BELİ ARKADAN BÜZGÜLÜ İŞ TULUMLRIYLA… DAVUT FEN
Uzun yola; memlekete gideceğiz ya aracımıza baktırmak istedim. Yakın zamanda bakım-onarım yaptırdığım işlevsel yerlerini, bir kez daha gözden geçirtmek için, Sanayi Çarşımızın yolunu tutmuştum. Orası konutumuza görece yakın bir yerdir.Sanayi Çarşıları il, ilçe ve beldelerde ilginç, hareketli yerlerdir. Orada gün boyu bulunmak, oyalayıcı, eğitici, öğretici bile olabilir. Bizim Fethiye Sanayi Çarşısı’na araçla girip çıkmak bayağı bir uyanık olmayı gerektirir. En azından, bu boyut, benim için öyledir. Ne zaman oraya aracımı götürsem, gözlerimi dört açma gereği duyarım. Her bir sokak hareketlidir; üzerimize araç çıkıp gelme olasılığı vardır. Sokulan, yanaştırılan, çekilen, çıkışı yapılan araçtan geçilmez. Her bir sürücü, aracını, o sıkışık ortamda ilerleyebilmek için olanca titiz davranır, özenli hareket etmeye bakar; aracının orasını, burasını çarptırtmaktan sakınır, bir çizik olsun yememeye çalışır. Çünkü ara yolların her yerinde araçlar bakım-onarım hizmeti almak için getirilmişlerdir. Sıra bekleyenler olduğu gibi üzerinde çalışma yapılan araçlar, arka arkaya yanaştırılıp dizilmişler, hatta yer sıkıntısından, biri vinçle yukarı kaldırılmışken altına da bir başka araç getirilip sokulmuştur.
Eğitimli usta, kalfa, çırak aramayın; hemen hepsi de alaylı(!) türden kişiler sayılsalar gerektir. Onları, çoğu kez, iş tulumları ile görmek hiç de olucu değildir. İş eldiveni, kaynakçı gözlüğü, pek kullanmadıkları gibi başlarına da kask geçirmezler. Eğitim-öğrenimini eksik bırakmış çok kişiye rastlanır. Orada sorunlar, sıkıntılar çoktur. Düşük ücret, sağlıksız ortam, iş teslim etmede zaman darlığı, peşin ödeme güçlükleri, gecikilmiş alacak-verecek boyutu sorunlar yumağına dönüşse gerektir. Çarpılmış araçlar, devrilmiş, çizilmiş, çürüyen araçlar; parça beklenilen araçlar; yanına-yöresine varılmayan araçlar sanki gırla gitmiş gibidir. Oraya yolu yeni düşen kişiye adım başı gibi gelen parçacı, yiyecek, içecek esnafı da çarşıda(!) yerini almıştır. Ortalık çoğu kez batıktır. Hele o yanık yağ görüntüleri gözden hiç de ırak değildir. Onca sıkıntıdan sonra kişilerin oralarda bir gerilim içinde olmamaları da pek beklenmemelidir. Benim bildiğim gibi sizlerde iyi bilirsiniz; bizim dava arkadaşlarımızın sözde önde gidenleri, şık giyinmeyi önemserler, bazıları da etkinlilerde, her nedense artık, eylemlerde ille de o siyah gözlüklerini takarak, kasıntı halleriyle yer alırlar; ben de onların o tarz ve hareketlerine bozum olurum. Ben, sade yurttaşlarımızın, bizim davamıza oy vermeyip arka çıkmamış olmalarının kusurunu onlardan çok, o kasıntı kişilerimizin hareket ve tavırlarında ararım… Artık haksız mıyım, orası sizlere kalan boyuttur.İşte oraya soneki gidişimde aklımdan şöyle bir kurgu düşüncesi geçti; Dedim ki, bizim sorumlu, yetkili yol arkadaşlarımız, akıl edip bu bizim, her çeşit kişinin bulunduğu, zamanı dar, parası kısıtlı, hakkı yenen Sanayi Çarşımızda davamızı gütmeye yönelseler; nasıl olur? Sorumluluk üstlenmiş olanlarımız, o beli arkadan büzgülü iş tulumlarından giyseler… Araçların altına sokulmuş, kir pas içindeki halleriyle ellerine o numaralı anahtar almış, orayı burayı sıkıştıran ya da gevşeten, hemen de yüzüne gözüne madeni yağ damlamış, ustamıza, ona kulak verip diyeceği sözü merak eden çırağa, kalfaya, “Kolay gelsin usta” denilse, halleri sorulsa… Mola verdiklerinde de ellerine çay tutuşturulsa…. İçiyorlarsa, ağızlarına bir sigara uzatılsa… Kendileriyle bir çift söz edilse… Orası karmaşa içinde de olsa bu deneyimli kişilerin elinden iş gelip müşterilerini hoşnut etmeye bakarlar. Yaşamı masa başında kazanmanın dışında da çalışma alanları var işte. Bir davayı başarıya ulaştırmanın yolu, onları işleri güçleri başında görmek, övmek, yüceltmek de işin içindedir.
Genel seçimlerde hep kaybediyor olmanın kusurunu onlara yükleyip durmayı, kendimize hiç fatura kesmemeyi bırakıp gidişatı, yerli yerinde, doğru okumak işin önem taşıyan başat yanıdır. Öteden beri, zihinlerde yer etmiş olumsuz yargı kalıplarını kırmak gerekir. O süregelen alışılmış yenilgileri, başarı öyküleriyle ters yüz etmek başat hedef olursa sonuç alınır. Ben o kanıdayım.
İyi haftalar…




















