YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR
KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR
Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Körebe Aşk” kitabıyla tanıdığımız “Gülşah ÇETİNER” var.
“Körebe Aşk” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?
Eserimde bilhassa aşka müptela okurlarımı müthiş bir aşk hikâyesi bekliyor. Karakterlerin duygu dünyasında yolculuk edip onların yerinde kendi yaşanmışlıklarını ve duygularını bulacaklar. Bu duygu dünyasında yeri gelecek karakterlere çok kızacak yeri gelecek sarıp sarmalamak isteyecekler.
Peki, “Körebe Aşk” romanını yazma serüveni nasıl başladı?
Yazmak benim dünyam. Ne zaman bir konuda kendimi sıkışmış hissetsem bir dost sohbetinden ziyade kâğıda kaleme sarılırım. Körebe Aşk romanım da benim yazmaya olan tutkumun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Hayal gücüme duyduğum güvenle de hikâyedeki Gökçen karakterini oluşturdum. Bu karakterle yatıp kalktığım aylar geçirip artık zihnimde tam olduktan sonra da kalemi aldım elime.
Roman yazmanın en zor kısımlarından biri de olay örgüsünü oluşturabilmektir. Bu eserinizdeki olaylar yaşanmış bir yere mi dayanıyor yoksa kurgu mu?
Hikâyem tamamen hayal ürünü. Yaşanmış bir yere dayandığını düşünen olursa hayatın ta kendisine baksın.
Bakıldığında bir dünya var ve o dünyanın içinde milyonlarca insan da… Buna da “Edebiyat” adı veriliyor. Ama sorulduğunda da hayal deniliyor. Edebiyat gerçekten nerede yaşanıyor?
Edebiyat hayatın içinde. Kafanızı nereye çevirseniz orada. Gökyüzüne baktığınızda gördüğünüz rengin size yaptığı çağrışımda. Hayal dünyanızın fısıldadıklarında. Anlatmak istediğiniz ne varsa cümlelere döktüğünüzde. Sustuğunuz andaki bakışlar ve mimiklerinizde. Edebiyat aslında insanın içinde ve görmek isteyen onu arayan için her anda.
“Dijitalleşmenin “edebiyata” etkisi nedir? İyi ve kötü yanlarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?”
Dijital dünya öyle çok zamanımızı alıyor ki onun etkisinde ve karşısında saatler geçip gidiyor, farkına dahi varmıyoruz. Boş zamanlarınızda ne yaparsınız sorusunun karşılığında kitap okurum diyenlerin sayısı da böylece azaldı. Diğer açıdan bakıldığında da edebiyat her yerde demiştim işte böylece dijital dünya ile avuçlarımızın arasında da dünya kadar yazar ve yazı bulmak mümkün. Tabii kalite anlamında da iyisini bulmak zorlaşıyor olsa da yine de dijital okumalar açısından teknolojinin faydalı taraflarından biri diyebiliriz. Aslında bir konuda iyi taraf kötü taraf da kişinin hangisini seçmiş olabileceği ile çok ilgili.
En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz? Fethiye Haber okurlarına tavsiye etmek istediğiniz kitaplar nelerdir?
Roman, hikaye, motivasyon kitapları daha çok ilgimi çekiyor. Daha hayatın içinden olan hikâyeler en sevdiklerim arasında. Mehtap Soyuduru Çiçek, Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Elif Şafak, Perihan Maden, Orhan Kemal, Ahmet ümit gibi yazarlarımızın eserlerini severim. Mehtap Soyuduru Çiçek’in “Sana Nasıl Anlatsam “isimli kitabını tavsiye ederim.
Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?
Ben yazmaya ortaokul yıllarımda başladım. Türkçe öğretmenimiz ara ve yaz tatillerinde zorunlu kitap okuma, özetini çıkarma ödevi veriyordu. Ara tatil bitiminde 10 kitap, yaz tatilinde ise 30 kitap okunup özeti çıkarılmalıydı. Daha sonra bu işi çok severek yaptığımı fark ettim. Okuma obsesyonu başladı. Düşünün yemek yerken dahi bir şeyler okumalıydım. İlerleyen zamanlarda ise her duygumu düşüncemi yazmaya başladım. Yazmak isteyenlere önerim, mutlaka küçük notlar alarak işe başlasınlar. İnanın şimdi aklınıza gelen daha sonra aklına gelecek olandan daha iyi ifade edilip yazıya dökülüyor. Bu küçük notlar onlar istese de istemese de çoklu sayfalar haline dönüşüyor.
Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?
Fiziki kitap okuma oranı düşük ancak sosyal medya üzerinden kısa yazıların zevkle okunduğunu düşünüyorum. Elbette bu bir kitap okumaya eşdeğer sayılmaz. Genç nesil ve artık bizler de dijital dünyanın birer parçalarıyız. Kitap okuma oranının düşüklüğü de tamamen bu durumla doğru orantılı.
Gençlere tek önerim dijital sistemle aralarına biraz mesafe koymaları ve bu mesafeyi kitap okumakla değerlendirmeleri.
Değerli Gülşah Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…


















