“Toprak Aslında Kadındır”
Fethiye’de yaptıkları projelerle sivil toplum kuruluşları içerisinde en aktif çalışanlar arasında gözüken Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye Şubesi yönetimi bu kez de gündeme Siyez ve Karabuğday Buğdayını taşıdı. Fethiye Üzümlü Mahallesine organik olarak yetiştirilen Karabuğday’ın faydaları ise anlatmak ile bitmiyor. Yerel Tohum takası projesi, solucan gübresi, organik tarım derken bu projeye imza atan Cumhuriyet Kadınları Derneği, Üzümlü mahallesinde cesaretle çalışarak ot bitmez kervan geçmez denilen arsalarda üretimi canlandırarak adeta medyam okuyan Nalan Babaoğlu’nu ziyaret ederek, üretkenliği “toprak aslında kadındır” diyerek açıkladılar.
Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye Şubesi yöneticileri ziyaretle birlikte gazetemize özel olarak verdikleri röportajda, “ bizim görevimiz üreticilerimizle birlikte, yerel tohumların korunmasını, üretilip çoğalmasını ve takas yoluyla paylaşılmasını sağlamak. Sadece yerel-atalık tohumların kullanılması değil, bunların ekim, üretim ve satış aşamasında da doğru uygulamalar yapılmasına destek olmak. En önemlisi de üreticilerin kooperatifleşme bilincine ulaşmalarını sağlamak. Üreticilerin, yerel tohum kullanmaları kadar, doğal gübre, ev yapımı doğal ilaç kullanmaları da, hem insan sağlığını korumak hem de topraklarımızın zarar görmesini önlemek için çok önemli. Beş yıldır devam eden Yerel Tohum Takas çalışmalarımızda bu konuda birçok üreticimizin bilinçlenmeleri ve bu konuda çaba göstermeleri bizim için çok önemli bir aşama olmuştur. Her Cuma, köylü pazarında, üreticilerle olan iletişim çalışmamız devam ederken bir yandan da onları köylerinde, tarlalarında ziyaret ediyoruz.
Siyez Buğdayı ve Karabuğday
Bu hafta, Fethiye’de ilk kez Siyez ve Karabuğday yetiştiren Nalan Babaoğlu’nu köyünde ziyaret ettik. Nalân hanım, toprağa olan sevgisini, ilgisini ve her geçen gün keşfettiği yeteneğini ‘’kızlarım’’ dediği buğdaylarının hasatında bir kez daha görmüş. Köyde ekilmeyen, boş tarlaları kiralayarak, herkesin ‘’ burada buğday yetişmez’’ diye baktığı ölü toprakları işlemeye başlamış. Yıllardır küsen toprağa can vermiş, su vermiş, tohum vermiş en çok da sevgisini vermiş. Toprak doğurgandır, bir ekersiniz bin alırsınız. Bu yüzden toprak kadın gibidir, ana gibidir her zaman vericidir, vefalıdır, narindir, hassastır, kırılır, küser ve sadece sevgiyle yeşerir.
Toprak aslında kadındır !!
Her gecen gün artarak çoğalan hastalıklar yüzünden hepimiz de sağlıklı beslenmeye karşı bir arayış başladı.
Ne yazık ki sağlığınızı kaybedince, bir yakınımız hasta olunca, çocuklarımızın beslenmesi ya da hamileler için gerekli olduğunu düşündüğümüz de sağlıklı ve yerel ürünler arıyoruz. Toprak Kadın Nalan, ekmeğe olan inancını, toprağa olan bağlılığını, buğdaya olan ilgisini Siyez ve Karabuğday’da daha da güçlendirmiş. Buğdayın anavatanı olan ülkemiz de ne yazık ki, birçok tarım ürününde dışa bağımlı hale getirildik. Yanlış tarım politikaları yüzünden, üreticiler aracılara kurban edilmiş durumda ve milyonlarca dönüm arazimiz ise ekilmiyor. Tüm bu sorunlar içinde, bir kadın hiç tanımadığı bir köye geliyor ve yıllarca ekilip, sürülmeyen küsmüş topraklara sahip çıkıyor ve o topraklara hayat veriyor.
En önemlisi de bunları yaparken hiç bir dış destek, hibe ve fon almıyor. Tam anlamıyla milli bir mücadele veriyor. Çiftçiler topraklarını ekmekten usanmışken, sahip olduğu toprakların kıymetini bilmeyen milyonlarca insan varken, Ekin ekmek yerine, hazır tüketmeyi tercih eden, köylerde kahvelerde zamanı öldüren köylülerimiz varken, Verimli topraklarını acımadan, betona kurban eden bir zihniyet varken, Milyonlarca arazi, ‘’bir tohum’’ için, ‘’bir damla su’’ için can çekişirken, bir kadın çıkıyor ve onlarca dönüm, kurumuş topraklara hayat veriyor, can veriyor. 5 dönümle başladığı siyez buğdayından, her dönümde 300 Kg. buğday alıyor.
Bir yıl içinde toplam 1,5 ton ürün elde ediyor. Buğdaydan aldığı tohumları gözü gibi saklarken, bunu bilinçli şekilde üretip, çoğaltacak kişilerle de paylaşıyor. Değirmende un yapıyor, bir kısmını bulgur yapmak üzere hazırlıyor. Köyde bu bereketi gören köylüler için umut oluyor. Şimdi hedefinde köyde ki kadınlar var. Hepsi bu işe el atsın, işlemeyen toprak kalmasın diye mücadele ediyor. Ve bu arada siyez buğday unundan yaptığı muhteşem ekmeğin tarifini de bizimle paylaşıyor. Toprak kadınlarımız çok olsun. Topraklarımız can bulsun.
EKSİ MAYALI SIYEZ EKMEĞİ
400 gr Siyez unu, 200 gr tam buğday unu, 2 Yarım Kaşık Eksi maya, 1 cay Bardağı Yulaf ezmesi, 1 Y.Kasığı Keten tohumu(öğütülmüş), 2 Y.Kaşığı Keçi Boynuzu (öğütülmüş) ya da, 1 Y.Kasığı bal ya da 2 Y.Kaşığı pekmez
1 çay kaşığı tuz, 2 Su Bardağı Peyniralti suyu ya da ev yoğurdu ayranı tüm malzemeler karıştırılıp yoğrulur. Koyu kek kıvamına gelince iki yemek kaşığı maya ayırıp kalan hamur ekmek makinesi kabına koyulur, üzerine poşet geçirip güneş alan yerde mayalanıp kabarması beklenir. Ekmek makinesinde 1 saat 15 dk pişirilir.
Afiyet olsun. Ayni tarif sadece Siyez unu ile de yapılabilir.”dediler
Haber / Foto:Erkan İLİK
























