Ya Keçinin Affı Ya Ormanın Maffı
1930-50 Yılları: Arasında BEŞKAZAMIZ’da Ağalar arasında sen daha ağasın, ben daha ağayım diyerek Ağalar arasında mücadelenin artarak sürdüğü yıllardır. Özellikle bu çekişme ÇAKIROĞULLARI’dan Ali Ağayı öldürmek gayesi ile açılan ateş’te Ali Ağa Kolundan yaralanır kolunu kaybeder. Bu olayı da DÖĞER’li Cemil Ağa’nın (Beyin) tertip ettirdiği duyulur. Bu hadise Ağalar arasında gerginliğin daha da artmasına neden olur. BEŞKAZAMIZDA bazı Ağalar DÖĞERLİLER’in safında yer alır, bazı Ağalarda ÇAKIROĞULLARI’ NIN safında yer alır. Tarafsız kalan Ağalarda vardır.
Sözünü ettiğimiz yıllar tek partili döneminin olduğu yıllardır. DÖĞER’li Hilmi bey 10 yıl cephelerde savaştıktan sonra 1922 yılında terhis olur 1923 yılında C H P’nin ilk kurucu İlçe başkanlığını yapar bu görevi tam 28 yıl 1951 yılına kadar aralıksız devam eder. DÖĞER’li Ağalar hem Jandarmada,
siyasette, savcı, hakimler, kamu yönetiminde gözle görülür bir ağırlığı vardır. ( Tahir Ağa )Tahir Lafçı ile yaptığım bir sohbette Tahir Ağa hem DÖĞER’li Ağalara hemde ÇAKIROĞULLARI’na çok yakın akraba olduğunu söyledi. Tahir Ağa 1950 seçimlerinde D P İktidara gelsede Hilmi beyin sözü geçerdi der. BEŞKAZAMIZDA vaziyet böyleyken. ANKARADA’da 1938 yılında Mustafa Kemal Atatürk ölünce yerine İSMET İNÖNÜ’yü getirirler. 1942- 46 yıllarında Başbakan Şükrü Saraçoğlu’dur, 1946-47 yıllarında Başbakan Recep Peker’dir 1947- 49 yılları arasında da Hasan Saka Başbakan olur. Sık Sık hükümet kurma denemeleri gerçekleşir. İktidar arayışları ANKARADA’da devam ederken. AVRUPA’da Hitler ile Musolini yönünü Anadolu’ya dönmüş Trakya sınırlarımıza kadar yaklaşmıştı. Bu arada İNÖNÜ Hükümeti bağzı uygulamalar gerçekleştirir. Buğday, Arpa, stok ederek bir taraftan da her an savaşa katılabiliriz diyerek savaş hazırlıkları yapılır. Bu arada Ülkemizin birçok yerinde istenmeyen uygulamalar’da meydana gelir. Bir taraftan Kıtlık, Açlık, Yolsuzluk, Yoksulluk, diz boyudur o yıllarda. Bir çocuk İSMET İNÖNÜNE bağırarak seslenir bizi aç bıraktın der. İSMET İNÖNÜ’DE çocuğa dönerek cevap verir, çocuk evet ben sizi aç bıraktım fakat ben sizi anasız, babasız bırakmadım diyerek o tarihi sözü söyler. Yanlış uygulamanın birisi’de, BEŞKAZAMIZDA Yeni kurulan Orman Teşkilatı’nın, ilk uygulaması da keçinin Ormana girmesini yasaklaması’dır. BEŞKAZAMIZ’ın Orman işletmesinin kuruluş tarihi ve Orman İşletme Müdürlüğünün kurucu müdürü’de Mahmut Kumbasar’dır. 01.10.1943 tarihli yazıyla orman teşkilatının kurulması karar alınır. Mahmut Kumbasar 15.10.1943. 07.06.1947 yılları arasında Orman İşletme Müdürlüğünü yapar. Mahmut Kumbasar Rizeli’dir. Mahmut Kumbasarın baskısı Çobana ve Köylüye çok kötü davranılır Ormancı baskısı Jandarma baskısından hiç de geri kalmaz. ‘’Aman Ormancı Yaktın Ormanı Köyümüze koydun yoktan bir acı türküsü de bu yıllarda gerçekleşir’’. Bir başka olayda Köylerde hala çok konuşulan bir söz vardır. 1943’lü yılında Kaymakamın Köyün birine dolaşmaya gider, Köylüye bir hal hatır sorayım der. Köyde yanına yaşlı bir nine yaklaşır oğul sen necisin ne arıyorsun diye sorar Kaymakama? Kaymakam’da Nine ben bu Kazanın Kaymakamıyım diyerek cevap verir, yaşlı nine’de iki elini dizlerine vurarak derin bir ah çekerek a oğlum azıcık daha okuyaydın da hiç olmazsa Ormancı bari olaydın der. Bu anlamlı söz’de Ormancının Köylünün üzerindeki ihtibarı nın ne durumda olduğunun göstermektedir.
