YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR
KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR
www.hakanbirol.com
Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Ders İçi Ders Sonu Etkinlikleri” kitabıyla tanıdığımız “Hüseyin TEMUR” var.

Merhabalar Hüseyin Bey, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
1987 Elbistan doğumluyum. Kocaeli Üniversitesinde lisansımı tamamladım. Lisans sürecimde üniversite kulüp kuruculuğu ve kulüp başkanlıkları yürütmenin yanı sıra birçok sosyal sorumluluk projeleri yürüttüm. Bu süre zarfında en önemli önceliğim eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, dokunabildiğim kadar çocuğa dokunabilmeyi esas aldım. İş hayatıyla birlikte bu anlayışı devam ettirmeyi önemsedim. Özel bir eğitim kurumda çalışmaya devam ediyorum. Bu çalışma yaşamımın içinde de birçok kurum ve kuruluşları bir araya getirerek birçok kişinin hayatına dokunabilecek ve farkındalık yaratacak projeler yaratmaya aynı zamanda çeşitli eğitimler vermeye devam ediyorum.
Derse Başlama Etkinlikleri, Ders İçi Ders Sonu Etkinlikleri adı altında iki kitabım ve Meslek Tabusu ve Liderlik Oyun Kartları adı altında eğitsel oyunlarım var
Aynı zamanda akıl ve zekâ oyunları üzerine eğitimler vermenin yanı sıra çağın ve çocukların isteklerini karşılayacak oyunlar tasarlamayı hedef edinmiş bir eğitimciyim.
“Ders İçi Ders Sonu Etkinlikleri” adlı kitabınızda okuyucularımızı neler bekliyor?
Ders İçi Ders Sonu Etkinlikleri kitabı aslında eğitim ortamında eksikliği hissedilen bir kaynak kitap. Başı ve sonu olmayan hayal dünyanıza göre ve ihtiyaca yönelik tüm eğitimcilerin rahatlıkla kullanabileceği klavuz kitap diyebiliriz. Bu kitap yaklaşık olarak 120 etkinlikten oluşan dersin içerisinde de oyunun yeri olduğunu ve öğretici bir araç olarak kullanılabileceğini gösteren etkinlik örnekleri ve bir çoğunun uygulama videosu olan okuyucusuna ulaşmayı bekleyen bir kitap. “Eğlenen çocuk öğrenir”
Oyunlar çocukların hayatında hem gelişimsel açıdan hem de bilişsel açıdan yarar sağlayan etkinliklerdir. Öğretmenlerimizin bu etkinlikleri kendi derslerinde uygulayabilmeleri için tavsiyeleriniz nelerdir?
Aslında bu soru kitabın çıkış amacını tam olarak karşılıyor. Çocuk doğduğu andan sonra dış dünyayı deneyimlerken oyunu kullanıyor. Oyun içinde kendini var ediyor, empati kuruyor,iletişim kuruyor,canlandırıyor yani kısaca oyun içinde kendi dünyasını kurguluyor. Hem bilişsel gelişim sağlarken diğer yandan yaşına, cinsiyetine ve rolüne uygun davranış edinmesini sağlıyor. Bu durum okul ortamına geldiğinde oyunlar giderek azalıyor. İşte “Ders İçi Ders Sonu Etkinlikleri” kitabı da sınıf içinde öğrenme, eğlenme ve dikkat çekme veya farkındalık yaratmak için kurgulandı. Kitapta her branş öğretmeni için uygun etkinlikler yer almaktadır. İsterlerde kendi derslerine, kazanımlarına göre her etkinliği değiştirme şansına sahipler. Temel amaç çocuk yararına olması önemlidir. Bazen sadece eğlenmesi bile sınıf içi öğrenmeyi,öğretmene olan bakış açısını değiştirebilir.
Oyunun en etkili öğrenme araçlarından biri olduğu düşünüldüğünde bizim eğitim sistemimiz içinde bu ne kadar uygulanabiliyor?
Oyunlar veya etkinlikler çocuğun dünyasında kimi zaman farkedemeyeceğiniz ölçüce farklar yaratabilir. Sadece çocuklarda bile değil yetişkinler bile aslında oyun oynarken eğlenir ve öğrenir. İyi tasarlanmış bir etkinlik veya oyun öğretmek istediğiniz bir kazanımı kısa zamanda öğretmenizi sağlayabilir.
Bizim eğitim sistemimizde eğitisel oyun,oyunlaştırma henüz yeni farkedilen bir alan bu nedenle henüz tam olarak yerleşmesi ve kurgulanlaması zamanla olacaktır. Ancak diğer yandan sistem içerisindeki sınav sistemi bu durumun daha çok farkedilmesini veya gelişmesini engellediğini düşünüyorum. Müfredatı yetiştirmek zorunda olan öğretmen bu öğretme metoduna tam olarak yoğunlaşma gerçekleştirmeye bilir.
