Kitap okumak sizin iç dünyanızı zenginleştirir , kendinizi ifade yeteneğinizi arttırır. Bu nedenle kitap okuma alışkanlığını edinmek çok önemlidir. Ancak bu kolay kazanılmayan alışkanlık için en güzel dönem çocukluk dönemidir. Bunu bilen ebeveynler de küçük yaştan itibaren çocuklarını bir kitap bombardımanına tutarlar. Biliyorum bombardıman sözcüğü ile kitap yan yana gelmez ama teşbihte hata olmaz derler, durum gerçekten böyle. Ben de ,kimi zaman yayınevine kimi zaman yazarına ya da içeriğine bakarak kitap seçmeye çalışan annelere kitap seçimini çocuklarıyla birlikte yaparlarsa daha iyi olacağını söylüyorum. Sözün özü anne, teyze, abla, kitapçı, hep birlikte bir çocuğa daha kitap okumayı sevdirebilir miyiz diye uğraşıyoruz. Bu konuda erkekleri es geçtiğimi fark etmişsinizdir. Onlarda da çabalayan var ama bu işin aslan payı kadınların. Kadınlar okumanın önemini daha iyi kavradıkları, çocuklarının kişiliği üzerinde ve geleceğinin daha iyi olması adına etkilerini bildikleri için bu konuda çok emek veriyorlar. Çok güzel strateji de belirliyorlar. Isınma turları sırasında çocuğa az müdahale ediyorlar. Kitapların edebi yönünden ziyade eğlendirici olması yeterli oluyor. Sonra yavaş yavaş iki eğlendirici kitabın arasına bir klasik eser sıkıştırılıveriyor. Zaman içinde bu minik dokunuşlarla çocuk kendiliğinden edebi değeri yüksek kitaplara yönleniyor. Elbette eğlenceli kitaplara da devam ediliyor ama bunlar yemek arası atıştırmalık boyutunda kalıyor. Bu yaşıma geldim , aynı şeyleri ben de yapıyorum. Çerez diye araya sokup sonradan beni çok saran bir seri vardı, Ramses’ler.. Antik dönem Mısır’la ilgili beş kitaplık seri sadece ülkemizde değil tüm dünyada çok sattı. Neden bu kadar popüler oldu ?
Kitaplar sürükleyiciydi ama benim aklımda kalan Süpermen gibi davranan bir Ramses karakteriydi sadece. Fakat kitabı okurken antik Mısır’la ilgili bilgiler sizi içine alıyor ve bir anda o zamanlara gidiyorsunuz. ChristianJaco çoksatar olmanın sırrını çözmüş bir yazar olduğunu bu seriyle kanıtladı. Daha sonraları bu serinin ısmarlama olduğu , bunun Mısır’ın terörle zedelenen imajına olumlu katkıda bulunması için yazdırıldığı söylentileri çıktı. Dediğim gibi söylenti ama bir dönem Mısır turizmini gerçekten çok etkiledi. Ben de turizm açısından Fethiye’nin reklamı nasıl daha iyi yapılabilir diye düşününce hep bu örnek aklıma gelir. Fethiye “Işık Ülkesi” diye adlandırılan, antik çağın en önemli kentlerinin üzerinde yükselen bir bölge. Böyle bir seri yazılması için malzeme bol. Ancak bu malzeme bolluğu işin kolay olduğu anlamına gelmiyor. Bildiğim kadarıyla Likya bölgesiyle ilgili belgeler çok az. Bilgileri bulmanın dışında bunları harmanlayıp roman yazmak için de iyi bir anlatım tarzınız, kuvvetli bir kaleminiz olmalı. Bu zor işi kimse yapmaz derken bir de baktım ki Birol Ganioğlu arkadaşım üç kitaplık bir seri yapıvermiş. Dile kolay , üç kitap; Syessa Ana,Apollonides, Nikolas, nam-ı diğer Telmessos Bilicisi serisi. 2010 yıllarında çıkan Syessa Ana’yı ben maalesef üç dört yıl gecikmeyle okudum. Buna kitapla ilgili önyargılarım neden oldu. 2000 yıl öncesinin Likya’sını o dönemin koşullarına uygun olarak yazıp sürükleyicilik kazandırmak zor iş diye düşünmüştüm.
Oysa Syessa Ana’nın ilk sayfalarından itibaren bu önyargım yerle bir oldu. Mekan anlatımlarının dışında o dönem yaşantısı, kılık kıyafet, gelenekler bir belgesel özeniyle verilmiş. Anlatıcı sizi elinizden tutup Likya kentlerinde dolaştırırken bir yandan da,Patara’da yaşayan genç bir kızın Syessa Ana oluşunu izliyoruz. Syessa’nın yaşantısı, evlilikleri anlatılırken o çağda kadının erkekten daha önde olduğunu okurken de keyifleniyorsunuz. Telmessos Bilicisi zaman zaman araya girip olayların akışını daha iyi anlamanızı sağlıyor. Aynı zamanda üç kitabın bağlantısını da oluşturuyor. Fethiye’de yaşayan herkesin bu seriyi okumasını öneririm. Hatta bu kitapları elinize alıp Patara, Letoon, Xanthos..hangisi olursa birine gidip o ortamda okumasını da salık veririm.
Benim bu üçlemeyi okuyanlara bir önerim daha var.Birol arkadaşımızı ikna edelim, güzel bir bahar sabahı hep beraber kitaplardaki kahramanların izini sürerek Likya’yı bir boydan bir boya dolaşalım. Bir bahar sabahı yetmez elbette birkaç bahar sabahı diyelim.. Bu turu yapmak isteyenlerle nisan ayında buluşalım. Henüz okumayanlara da böylece iki ay gibi bir zaman tanımış oluruz.
Bu arada Syessa Ana kitabının İngilizcesinin de çıktığını ve çok ilgi gördüğünüde belirteyim. Birol arkadaşım; Fethiye adına, tarih adına, güne not düşmek adına çok güzel bir iş yapmışsın. Seni kocaman alkışlıyorum, yüreğine sağlık…
“İnadına Kitap,İnadına Aydınlık..”
Aile- Lisa Hall
Eksik Parça Yayınları- Gerilim
20TL- 288 sayfa
Aşk Yeniden İcat Edilmeli-Nazlı Eray
Everest Yayınları- Roman
20 TL -228 sayfa
Audrey ve Bill – Edward Z.Epstein
Artemis yayınları- Biyografi
25 TL- 310 Sayfa
Ayahuasca Yolculuğu- Kübra Saatçioğlu
Naviga Yayınları- Roman/Anı
25 TL
Azazel –Boris Akunin
Alfa Yayınları-Polisiye
20 TL – 270 sayfa
Dokunulmaz Olan Hiçbir Şey Yoktur
Raul Vaneigen
Dost Yayınları- Hukuk
6,5 TL- 85 sayfa
Gece Vardiyası- Can Yücel
İş Bankası Yayınları- Şiir
12 TL-128 sayfa
Güneş ve Onun Çiçekleri- Rupi Kaur
Pegasus Yayınları- Şiir
25TL -256 sayfa
Güvercinler ve Matmazeller-Demir Özlü
Yapı Kredi Yayınları- Öykü
15 TL- 164 sayfa
İran’da Türklerin Bin Yılı-Ali Bademci
Yeditepe Yayınevi- Tarih
47,5 TL – 736 sayfa

































