Fethiye ve Seydikemer’in yayla mahallelerinde nisan ayında ekilen domates fideleri ilk meyvelerini vermeye başladı. İlk hasatlarını yapan üreticiler, sezondan umutlu olduklarını söylerken, Türkiye Haller Federasyonu Başkan Vekili ve Fethiye Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Atabey Akgün, “Sahil bölgelerdeki toprakların hasada bırakılması ile birlikte yayla mahallelerimizde Nisan ayında dikimi yapılan domateslerin hasat dönemi başladı. Şuanda domatesin kilogram fiyatı 15 TL’ye kadar satılıyor” dedi.

Türkiye’nin örtü altı sebze deposu olarak bilinen Fethiye ve Seydikemer ilçelerinde topraklar nadasa bırakılırken, dört aylık sebze ihtiyacına cevap veren Seydikemer’in yayla mahallelerinde domates hasadı başladı.Aylardır yaş sebze ve meyve ihracatı yapılan Muğla Büyükşehir Belediyesi Karaçulha toptan sebze halinde ardiyeler ve ekipleri alımları yayla mahallelerinde sürdürmeye başladı. Türkiye Haller Federasyonu Başkan Vekili ve Fethiye Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Atabey Akgün “Fethiye’de bizim yaklaşık dokuz ay hasat sezonumuz var. 3 ay civarında bir boşluk var. Hatta o 3 ay bile değil. Ara ürün salatalıkla falan biraz daha o üç aylık dönem kapanıyor. 15 Ekim’den itibaren tekrar ihracat odaklı, ulusal bazda iç piyasaya sevkiyatlar başlar.” ifadelerinde bulundu.
Fethiye ve Seydikemer ilçelerinden yaş sebze ve meyve alımı ile ihracat yayla mahallelerinden devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Karaçulha toptan sebze halinde ardiyeler yayladan çalışmalarını sürdürüyor. İç piyasaya ve Yöreye sebze ve meyve sevk eden Karaçulha toptan sebze Halindeki işletmeler aralıksız çalışıyor. Fiyatların domatesin eski ürünleri 7-8 Lira, yeni ürünleri 11-15 Lira arasında değiştiği öğrenilirken bu fiyatların ham fiyat olduğu, bunun içinde vergi, işçilik ve nakliye ücretinin olmadığı kaydedildi. Türkiye Haller Federasyonu Başkan Vekili ve Fethiye Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Atabey Akgün yaptığı değerlendirmede “15 Ağustos’a kadar alımlar sürer. Yani 15 Ağustos ve 15 Ekim arasında yörede bir durgunluk var. Şu andaki çalışan meslektaşlarımız iç piyasaya işte Marmaris ve Bodrum’a da buradan mal gidiyor. Otellerin sevkiyatını ve ilçenin iç gereksinimini sağlayan pozisyondalar. Ulusal ve uluslararası bazda sevkiyatımız devam ediyor. Biz Fethiye’ye sadece sahil gözüyle bakmayalım. Tabii son dönemde devletin de verdiği hibe ve teşviklerle, Yayla Söğüt merkezli olmak üzere Antalya’nın Batısı, Muğla’nın Doğusu, Isparta’nın Batısı, Denizli ve Burdur’un güneyinde yaklaşık 50-60 bin dönümlük örtü altı sebze alanı oluştu, seracılık gelişti. Bunların da hem yöremize ekonomik anlamda yansıması hem sosyal anlamda hem de bütün Türkiye’nin yaz sebze ve meyve ihtiyacının neredeyse yüzde 40’ını bizim bölgemiz karşılıyor. Yine bizim bölgemiz, Batı Akdeniz diye tanımladığımız bu bölge her ne kadar 5 vilayete yayılmış da olsa sadece 50 kilometre yarıçapında olan bölge hibeler ve destekler yaylada üretimi bayağı öne çıkardı. Bir adım daha öne çıkardı. İnşallah yatırımlar sürer, destekler sürer. Zirai desteklerde farklı destekleme modelleri geliştirilir. Böylece hem ülkemiz insanına hem de ülkemize yurt dışından döviz kazandırıcı koşullar oluşur diye düşünüyorum.”dedi.
Akgün “Domates de eski ürünler toptan 7-8 Llira. Yeni ürünler 11-15 Lira arası bu ham fiyat. Yani seradaki ham fiyat 11-14 lira bandında. Bunun içinde vergi yok, işçilik yok, hiçbir şey yok. Ürünün niteliğine göre değişiyor. Öncelikle şuna değineyim. Son üç yıldan beri Avrupa ve Orta Doğu’dan hem bizim bölgemize hem ülkemize çok ciddi ihracata yönelik talepler var. Bu talepler sürdükçe de ister istemez iç piyasaya ürün biraz daha dengelenerek gidiyor. İç piyasanın da ihtiyacını fazlasıyla görüyor ama yurt dışındaki dövizin artması, yurt dışı pazar alanını daha rahatlattığı için de o sevkiyat gittikçe ister istemez yurt içinde de rakamlar değişiyor. Şimdi bizim bölgemizde Yayla tarımı daha yeni başladı. Yani bir hafta önceki dönemde sahil tarımının serası ve örtü altısı da bitti. Açık alan artık eskisi gibi çok ekilmiyor. Sadece sanayi kurumlarının üretimlerini karşılayacak kadar. Hatta onlar bile zaman zaman kısmen örtü altının üç mallarıyla sanayide ihtiyaçlarını görüyor. Rakamlar ihracat refleksinden dolayı bir türlü oturmuyor. Ama inşallah dövizin doğru noktaya oturması, ekonominin belli noktaya oturmasıyla rakamlar oturur. Her ne kadar oturmuş bile olsa artık öyle bir noktaya geldik ki yani buradan İstanbul’a bir ürünün maliyeti ambalaj dahil 3-3 buçuk lira hatta 4 lira. Öyle olunca tabii bu rakamlar ister istemez tüketicimize yansıyor. Bunu üretici birliklerinde kooperatifler dengelemeye çalışılıyor ama bir yere kadar. Giderler doğru anlamda, doğru mecraya oturmadığı müddetçe rakamlar bu şekilde kendini korumaya devam edecek. Bir de üretici maliyeti var, ona da değineceğim. Tabii. Üretim girdilerinde son dönemde çok ciddi bir artış yaşandı. Yani oran vermek istemiyorum ama çok yüksek miktarlarda üretim girdileri arttı. Ona rağmen ulusal bazda son bir buçuk yılda yüzde yüzlerde yaş sebze ve meyve girdileri artmış durumda” ifadelerinde bulundu. Haber-Hakan AYKIRI




















