Hoşgeldiniz  
..................................................... ..................................

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

Erkan Ilik | 21 Ekim 2021 | Genel, Güncel, Kültür A- A+

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “İkinci El Umutlar ve Ada” kitaplarıyla tanıdığımız “Figen Şahin” var.

 

Merhabalar Figen Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Asıl köşenizde bana yer ayırdığınız için ben teşekkür ederim. Hayatım hızlı bir şekilde devam ediyor. Yirmi iki sene boyunca insanların ciltlerini, bedenlerini güzelleştirdim. Yeni aldığım eğitim ve kazandığım deneyimlerle artık içlerini de güzelleştirmek için kolları sıvadım. Yoga, meditasyon ve nefes çalışmaları ile artık bir bütüne hizmet edebilmenin mutluluğunu yaşıyorum.  Üçüncü kitabım için bir içsel bir inzivadayım. Romanım için araştırıyor, karakterler yaratıyor ve onlarla içsel bir dünya kuruyorum. Okuyucuyla tanışmadan biz biraz haşır neşir olalım istiyorum. İlgi alanlarım: spor yapmak, doğada vakit geçirmek, her türlü el işi, yoga yapmak, ve tabii ki okuyup yazmak.

 

 “Ada” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?

İkinci El Umutlar kitabımın devamı olduğundan okuyanlar Ada’yı yakından tanıdılar aslında. Burada bir insanın nasıl kaybolduğunu ve kendini tekrara nasıl bulduğunu görecekler. Hepimiz bir dönem boşluk içinde hissederiz. Çevremizdeki yardımları elimizin tersiyle iteriz. Bu sefer okuyucuyu sürükleyici bir yolculuk bekliyor. Kimi zaman hüzünlenecek kimi zaman gülecekler. Ada yolda olmanın zorluklarını okuyucuya bir bir hissettirecek.

 

Roman yazmanın zorlukları nelerdir? Bu konuda en çok nerede zorlandınız?

Roman yazmak için öncelikle disiplinli bir çalışma gerekiyor. Üzerinde çalıştığınız esere zaman ayırmanız büyük bir fedakârlık gerektiriyor. Arkadaşlarından uzaklaşacaksın, çevrenden, ailenden ve çocuğundan bile. Yazarken sen ve karakterlerin var. Başka kimsenin olması mümkün değil. Yaratıcılık senin çekmecelerinin nelerle dolu olduğuyla ilgili demişti bir hocam. Bu sebeple deneyimler, gözlemler, farkındalık kazanmış olmak derin bir olay örgüsüne basamak sağlar. Ben eğitimlerin çok faydalı olduğu kanısındayım. Ben yazmayı öğrendiğimden beri yazıyorum. Mektup yazdım senelerce. (ve çok özlelem dolu içim ve üzülüyorum yeni nesil bu duygudan mahrum büyüyor. Sabırsızlar. Oysa yazardık ve beklerdik. Ne güzel günlerdi.) sonra şiirler, öyküler, denemeler. Yol beni daha meşakkatli bir yola soktu. İşte o zaman zorlandım. Her şey güzel lakin bir şey eksikti. O da dil bilgisi. Zamanlar. Anlatıcılar karmaşasına düştüm. Boğaziçi Üni. Bumed de Murat Gülsoy’un yaratıcı yazarlık dersi ve atölyelerine katıldım. Bu bende büyük değişim sağladı. İlham perisi bazen bilgiden gelir. Sonra Jale Sancak ve Rahmetli Küçük İskender’le çalıştım. Hepsi bana farklı bakış açıları kattı. Ve iyi ki dediğim psikoloji eğitimi aldım. Karakteri yaratırken hepsinin bilinç altlarına kadar inebilmemi sağladı. Demem o ki, hangi yolda ilerlerseniz ilerleyin kendiniz geliştirmekten vazgeçmeyin.

“…Geçmişin getirecekleriyle yüzleşmeye hazırlanırken kaybetmenin ve gerçek sevginin anlamını öğrenmek zorunda kalıyor.” Ada kitabınızın aslında özünü yansıtan bir cümle. Peki, bizler gerçekten yüzleşmek konusunda ne kadar cesuruz?

İnsan en çok kendinden kaçar. Kendi içine dönmek istemez. Hep başkalarının dertlerini üzerine yük yapar ve onları taşır. Yeter ki kendi dertleriyle yüzleşmek zorunda kalmasın. Beş duyu organımızı kullanmayı bıraktığımızı idrak etmemiz zaman alıyor. İnsan önce kendini sevmeli. Bu sebeple karşımıza çıkan herkesin bir yansımamız olduğunu anlamak gerekiyor. Nereye kadar kaçabilirsin? Ya da ne kadar zaman daha katlanabilirsin? Yüzleşeceğin zaman mutlaka gelecek.

 

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?

Kitapları türlerine göre değil de; okuyacağım kitabı o anki ruh halimle iç sesimi dinleyerek seçerim. Velhasıl kelam ihtiyacım olan her şeyi okurum. Çoğu zaman sözlüklerle haşır neşir olurum. (bu kısmı cevaplamasam olur sanırım.)

 

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

Yazmak için önceliğin okumak olmalı. Okumayı sevmeyen biri yazar olamaz.  Her gün bir şiir oku. Deneme oku. Öykü oku. Ama mutlaka oku.

Rollo May – Yaratma Cesareti

Joseph Campell – Kahramanın Sonsuz Yolculuğu

Gibi eserlerin okunmasını tavsiye ederim.

 

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Öncelikle on yaşında oğlum var. Okuma alışkanlığı kazandırmak için denemediğim yol kalmadı. Sosyal medya ve çağın getirdikleri; çocuklarda dikkat bozukluğu, konsantre olamama gibi. Bundan dolayı ebeveynlere çok iş düşüyor. Seveceği kitapları okumasına izin vermek önemli.

Okumak sizi en dipsiz kuyudan çıkarır. Kendinizle kaliteli vakit geçirmenizin ne kadar keyifli hale geldiğini gösterir. Kitaplar sırdaş, arkadaş ve ailedir.

 

Değerli Figen Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

1616 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır

Warning: file_get_contents(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38

Warning: file_get_contents(http://api.habermatik.net/v3/d/index.php): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38
DOLAR
EURO
BIST
ALTIN

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle