“TOPRAK, İŞLEYENİN; SU, KULLANANIN” SÖYLEMİYLE
YOLA ÇIKILDIĞINDA UMULAN SONUÇ TAVAN YAPMIŞTI
Edebiyatımızın önde gelen temel yapıtlarından ünlü yazarımız Yaşar Kemal’in çalışması olan “İnce Memed” de başat sorun yöre halkının topraksızlığıdır. Sinemamızın önde gelen filmlerinden biri olan, yazar Necati Cumalı’nın aynı adlı yapıtından yönetmen Metin Erksan’ın uyarlamış olduğu “Susuz Yaz”da ise konu edilen, şiddetli kavgalara yol açan temel gereksinimimiz olan, adından da anlaşılacağı üzere suyun hakça paylaşılamamasıdır.
Yurdun kurtarılmasından, tüm o sayılıp dökülen birbiri ardınca yapılmış devrimleri bir yana bırakalım; siz, yok yoksulun sırtındaki ıslak tuz torbası(!) sıkıntısındaki yükünü hafifletemediğiniz sürece, hem devrimleri ayakta tutamazsınız hem de karşı devrimle kendi mezarlarınızın kazılmasına yol açarsınız.
Dava arkadaşlarımız dillerine pelesenk etmişlerdir; derler ki Cumhuriyetin kazanımları… Birbiri ardınca dile getirilip sayılır dökülür. İyi de, yurdun kurtarılmasıyla, yok yoksulun yaşamında ne değişiklik olmuştur; siz o sorunun yanıtını hele bir veriniz.
İşte, bir karşı devrim hareketiyle yüz yüzeyiz. Bunu yalnızca ben dile getirmiyorum; inceleyiniz yazılıp çizilenleri hemen her bir karşıt irdelemesinde bu sonucu görürsünüz. Gericilik almış başını gidiyor. Arsız anapara sahipleri ya da varlıklı kesim de her alanda etkili konumda; dediğim dedik, çaldığım düdük(!) mağrurluğu ve kibirliliğinde; kasım kasım kasılıyor.
Yakın geçmişte, biri zamanında, biri de erken olmak üzere iki Genel Milletvekili Seçimi süreci yaşadık. Seçimlerde, yasama ve yürütmede söz sahibi konuma gelindiğinde, verilmesi düşünülen asgarî ücretin bile sonuca ne kadar etki ettiği ortadadır. O çıkış bile neredeyse yarı devrim niteliği taşımıştır.
Bizim, yurdu kurtarmamız öncesinde büyük desteklerini aldığımız o kuzey komşumuzda(!), gerçekleştirilen asıl devrimde, önderler, bakınız, önce hangi can alıcı boyutu ele almışlar; kaynağından alıp aşağıya birebir koydum.
Lenin tarafından yazılan halkı etkileyici beyanname içeriği (*)şöyledir:
“Tüm İşçi, Asker ve Köylülere: İkinci Tüm-Rusya İşçi ve Asker Vekilleri Sovyetler Kongresi açılmıştır. Bazı köylü vekilleri Sovyetleri de dahil olmak üzere, Sovyetlerin büyük çoğunluğunu temsil etmektedir. Uzlaşmacıların Merkez Yürütme Komitesinin ayrıcalıkları sona ermiştir.
İşçi, asker ve köylü vekilleri ezici çoğunluğu tarafından desteklenen ve kendisini işçilerin ve Petrograd garnizonunun muzaffer ayaklanmasına dayandıran kongre burada hükümet iktidarını kendi eline almaya karar verir.
Geçici hükümet düşürülmüştür ve üyelerinin çoğu tutukludur.
Sovyet otoritesi tüm uluslara derhal demokratik bir barış önerecek ve tüm cephelerde âcil ateşkes ilân edecektir. Toprak beyleri, imparatorluk ve kiliseye ait tüm toprakların köylü komitelerine karşılıksız devredilmesini temin edecektir(**). Orduya tam demokratikleştirme getirerek askerlerin haklarını savunacaktır. Sanayide işçi denetimini kuracaktır. Kurucu Meclisin tespit edilen günde toplanmasını sağlayacaktır. Kentlere ekmek ve köylere temel ihtiyaç maddelerini temin edecektir. Rusya’da yaşayan tüm ulusların kendi kaderini tayin etme hakkını güvence altına alacaktır.
Kongre tüm yerel otoritenin devrimci düzeni sağlam göreviyle yükümlü işçi, asker ve köylü vekilleri Sovyetlerine devredileceğine karar verir.
Kongre siperlerdeki askerleri uyanık ve sebatkâr olmaya çağırır. Sovyetler Kongresi tüm uluslara doğrudan önereceği demokratik bir barış sağlanana kadar devrimci ordunun devrimi tüm emperyalist girişimlere karşı nasıl koruyacağından emindir.
Yeni hükümet devrimci ordunun tüm ihtiyaçlarını temin etmek için gerekli bütün önlemleri alacaktır. Bunu mülk sahibi sınıflara yönelik kararlı bir vergilendirme ve onların mallarına el koyma politikası aracılığıyla gerçekleştirecektir. Asker ailelerinin durumunu iyileştirmek için özen gösterilecektir.
Kornilovcular -Kerenski-Kaledin ve ötekiler- Petrograd’a birlik göndermeye çalışıyor. Kerenski’nin aldattığı birçok alay şimdiden ayaklanmacılara katıldı. Askerler! Kornilovcu Kerenski’ye direnin! Uyanık olun!
Demiryolcular! Kerenski’nin Petrograd’a gönderdiği tüm asker konvoylarını durdurun!
Askerler, İşçiler, Çalışanlar! Devrim ve demokratik barışın kaderi sizin elinizdedir!
Yaşasın Devrim!
Tüm-Rusya İşçi ve Asker Vekilleri Sovyetler Kongresi
Köylü Sovyeti Delegeleri”
Umarım, bu çarpıcı beyanname içeriği, memleket sorununa kafa yoranlarda bir iz bırakır. Ayrıca ilginizi çekmek isterim; içerikte inanç boyutuna bir gönderme bir vurgu da yoktur.
İyi haftalar….
___________
(*) Alexander Rabinowitch/
Bolşevikler İktidara Geliyor
Petrograd’da 1917 Devrimi
(Sayfa 322-323) Yordam Kitap
(*) Satırın altını özellikle ben çizdim.
Not: Sevgili arkadaşımız Hüseyin Çetin’i kaybettik. Işıklar içinde yatmasını ve üzüntülü ailesine de baş sağlığı diliyorum.





















