Hoşgeldiniz  
..................................................... ................................................

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

Erkan Ilik | 29 Ekim 2021 | Genel, Güncel, KöşeYazar, Kültür, Manşet A- A+

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta Türkiye’nin en genç fantastik yazarı “Anka I-II-III” serisi kitaplarıyla tanıdığımız “Melodi Baç” var.

Merhabalar Melodi Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Asıl ben benimle röportaj yaptınız için teşekkür ederim. İsmim Melodi Baç. Türkiye’nin en genç fantastik roman yazarıyım. İlk yazdığım roman “Yasak”ı on üç yaşında tamamladıktan sonra, on altı yaşındayken İkinci Adam yayınları tarafından basıldı. Böylece yazarlık serüvenim başlamış oldu. Yasak’ın ardından on yedi yaşında Yasak-II Crista okurlarımla buluştuğunda Türkiye’nin J.K. Rowling’i olarak anılmaya başladım. Hemen arkasından Anka Serisini kaleme almaya koyuldum. Anka Serisi’nin üçüncü kitabı “Kül”, İzmir Gençlik ve Spor Konfederasyonu 2021 Uluslararası ödüller çerçevesinde, Yılın En İyi Genç Kadın Yazarı ödülüne layık görüldü. 2019 yılında ise, yazdığım orijinal senaryo, Uluslarası ScreenCraft senaryo yarışmasında çeyrek finalist ödülü aldı.

Şu an hala Anka Serisi’ni yazmaktayım. Anka Serisinin basılmış kitapları “Anka’nın Dönüşü”, “Yüzüncü Nesil”, ve “Kül”dür, ve serinin geri kalanı çok yakında sizlerle buluşacaktır.

İlgi alanlarımdan bahsetmem gerekirse, ilk sıralamam gereken elbette yazmak ve bolca okumak olacaktır. Bunun yanında sanatın her dalı daima beni kendine çekmeyi başarmıştır. Karakalem çizim yapmak, gitar ve piyano çalmak, ve şarkı söylemek ilgi alanlarım arasındadır.

 

“Anka” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?

Ben Anka serisini bir büyüme hikâyesi olarak görüyorum. Tıpkı Anka Kuşu efsanesinde olduğu gibi, herkes yaşamı boyunca birçok kez doğar, büyür, ölür, ve küllerinden tekrar doğar. Bu hikâye bana her zaman olağanüstü gelmiştir. Hayatta karşımıza çıkan zorluklarda pes etmemeyi öğreten mitolojik bir ders… Anka Serisi, Anka Kuşu efsanesinden bu döngüyü ödünç almış bir hikâyedir. Bu serüvende baş karakter Carmen sadakat, ihanet, dostluk, aşk, kudret, iyilik, kötülük, ve ölümün kendiyle sınanmaktadır. Eserimde okuyucuyu bekleyen, gerçek hayatın ve bir büyüme öyküsünün fantastik dünyanın içinde can bulmasıdır.

Kısaca Anka Serisi şu şekildedir: Anka Kuşu’nun oğulları olduğuna inanılan iki ölümsüz ruh Anka ve Enka beden değiştirerek hayatta kalırlar. Yüzyıllar sonra Anka ruhu Carmen adında Dünya’da yetiştirilmiş bir Crictuslunun içindedir. Carmen kendi gezegeni Crictus’a dönmeli ve ölümsüz kardeşi Enka’yı alaşağı etmelidir. Verdiği taht mücadelesi boyunca dostlar edinir, kaybeder, yıkılır, ama tekrar ayağa kalkar. Her ayağa kalktığında çok daha güçlü bir şekilde düşmanının karşısında dikilir, çünkü içinde Anka Kuşu’nun dokunuşu saklıdır…

Kurgusal fantastik romanlar yazıyorsunuz. Roman yazmanın zorlukları nelerdir? Bu konuda en çok nerede zorlandınız?

Roman yazmanın en zor yanı sabır elementidir. En azından benim için böyle. Şimdiye kadar konuştuğum yazar adayları hikâyeye başladıklarını ama bir türlü sonunu getiremediklerini, ya da yarıda bıraktıklarını söylediler. Bu aynı zamanda, çoğu zaman belirli bir olay örgüsünü takip etmemekten de kaynaklanmaktadır. Ben kitabıma başlamadan önce her zaman baştan sonra kitabın olay örgüsünün haritasını çıkartırım. Bu harita benim önümü görmeme yardım eder. Hikayenin gittiği yerden bazen memnun olmadığımda, bu haritaya dönüp sonunu düzenlediğim de olmuştur ama eninde sonunda en önemli olan bir haritamın olmasıdır. Daha sonra, az önce de bahsettiğim sabır elementi devreye girer. Çoğu yazar bu aşamada bir hayli zorlanır. Uzun soluklu kitap yazmak kimi zaman yıllar alabilir. Sabır ve özveri bir roman yazarı için şarttır. Benim en zorlandığım nokta, kendimi hayatın kargaşasından sıyırıp romanıma sığınmak için zaman bulmaktır. Aynı zamanda senaryo yazarlığı, analistliği, ve editörlük gibi yazı işleriyle uğraştığım için kitabıma bakamadığım ve devam edemediğim zamanlar oluyor. Bu sorunum üstünde hala çalışmam gerektiğini biliyorum.

 

“…Anka kuşu dokundu ve her şey değişti. ” Anka kitabınız kapağındaki güzel söz. Peki, bizler Anka kuşları gibi küllerimizden yeniden doğmak için neleri göze almalıyız?

Çok güzel bir soru:) Kitaplarımda da okuyacağınız gibi yeniden doğmak için ilk önce kendini bulmalı insan. Kimi zaman yaşamın olağan akışında kendimizi kaybediyoruz. Hareketlerimiz otomatikleşiyor, işe gidiyoruz, eve dönüyoruz, yemek yiyoruz, ve uyuyoruz. Yapmamız gereken her zaman benliğimizle iletişim halinde olmak.

Ben de defalarca yıkıldım, ama küllerimden yeniden doğmayı başardım. Yaptığım en önemli şey, durumumu kontrol etmek, duruma isyan etmeyi bırakmak ve o an ne hissediyorsam ona izin vermekti. Bunu başardıktan sonra bana uzatılan elleri gördüm. Etrafımdaki insanların desteğiyle ve gerçek amacımı hatırlayarak ayağa kalktım. “Öldürmeyen şey seni güçlü kılar” lafı boş yere söylenmiş bir laf değildir. Kül olduğum zamanlar nedenini sorguladım ve tekrar doğarken dersimi aldım. Dirildiğimde artık çok daha güçlüydüm.Bu arada güçlü olmak değil sır. Sır, gerektiğinde düşecek kadar esnek olmak, değişime ayak uydurmaktır.

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?

Genelde kitaplarımı bir klasik eser, bir fantastik eser olarak seçiyorum. Yeni çıkan çok merak ettiğim bir kitap olduğunda aralara onları serpiştiriyorum. En sevdiğim fantastik roman yazarı Ursula K. Le Guin. Fantastiğin tanrıçası olarak anılmasının elbette bir nedeni var. Bunun dışında Gabriel Garcia Marquez, George Orwell, Jose Saramago gibi büyük isimlerin eserlerini okumaktan büyük keyif alıyorum. Türk yazarlarımızdan Buket Uzuner, Elif Şafak, Ahmet Ümit; eskilerden Aziz Nesin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi saygın yazarlarımızı sayabilirim.

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

Hayatın kendisi öykülerle doludur. Bir yazar olarak bir romanın içinde yaşadığım hissine kapıldığım anlar olur zaman zaman. Yazmaya başlayacak kişinin ilk başta bir hikayesi olacaktır. İlk olarak araştırma yapmasını öneririm. Bolca aynı türde kitap okumak, dilerse film izlemek en etkili yollardan biridir. Daha sonra hikayeyi yazmaya başlamadan önce MUTLAKA bir taslak hazırlamalıdır. Sonu olmadan, başı “boş” kalır hikayenin. Bunun için ya profesyonel destek alınabilir, ya da birkaç hikaye örgüsü kitabı incelenebilir. Joseph Campbell’in “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” kitabını her zaman çok faydalı bulmuşumdur.

Taslak hazır olduğunda, sabır ve özveriyle yazar adayı romanını yazmaya başlayabilir. Kitabın ve konunun uzunluğuna göre sabrı ve özveriyi elden bırakmazlarsa eninde sonunda bir romanları olacaktır. Uzun ama keyifli bir süreç olduğuna söz verebilirim.

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Son üç senedir Amerika’da yaşıyorum, ve şunu söyleyebilirim ki, Türkiye Amerika’dan çok daha fazla okuyor. Biliyorum, şaşırtıcı olabilir, ama ben de şaşırmıştım. Uzağa taşınmadan önce Türkiye’nin hiç kitap okumadığını düşünürdüm. Şimdi ise düşüncem değişti. Türkiye, en çok kitap okuyan ülkeler arasında olmasına çok yolu olmasına rağmen, okuyor. Bence Türkiye’nin bulunduğu konum gereğince eğitim ve genel kültür olmadan Türkiye’de birinin hayatına devam etmesi zorlaşıyor. Herkesin politik, coğrafi, ya da kültüren bir fikri olmak zorunda, çünkü Türkiye her şeyin ortasında… Son senelerde özellikle yayınevim Penguen Kitapevi birçok yeni lokasyon açtı. Her ziyaretimde kitapçıların tıklım tıklım olduğunu görmek beni gerçekten çok sevindiriyor. Bir keresinde İstanbul Kitap Fuarı imza günüme iki saat geç kalmıştım. Araba trafiği yüzünden değil, fuardan içeri giren akın akın insan trafiği yüzündendi bu gecikme.

Lafın kısası, Türkiye’ye ileride okuma oranlarının daha da yükseleceği konusunda güveniyorum. Ek olarak, genç nesil kitaplarıma oldukça ilgi gösteriyor ve bu beni çok mutlu ediyor. Onların desteği benim için çok önemli. Özellikle bazı okurlarım benim kitaplarımla kitap okuma alışkanlığı geliştirdiklerini söylediklerinde içimden “işte bu yüzden yazıyorum” diyorum.

Değerli Melodi Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

Bana vakit ayırdığınız için ben teşekkür ederim. Çok keyif aldım. Umarım okuyan herkes kitaplarımda kendilerinden bir parça bulabilir. Beni takip etmek isteyenler için adım ve soyadımla sosyal medyadan ulaşabilirler. Yeni yazar adaylarına elimden geldiğince yardım etmekten mutluluk duyarım.

Sevgilerimle,

 

1599 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır

Warning: file_get_contents(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38

Warning: file_get_contents(http://api.habermatik.net/v3/d/index.php): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38
DOLAR
EURO
BIST
ALTIN

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle