YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR
KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR
www.hakanbirol.com
Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Kel Kelebek” adlı kitabıyla tanıdığımız “Perihan Önem Coşkuner” var.
Merhabalar Perihan Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Merhaba Hakan Bey. Bana sayfanızda yer verdiğiniz için ben teşekkür ederim. İzmir’de doğup büyüdüm. Eğitim hayatıma da burada devam ettim. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi mezunuyum. Şu an aynı zamanda medya ve iletişim okuyorum. Şu an öğretmenlikte yirmi yılımı doldurmak üzereyim. Bunun yanı sıra ‘Seslendirme/Diksiyon/Sunuculuk-Spikerlik’ eğitimleri aldım. Sanatla, ilgili bir ailem olduğu için müziğe ve sanata yatkınlığım hep oldu. Kendi masallarımı seslendirdiğim bir youtube kanalı açtım. Kitap, masal vb. eserleri seslendirmeyi masal yazmak kadar seviyorum.
“Kel Kelebek” adı çok merak uyandırıyor. Bu kitabın doğuş hikâyesini bizimle paylaşır mısınız?
Eskiden aklımda kalmış esprili bir isimdi. Bir süredir masal yazdığım ve daha küçük yaş grubuna uygun olan masalımdaki kahramanımın özelliğiyle de bağdaşmasının yanı sıra, kelimeler arasındaki ahengin miniklerin aklında kalmasını sağlayacağını düşündüm.
Çocuk kitapları yazmaya sizi yönlendiren ilk kıvılcım neydi?
Çocuk kitabı olarak bu ilk kitabım evet ama bir süredir masal yazıyorum. Buna beni iten birkaç şey oldu belki ama en belirgin olanı masal yazarken kendimi özgür hissetmem oldu. Çocukluğa dair ruhumuzda var olan his ve halleri kendim de hep buldum ve en naif isyanın aslında masallar olduğunu düşünüyorum. Zıtlıkların çarpışması ama bu çarpışmada üst değerler var olur hep. Ucu açık bir esneklik beni özür hissettiriyor. İnsanları görülenin, duyulanın dışında da şeylerin dünyasına çekmek ve dünyanın kirliliğinden uzaklaşmak bana iyi geliyor.
Sizce bir çocuk kitabının kalbinde mutlaka bulunması gereken şey nedir?
İlk şey ‘umut’ olmalı. Azmi, neşeyi, her şeye rağmen var olabilmeyi, özgün olabilmeyi, kötülüğe direnebilmeyi, birçok duyguyu ve olguyu besleyen şeyin umut olduğunu düşünüyorum. Umudun zemininde yeşermeyen bir çocuk edebiyatı eseri düşünemiyorum.
Çocuklar için yazarken, onların dünyasını anlamak adına özel bir gözlem ya da dinleme yönteminiz var mı?
Çocukların dünyasında hep vardım, çocuklara hep yakındım. Çocuklar ve hayvanlarla ayrı bir bağım var. Özel bir yöntemim yok, sadece şunu söyleyebilirim: Çocuklarla olmak ve o esnada doğal ortamını yaşamak size yeterince mucizevî yazın kaynağı sağlıyor.
Bir çocuğun “Kel Kelebek”i okuduktan sonra size verdiği unutamadığınız bir geri dönüş oldu mu?
Daha çok küçük yaş grupları olduğu için annesi ona okuduğunda bir miniğin kel kelebeğin neden peruk takmadığını sorduğunu söylemişti. Çok gülmüş ve çok mutlu olmuştum. Çocukların bakış açısına bayılıyorum. Bazı mizahi geri dönüşler ve ilginç sorularla karşılaştım ama en ilginci
İzmir gibi ilham dolu bir şehirde yaşamak, yazarlığınızı nasıl besliyor?
İzmir, çok farklı kültürden insanların yaşadığı bir şehir olmasından dolayı insanı bu anlamda besliyor. Aradığınız birçok duyguyu besleyebileceğiniz malzemelere sahip.
“Kel Kelebek” çocuklara hangi duyguyu ya da mesajı bırakmak istiyor?
Kendiyle barışık olmayı, cesareti, özgünlüğün değerini ve tabii ki umutlu olmayı, yardımlaşma ve sevgiyi bırakmak istiyor. Tüm bunları bulabileceğiniz bir masal.
Çocuk kitaplarının sadece çocuklara değil, yetişkinlere de gizli mesajlar taşıdığına inanıyor musunuz?
Elbette, hepimiz çocukken hissettiğimiz ve düşündüğümüz şeylerden etkilenerek; onları içimizde dönüştürüp değiştirerek, içselleştirerek, derinliklerimize göre kişiliğimize ekliyoruz. Hepimizin yıpranmamış, üzeri örtülmemiş, şeffaflıklara ihtiyacımız var. O çocukluk anavatanını bazen gurbete düştüğümüzde kavuşup hasret giderdiğimiz bir kara parçası gibi düşünebiliriz.
Çocuk edebiyatında sizi en çok heyecanlandıran hayaliniz nedir?
Beni en çok heyecanlandıran tabii kalıcılık; daha çok çocuğa ve yetişkine ulaşıp onlarda bir iz bırakmak, onların dönüşümlerine katkıda bulunmak.
Yıllar sonra, sizin kitaplarınızı okuyan bir çocuk büyüdüğünde size hangi cümleyi söylemesini isterdiniz?
İçimdeki sesi dinlememi sağlayıp bana kendim olma cesareti verdiniz cümlesini duymak isterdim. Çünkü kimseye zarar vermeden kendin olabilmek bence yaratıcıya bir teşekkürdür aynı zamanda.
Değerli Perihan Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…
Ben teşekkür ederim Hakan Bey.