“Günümüzde oyunlaştırma ve oyun tabanlı öğrenme gibi yaklaşımlar eğitim ve iş dünyasından dijital dünyaya kadar geniş bir yelpazede kabul edilmektedir.” Peki, oyunlaştırmanın dijital platforma taşınmasıyla bunun fazla kullanımının önüne nasıl geçeceğiz? Bu konuda ailelere tavsiyeleriniz nelerdir?
Evet dediğiniz gibi aslında oyun,oyunlaştırma sadece eğitim ortamlarında değil giderek bir çok iş yerinde veya iş eğitimleri içerisinde de farklı yönde kullanımları mevcuttur. Bu durumun nedeni ise oynayan her birey öğreniyor. Oynarken öğrenmeyen veya eğlenmeyen birer olmadığı için bu alan hem iş dünyasında hemde eğitim alanında kullanılmaya başlandı. Diğer yandanda dijital olarak tasarlanan eğitsel oyunlar mevcuttur. Bu durum çağın istek ve taleplerine göre evrilmiş bir durum aslında. Çocukların bir çoğu bilgisayar ve internet ortamında bu işi yapmaktan keyif alıyor.İyi tasarlanmış bir oyun ister materyal olarak ister dijital olduğunda öğreticiliğini korur fakat yaşına uygun sınırlamalar olduğu sürece. Çocuk hangi yaş grununda ise o yaşa özgü çocuğu korumak amaçlı kullanım sınırlaması olması gerekir. Çocuğun nette neleri daha çok kullanıyor ne için kullanıyor soru bizim için elzem. Yani bir şey üretmek için mi tüketmek için mi kullanıyor. Ebeveynlerin sınırsız olan internet ortamına her daim çocuğundan bir adım önde olmak zorunda.
En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?
Kitapları çok ayırt etmeyi sevmiyorum ihtiyacıma yönelik veya sahada karşılaştığım sorunlara ilişkin kitapları seçiyorum. Gelecekteki eğitim sistemleri ve öğretmen yetkinliklerimi daha fazla nasıl geliştirmem üzerine makaleleri okumayı tercih ediyorum. Kişisel gelişimden,dramaya, romana kadar çok kaynak okuyorum. Aslında okumanın yanı sıra izlemeyide seviyorum. Alanında iyi çekilmiş eğitim videoları ve belgesellerde faydalı olabiliyor.
Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?
Bir şeye başlamak aslında başlı başına sorun olabiliyor. Nerden başlıcam,nasıl yazmalıyım,nereye yazmalıyım,ya beğenilmezse,nasıl bastırmak gerekiyor vb bir çok soruna cevap arama telaşı içinde bir anda “ben de yapabilirim!” dediğiniz anda yapmaya başladığınızda bir de bakıyorsunuz elinizde yüzlerce sayfadan oluşan kağıtlar sonrasında ise tüm kitapçı sayfalarında kendinizi bulabiliyorsunuz. İşin en güzel yanı ise kitabınızla ilgili geri dönütler almaya başladığınızda hissettikleriniz oluyor. İşte bunu hissetmeye bence sizinde ihtiyacınız olabilir.
Her ne olursa olsun, nasıl olursa olsun bence yazın bir kişinin bilmesinden daha çok iki kişinin bilmesi daha iyidir. Bildiklerinizi, iyi hissettiklerinizi paylaşıldığında değer kazanacaktır.
Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?
We Are Social 2022 Türkiye Raporuna göre internet kullanım süremiz 8 saat ve 69,95 milyon internet kullanıcı var. Erişimin bu kadar kolay olduğu dönemde artması gereken dönemi yaşamamız gerekiyor. Bu nedenle en öncelikli şey çocuklarımızı yetiştiren anne ve babaların rol model olarak kitap okumaya teşvik etmek diğer yandan ise eğitim ortamlarında teşvik edici çalışmalar yürütmektir. Bu duruma ilişkin teşvikleri artırdığımızda ise genç neslin okumaya daha çok yönleneceği inancındayım.
Değerli Hüseyin Bey, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…
Asıl ben size ve tüm ekibinize teşekkür ederim. Eğitime ve eğitimciye değer veren bir anlayışınız beni mutlu etti. Okuyucularınız tüm soru ve önerileri için instagramdan temurhoca adresinde veya huseyintemur46@gmail.com dan bana ulaşmaları yeterli olacaktır.






















