Hoşgeldiniz  
..................................................... ..................................

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

Erkan Ilik | 05 Kasım 2021 | Genel, Güncel, KöşeYazar A- A+

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Güneşe Âşık Olan Adam” ve “Gökkuşağına Âşık Olan Kadın” kitaplarıyla tanıdığımız “Kübra Özçelik” var.

Merhabalar Kübra Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Merhaba, ben aslen Antalyalıyım ancak 2012’den beri Afyon Dinar’da yaşıyorum. İlahiyat ve Sosyal Hizmetler önlisans mezunuyum. Ücretli Öğretmenlik ve Halk Eğitim Merkezinde öğretmenlik yaptım, özel kreşlerde çalıştım. Yazmak ve çocuklar en önemli ilgi alanım diyebilirim. Bu aralar serinin 3. kitabını yazmakla meşgulüm. Ve aileme çiftçilik, kuzu besleme işlerinde yardım ediyorum.

 

“Güneşe Aşık Olan Adam” ve “Gökkuşağına Âşık Olan Kadın” kitaplarından bahsedecek olursak eserlerinizde okuyucularımızı neler bekliyor?

Güneşe Âşık Olan Adam’da ücretli bir öğretmen olan Zeynep’in kadrolu anasınıfı öğretmeni olan Reşat Hoca’ya aşkına tanıklık ediyoruz. Bir yanda Zeynep’in kendini ve hislerini tanıma yolculuğu, diğer yanda Reşat Hoca’nın sürekli değişen tavırlarıyla savaşan Zeynep, aşkından vazgeçmeyerek okuyucuyu bazen kızdırabiliyor.

İkinci kitap olan Gökkuşağına Âşık Olan Kadın’da ise işler artık kontrol edemeyecekleri bir noktaya geliyor. Zeynep’in ailevi durumları iyiye giderken bir anda kötüleşiyor, Reşat Hoca ise her zamanki gibi değişen tavırlarıyla hem okuyucuyu hem de Zeynep’i delirtiyor, sonra da tamamen Zeynep’ten uzaklaşıyor. Zeynep tam umudunu kesmişken gelen haberle umutlar yeniden canlanıyor ve kitap büyük diyebileceğimi sürpriz bir sonla bitiyor. Her iki kitapta da hislerin peşinden inatla gitme ve belirsiz bir final var.

Roman yazmanın zorlukları nelerdir? Bu konuda en çok nerede zorlandınız?

İlk kitabı yazarken neyi nasıl yapacağınızı bilmiyorsunuz. Çünkü yazarlığa dair hiç tecrübe olmadığı için insan bocalıyor ve bâriz hatalar yapabiliyor. Benim de kendi açımdan okuyucunun fark etmediği hatalarım oldu. Ancak ikinci kitapta bunları neredeyse tamamen düzelttim. Önsöz, bölüm sayısı, sayfa sayıları, son sahne derken aslında her aşama bana çok ciddi stres yaşattı. Defalarca baştan kontrol yaptım. Umarım güzel bir şekilde üstesinden gelmişimdir.

“Önemli olan yolun nereye gittiği değil, yolda olmaktır,” felsefesiyle kitabı anlattığınızı söylüyorsunuz. Bunu birazcık açıklayabilir misiniz?

Bu sözle aslında sonucun değil, sürecin kendisinin önemli olduğunu anlatmaya çalıştım. Mesela birçok kişi okudukları bölümden mezun oluyor, ama kaç kişi olgunlaşmış bir insan olarak mezun oluyor? Birçok insan âşık oluyor ve sonucunda ya evleniyor ya ayrılıyor. Peki kaç kişi kendini geliştirmiş güçlü insanlar olarak yoluna devam edebiliyor? Diploma, evlilik, mükemmel iş, mükemmel vasıflar değildir önemli olan. Bunlara ulaşıncaya kadarki süreçte, kendimizi neye ve kime dönüştürdüğümüzdür. Yazdığım seride Zeynep karakterinin aşk uğruna kendini yakıp, sonra küllerinden yeniden doğuşunu okuyacağız. Özellikle nasip olur da dördüncü kitabı bitirebilirsem hikayeyi muhteşem bir sonla bitireceğim. Belki beş numara da sürpriz olur.

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?

Çocukken macera kitaplarını, hazine bulunan hikâyeleri çok okurdum. Sonra Suç ve Ceza gibi ağır romanlara geçiş yaptım.

Bu aralar en çok kişisel gelişim kitapları ve tarih kitapları okuyorum. Mesela Bircan Yıldırım ve Didem Öztabak’ın kitaplarına çok ilgim var. Tarih olarak, 2. Abdülhamid Han ve Selçuklu Sultanlarını sırayla okuyorum. Her okuduğumu aklımda tutamasam da vaktimin kıymetli kitaplar okuyarak geçmesine önem veriyorum.

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

İlk adım bence günlük tutmaktır. On üç yaşımdan beri ansiklopedi büyüklüğünde defterler yazdım, sonra tek tek okuyup önemli yerleri not aldıktan sonra defterlerimi geri dönüşüme verdim. İnsan yazdıkça kendini tanır, kendini tanıyan insan diğer insanları da tanır. Hayatı da anlamaya başlar.

Yazan insanın cümle kurma, betimleme yeteneği gelişeceği için yazarlığa başlangıçta günlük tutmak çok önemlidir, diye düşünüyorum.

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Sosyal medya dediğimiz şey şu anki çocukları tamamen etkisi altına aldı. Ancak bazı genç gruplar var, ısrarla kitap alıp okuyup reklamını yapıyorlar. Dijital kitaplara inat, kitap kokusunu savunuyorlar. Böyle gençlere denk geldiğimde çok mutlu oluyorum. Bir an önce internet kullanımına çözümler üretilerek kitap okuma alışkanlığının geri getirilmesi en büyük beklentim.

Değerli Kübra Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

Ben teşekkür ederim. Sevgiler.

 

 

108 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır

Warning: file_get_contents(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38

Warning: file_get_contents(http://api.habermatik.net/v3/d/index.php): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38
DOLAR
EURO
BIST
ALTIN

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle