ADD’den 30 Ağustos Çağrısı
Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şube Başkanı Haydar Murat Topçu 30 Ağustos günü bütün yurttaşları 30 Ağustos Zafer Bayramının adına yaraşır bir şekilde kutlanması için davet etti.
Topçu, “Emperyalizme karşı verilmiş Kurtuluş Savaşımızın Zaferle Taçlandırıldığı gün olan 30 Ağustos Zafer Bayramımızı coşkuyla kutlayacağız.
CHP Fethiye İlçe Başkanlığı, ADD, CKD, ÇYDD, TKB, YKKE Fethiye Şubeleri olarak Tüm Demokratik Kitle örgütlerini ve Tüm halkımızı birlikte kutlamamıza bekliyoruz.”dedi. Saat 11.00 de Beşkaza meydanında Atatürk Anıtına çelenk sunumuyla başlayacak olan törenler aynı gün 19.00da Özge Can Parkından başlayarak, Beşkaza Meydanında son bulacak yürüyüş ile taçlandırılacak.
Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi Başkanı Haydar Murat Topçu 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili bir açıklama yaptı. Topçu açıklamasında, “Mustafa Kemal önderliğinde, 19 Mayıs 1919 da, emperyalizme karşı başlatılan Ulusal Kurtuluş Savaşımız; 30 Ağustos 1922 de kazanılan Başkumandanlık Meydan Muharebesiyle ve zaferle sona ermiştir. Ulusal bayramın 93. Yıldönümündeyiz.
Emperyalist devletlerin orduları, Birinci Dünya Savaşından yenilgiyle çıkan Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Sevr Antlaşmasına dayanarak Anadolu’yu işgal etmiş ama Mustafa Kemal önderliğindeki ulusal direnişle karşılaşmışlardır. 26 Ağustos 1922 de Türk Ulusunun canını, varını ve yoğunu ortaya koyduğu bir ölüm kalım savaşı başlamıştır. 30 Ağustosta Dumlupınar’da yapılan Başkumandanlık Meydan Muharebesiyle emperyalist güçlerin oyuncağı olan Yunan Ordusu kısmen esir alınmış, kısmen imha edilmişti. 17 Eylülde son Yunan askerleri de gemilere binerek Anadolu’dan “geldikleri gibi” gitmişlerdir. Mustafa Kemal’in söylediği gibi : “ Türk vatanını fethetmek fikrini, Türk’ü esir etmek hayalini genel, ortaklaşa bir fikir haline koymaya çalışanlar layık oldukları akıbetten kurtulamamışlardır.” 30 Ağustos zaferi vatanımız olan Anadolu’da bağımsız, halk egemenliğine dayalı, demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasını sağlamıştır. Ulusal Bağımsızlık Savaşımız emperyalizme karşı verilen ve dünyadaki tüm mazlum, sömürülen halklara örnek olan kutsal bir direniştir. Zafer sonrasında başlatılan Aydınlanma Devrimi ve yeni bilim, ekonomi zaferleri ile çağdaş bir toplum yapısının oluşturulmasına çalışılmıştır. 30 Ağustos Zaferinin 92. Yılında bugün, “ kan ve irfanla kurulmuş” devletimiz ve toplumumuz “kurtuluş ve kuruluş” değerlerinden uzak düşmüştür. Peş peşe açılmış siyasal davalarla Türk Ordusunun değişik kademelerinde görev yapmış ve yapmakta olan subaylarımız tutsak edilmiştir. Asker vesayetini ortadan kaldırma niyetiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “kumpas” kurularak, Genel Kurmay Başkanı dahil komuta kademesinin yurtsever komutanları tutuklanmış, hukuksuz davalarla uzun süre içerde tutulduktan sonra tasfiye edilmiştir. Ulusal savunmamızın temel kurumu ordumuz yıpratılmış ve onuruyla oynanmıştır. Ne yazık ki günümüzde de, emperyalizm ve işbirlikçileri “kan ve irfanla kurulmuş” Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkma heveslerinden vazgeçmemişlerdir. Yaşadığımız günlerde artık “devlet”, Güneydoğu Bölgesi’nden elini ayağını çekmiş bu bölgenin kontrolünü başka birilerine devretmiş görünmektedir. Bu yüzden Diyarbakır’da, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı bir birliğin bahçesine girilerek direkteki Türk Bayrağı indirilebilmekte, kent meydanına ”Şeyh Sait” adı verilebilmektedir. Bu yüzden Güneydoğu Bölgemizdeki “terör örgütü sözde şehitliklerinde terörist heykelleri dikilebilmekte, okul bahçelerindeki Atatürk büst ve heykellerine saldırılabilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün heykellerine yapılan saldırılar devletimize, milletimize ve Cumhuriyet değerlerine karşı yapılmıştır. Bu saldırıya karşı net tavır almak ve önlemek görevi başta Anayasamız gereği Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milletinin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanına, sonra da yürütme görevini Anayasa’ya göre yerine getirmek yetki ve sorumluluğunu taşıyan Başbakan ve hükümet üyelerine aittir. Bu ve benzeri hareketleri, tarih ve insanlık bilincinden yoksun kişileri kınıyoruz. Atatürk’e bu saldırıları gerçekleştirenler eylemlerine çanak tutan iktidarın varlığından cesaret alıp boşuna heveslenmesinler. Umutlanmasınlar. Ata’nın sevgisi ve yapıtı Türk Milletinin kalbinde ve zihninde sonsuza kadar silinmeyecek şekilde yerini almıştır. Hırsla, kinle, nefretle saldıranlara bir kez daha hatırlatmak isteriz. ATATÜRK’Ü BUULUSUNKALBİNDEN SİLEMEZSİNİZ. Türkiye’yi kuşatan küresel güçler, Osmanlı hayalleri kuranlar, Mustafa Kemal’in kurduğu doksan yılı aşan laik ve demokratik cumhuriyetimizi asla tasfiye edemeyecek, bizleri ortaçağ karanlığına sürükleyemeyeceklerdir. Atatürkçü Düşünce Derneği şartlar ne olursa olsun Atatürk’ü, düşüncesini, onun yarattığı eserlerini yaşatmak için mücadelenin en önünde yer alacaktır. Atatürk’e saldıran kimliksizleri vatansızları uyarıyoruz. Nereden gelirse gelsin Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerimize yapılan saldırılar cezasız kalmayacaktır.” Aydınlanma ve çağdaşlaşma için Atatürkçü Düşünce Derneği Çatısında bilinçli ve örgütlü insanlarımızın mücadelesi sürecektir; umutsuzluğa yer yoktur. Mustafa Kemal’in dediği gibi:“ Bu gün kutlamak değerbilirliğinde bulunduğumuz büyük zafer özellikle Türk Ordusunundur! Türk Ordusunun ve Türk Milletinin Zafer Bayramı kutlu olsun. Tüm dostlarımızı Birlik ve Beraberlik içinde Şehitlerimizi anmak ve Emperyalizme karşı kazandığımız zaferin yıl dönümünü kutlamak için bizlerle beraber olmaya çağırıyoruz. ”dedi.
Haber/Foto: Erkan İLİK






















