Umutlarımız Yoruldu – Ebru Oğuzhan Yeter
Bir milletin en büyük gücü ekonomisi, ordusu ya da sahip olduğu kaynaklar değildir. Asıl güç; adalete, geleceğe ve kendi iradesine duyduğu inançtır.
Bugün bizi yoran da tam olarak bu inancın aşınmasıdır.
Yıllardır aynı tartışmaların içinde dönüp duruyoruz. Değişen isimler oluyor ama değişmeyen şey, siyasetin milletten uzaklaşması. Makamların hizmet için değil, güç ve nüfuz için arandığı bir düzende halkın beklentileri her geçen gün biraz daha geri plana itiliyor.
Oysa bu toprakların mayasında bağımsızlık vardır. Bu millet, kaderini başkalarının belirlemesine razı gelmeyen insanların kurduğu bir Cumhuriyet’in mirasçısıdır. Ne var ki bugün birçok vatandaş kendisini karar süreçlerinin dışında bırakılmış hissediyor. Sandığa gidiyor ama sesinin gerçekten duyulup duyulmadığından emin olamıyor.
Asıl hayal kırıklığı da burada başlıyor.
İnsanlar farklı görüşlere sahip olabilir. Demokrasi zaten bunun için vardır. Ancak adaletin, liyakatin ve eşit fırsat anlayışının zedelendiği bir yerde siyasi görüşler değil, ortak gelecek zarar görür.
Bugün toplumun geniş kesimlerinde hissedilen duygu öfke değil; kırgınlıktır.
Çünkü vatandaş, ülkesini sevdiği kadar yönetenlerin de bu ülkeye aynı samimiyetle sahip çıkmasını bekliyor.
Çünkü millet, kendisi için mücadele edenlerle kendisi üzerinden hesap yapanları ayırt etmek istiyor.
Çünkü vatan sevgisinin sloganlarda değil, alınan kararlarda görülmesini arzuluyor.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in temelinde hür irade, milli egemenlik ve bağımsızlık anlayışı vardır. Bu değerler yalnızca geçmişin hatırası değil, geleceğin de güvencesidir.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey yeni kurtarıcılar değil; yeniden güçlenen kurumlar, işleyen hukuk, liyakate dayalı yönetim ve milletin iradesine duyulan saygıdır.
Çünkü bu ülkenin sahibi belli bir zümre, belli bir makam ya da belli bir çevre değildir. Cumhur halktır…
Bu ülkenin sahibi Türk milletidir.
Rüzgârın yönüne göre saf değiştirenler gelir geçer. Makamlar değişir, güç dengeleri değişir. Kalıcı olan ise vatanına sahip çıkan insanların iradesidir.
Yağmurun habercisi nasıl gök gürültüsüyse, bugün toplumda yükselen rahatsızlık da yarının habercisidir.
Millet sessiz olabilir.
Ama unutulmamalıdır ki Türk halkının umutlarını yoranlar, bir gün o umudun yeniden ayağa kalktığına da şahit olacaklardır.




