1943-50 yıllarda neredeyse BEŞKAZAMIZIN 4/3 ü Yörüklük hayatını sürdürmektedir. 1943 yılında babam yeni Askerden gelmiş. Evlenir sonrada Bayır Köyü Orman Devir Amirliğinde Bölge Kâtibi Olarak görevlendirilir. Sözü edilen yıllarda Bayır Köyü Orman Devir Amirliğinin ahırında En az 15 At, atların bakımı için 3 seyis’i 2 aşcı sı birde haberleşmeyi sağlamak için posta memuru görev yapmaktadır. Bayır Köyü Orman Bölge Amirliği’nin çok aktif çalışan, çok kalabalık görevli personeli vardır. Bayır Köyü o yıllarda merkez köydür. Babama da bir at birde mavzer zimmettenmiş. Keçinin ormana girmesini önlemek, Ormanı Koruyan sorumlu memur olarak görev yapmaktadır. Köylünün Keçisini Ormana sokmazlar. Yörüğe, Çobana zabıt tutarlar mahkemeye vererek Köylünün Mahkeme’ye git gel yaparak canından bezdirler, bazen hapis cezasına çarptırılır, bazı para cezası kesilir. Bu defa Orman Muhafaza memurları ile Köylü ve çoban ile arasında durmadan hır gür çıkar. Her gün faklı Köylerde farklı olaylar artarak devam eder. Zaman zaman Orman yangınları meydana gelir. Yörük ve Çoban bu yasağa karşılık Ormanda yangın çıkartarak tepki gösterirler. Bir taraftan da Yörükler kendi aralarında ‘’YA KEÇİNİN AFI YA ORMANIN MAFI ‘’ diyerek seslerini duyurmaya çalışırlar. Yörük Beyleri toplanıp bir heyetle doğru Bayır Köyü Ağası, Muhtarı, Bekir Efendiye giderler. Bekir Efendi de Bayır Köyü Orman Bölge katibi olan babamın zimmetinde olan mavzerini çalınmasına karar verirler. Böylece Devlete, ikaz, uyarı , göz dağı vermeyi tasarlamışlar. Babamın zimmetinde bulunan mavzerini, takip edilen Annemin komşuya ziyarete gitmesini fırsat bilip, mavzeri evimizden alırlar. Babam bu olayı hemen Jandarmaya bildirir, Jandarma arama, soruşturma yaparken .
Bir taraftan da Babam kendisi’de araştırır. Kemer’in Sarıyer Köyünün Ağası, Muhtarı Mıstan Kabasakal Babamın çok samimi arkadaşıymış. Babam atına atlayıp doğru arkadaşı Mıstan Ağa nın yanına gider, Mıstan Ağa’dan yardım ister. Babam olanı biteni Mıstan Ağaya anlatır, mavzerini Bekir Efendinin aldırdığını bildiğini fakat görgü şahidinin olmaması sebebiyle babam bir şey diyemiyorum der. Mıstan Ağa da Yusuf sen git, bu işi sen bana bırak der. Mıstan Ağa Bekir Efendinin arkadaş olduğundan, bir de bu her iki ağa da ÇAKIROĞULLARI tarafıdır. Mıstan Kabasakalın araya girmesi sayesinde Babamın zimmetindeki mavzerini Bekir Efendinin adamları kimseye görünmeden mavzeri aldıkları yere koyarlar. Babamın mavzerin çalınmasında ötürü birde Köylü ile ilişkileri bozulduğu için Babamın tayini Yakabağ Köyüne çıkar. Orman Devir Amiri Mahmut Kumbasarın Köylüye kan kusturup birde haraç almak suçundan yakalanır görevden el çektirilir yargılanıp hapse atılır. Yerine de İsmail Karakan atanır.
1950 sonraları bu baskılar zaman azalsa’da hala devam eder. Bu yıllarda olumsuz uygulamaların faturası da C H P ‘ye kesilir Böylelikle D P iktidara gelir.
1940-50 yıları arasında BEŞKAZAMIZA damgasını vuran bu olay ‘’ YA KEÇİNİN AFFI YA ORMANIN MAFFI ‘’ olayının kaynağına, gerçek yaşanmış olan bir olaya kısaca değinmek istedim.
Fethiye Orman işletmenin kuruluş. Tarihi. 01.10. 1943
Mahmut Kumbasar! 5. 10. 1943 -07.06.1947 Arası görev yapmıştır.
İsmail Karakan 07.06.1947- 06.06.1949 Arası görev yapmıştır.
Yusuf Kurt 20.10. 1943 -1947 arası Bayır Köyü, Yakabağ Köyü
Bekir Tayçu D-1871. Ö 1954 olayın meydana geldiği yıllarda 72 yaşındadır. 83 yaşında vefat eder. İ L H A N K U R T


























