geçerken şehit edilen, arkadaşımız Methiye’li Mehmet YERGUZ’un da bulunduğu şehitlerimizin anıtları da yapıldı. Doğru bir vefa örneği için SAATCI’yı kutluyorum.
Bundan sonraki yazılarımda sık sık Büyükşehir konusunu işleyeceğim. Öncelikle CHP’nin Büyükşehir Yasasını Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinde imzaları bulunan Ömer Süha ALDAN ve Prof. Nurettin DEMİR ile görüşüp, ‘…Niçin Anayasa’ya aykırı bulmuştunuz? Şimdi ne düşünüyorsunuz?’ diye kendilerine sorduktan sonra Anayasa mahkemesine verdikleri dilekçede neler yazıldığını yazacağım. Önce kendilerinin şimdiki görüşlerini almak durumundayım.
Bu arada hatırlatmak isterim; CHP Fethiye ilçe örgütü Büyükşehir yasası çıkmadan önce Murat KARAYALÇIN’ı Fethiyeye getirip, Fethiye Belediyesi Kültür Merkezinde ‘ Büyükşehir Anayasaya aykırıdır’ şeklinde konferans verdirtmişti. Doğru yapmıştı.





















