1 MAYIS – Ebru Oğuzhan Yeter
“İşçinin alnının teri kurumadan emeğinin karşılığını verin…”
Bu söz, sadece bir nasihat değil, Türk kültürünün, geleneklerinin bir göstergesidir. Emeğe bakışımızı, insana verdiğimiz değeri ve adalet anlayışımızı belirleyen köklü bir ilkedir. Bizler, bu anlayışla yoğrulmuş bir neslin çocuklarıyız. Bu yüzden 1 Mayıs, yalnızca takvimde yer alan bir gün değil, vicdanımızın, sorumluluğumuzun ve toplumsal bilincimizin sınandığı bir aynadır.
1 Mayıs’ın gerçek anlamı, emeğin kutsallığını hatırlamak, alın terinin değerini teslim etmek ve adaletin sadece sözde değil, hayatta da karşılık bulmasını sağlamaktır. Çünkü emek, bir toplumun görünmeyen omurgasıdır. Fabrikalarda, tarlalarda, ofislerde, sokaklarda… Hayatın her alanında sessizce var olan, çoğu zaman fark edilmeyen ama yokluğunda her şeyin yok olacağı bir güçtür.
Bugün, işçiyi ve emekçiyi korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda insan olmanın gereğidir. Hak savunmak, sadece hak arandığında değil hak gasp edilmeden önce de sorumluluk almaktır. Adil bir düzen, ancak emeğin hakkının zamanında ve eksiksiz verildiği bir sistemle mümkündür.
Unutmamak gerekir ki güçlü toplumlar, emeğe değer veren toplumlardır. Çünkü alın terine saygı, geleceğe yatırımdır. Biz de Türk milleti olarak bunun farkına varmalı emeğin, emekçinin yanında durmalı güç birliği yapmalıyız.
Bugün “Bir Mayıs” emeğiyle hayatı var eden, alın teriyle dünyayı ayakta tutan tüm işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutluyorum. Sadece bir gün değil, her gün hatırlanmak ve hak edilen değeri görmek dileğiyle…
Selam olsun emeğe.
Selam olsun emekçiye.
Selam olsun alın terine.



















