Türkiye Bağımsız Emekliler Platformu kısa süre içerisinde sendikalaşacak. Türkiye Bağımsız Emekliler Platformu Muğla il yönetim kurulu başkanı Fahri Eryılmaz, “Benliğine sahip çıkarak bir araya gelen emekliler el ele vererek sendikamızı kurmak için harekete geçtik ve iktidarda kimler olursa olsun sadakayı reddederek haklarımızı pazarlık ve toplu sözleşmelerle elde etmek için yola çıktık” ifadelerinde bulundu.

Fethiye’de sivil toplum kuruluşlarını yönetim kurulu üyeleriyle birlikte ziyaretlerde bulunan Türkiye Bağımsız Emekliler Platformu Muğla il yönetim kurulu başkanı Fahri Eryılmaz, gazetemize de ziyarette bulunarak kuruluş amaçlarını anlatıp, sendikalaşma yolundaki yol haritasını da paylaşıyor. Bir süredir Muğla ve ilçelerinde de platform hareketine hız veren il başkanı Fahri Eryılmaz, yaptığı açıklamada“Benliğine sahip çıkarak bir araya gelen emekliler el ele vererek sendikamızı kurmak için harekete geçtik ve iktidarda kimler olursa olsun sadakayı reddederek haklarımızı pazarlık ve toplu sözleşmelerle elde etmek için yola çıktık” diye konuştu.
Eryılmaz, “Toplumsal yaşamın sürdürülmesi ve korunması için oluşturulan kurumlar vardır ve emek kökenli insanların toplumsal yaşam içinde kararlarda söz sahibi olabilmek için ekonomik, demokratik ve siyasi kuruluşlarda yer alması bir zorunluluktur. Bu kuruluşlar, sendika ve meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerdir.
TÜRBEP olarak buradaki konumuz emeklilerin haklarının alınması için sendikal harekettir. Dünyada ve Türkiye de mücadele tarihine baktığımızda, hak ve özgürlüklerin ancak mücadele ile kazanıldığı görülecektir. Sendikalar, üyelerinin ekonomik, sosyal hak ve yararlarının kazanılması korunması ve geliştirilmesi için kurulan Anayasal ve Yasal kuruluşlardır. Ancak bir şey var ki asla unutulmamalıdır. Kazanmak, korumak, geliştirmek ve gelecekte de var olmanın yolu, kitleselleşmek, kitlesel gücümüzü korumak ve yaygınlaşarak en geniş katılımı sağlamaktan geçer. Sendikanın gücü, üyeleriyle kurduğu bağın gücüyle doğru orantılıdır. Sayısal oran önemlidir ama nitel oran, yani sağlam ilişkiler çok daha önemlidir. İşte biz emeklilerde insanca yaşam içerisinde yer almak ve yaşam düzeyi olarak en az düzeye razı olmamak, pazarlık gücüne kavuşmak için sendikalaşmak zorundayız. Emekli demek, fiili çalışma yaşamına son verdikten sonra, kahvehanelerde pinekleyen, evde köşesine çekilip televizyon izlerken iki lokma bir hırkaya razı ölümü bekleyen tevekkülle ram olmak değildir. Biz emekliler, fiili üretim sürecini tamamladıktan sonra engin deneyimlerimizi bizden sonra gelenlere aktaranlarız. Biz emekliler Ülkenin kurucularıyız, tarihiyiz ve ayakta tutanlarız. Her ne kadar emeklileri boşuna beslenen boğazlar olarak görenler olsa da biz değerli ve aslında vaz geçilmezleriyiz. Ancak geldiğimiz noktada edindiğimiz yer tam bir hayal kırıklığı olmuştur. Sadaka politikalarının dişleri arasında, ram olmamız ve yaşıyor olmamıza şükretmemiz empoze edilmektedir, benliğimizi yitirmemiz isteniyor. Ama aslında biz benliğini yitirenin zaten yaşıyor sayılamayacağını biliyoruz. İşte biz benliğine sahip çıkarak bir araya gelen emekliler el ele vererek sendikamızı kurmak için harekete geçtik ve iktidarda kimler olursa olsun sadakayı reddederek haklarımızı pazarlık ve toplu sözleşmelerle elde etmek için yola çıktık” ifadelerinde bulundu. Haber-Hakan AYKIRI























