Tirli; “Dakikada Dünyada Toprak Kaybı 45.000 Ton.”
Fethiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Okyay Tirli Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun doğru tespitlerine katıldıklarını belirten bir açıklama yaptı.
Fethiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Okyay Tirli “Biz gönüllüler 20 yıl önce Türkiye çöl olmasın diye çalışmaya başlamıştık. Bakanımızın dediği gibi 25 yıl kaldı 20 yıl ne kadar çabuk geçtiyse 25 yılda çabuk gelecektir. Orman genel müdürlüğünün Türkiye’de başarılı ağaçlandırma çalışmaları yaptı ama çok ciddi orman alanlarını da maalesef koruyamadı. Sayın Bakanımız Açıklamasında; 23.09.2015 Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Türkiye’nin yılda 168 milyon ton toprağını kaybettiğini açıkladı. Toprak kaybının tüm dünyayı tehdit ettiğini söyleyen bakanlık kaynakları, önümüzdeki 25 yıl içerisinde arazi bozulumu nedeniyle dünya gıda fiyatlarının yüzde 30 artacağı yönünde uyarıyor. Sayın Bakanımızın yaptığı yazılı açıklamada, küresel ısınma, iklim değişikliği, çölleşme ve kuraklığın en önemli küresel problemler arasında yer aldığını belirtti. Her yıl küresel biyoçeşitlilik kaybından dolayı binlerce tür kaybolmaktadır ve bu kaybı etkileyen ana faktör çölleşmedir. Bu sebeple önümüzdeki yüzyılda toprak, altından daha kıymetli hale gelecektir” ifadesini kullanan Eroğlu, küresel nüfusun 2050’ye kadar 9 milyara ulaşacağının öngörüldüğünü aktardı. Gelecek 25 yılda arazi bozulumunun küresel gıda üretimini yüzde 12 azaltabileceğini, bunun da dünya gıda fiyatlarının yüzde 30 artmasına sebep olacağını vurgulayan Eroğlu, su yönetiminin de önemli ölçüde yeniliklere ihtiyacı bulunduğunun altını çizdi. Aksi halde milyarlarca kişinin gelecekte açlık, yoksulluk ve çatışmayla karşı karşıya kalacağına dikkati çeken Eroğlu, küresel gıda üretiminin yüzde 44’ünün kurak alanlarda gerçekleştiğine işaret etti. Dünyada 2,6 milyar insanın direkt tarım sektöründen geçimini sağladığına işaret eden Eroğlu, şöyle devam etti: “Taze su kaynaklarının yüzde 70’i bütün dünya nüfusunu beslemek için mevcut tarımsal faaliyetlerde kullanılıyor. Kullanılan tarım arazilerinin yüzde 52’si, arazi bozulumundan orta ya da şiddetli ölçüde etkileniyor. Bu rakam, şu anda küresel olarak 1,5 milyar insanın etkileri hissettiği anlamına gelmektedir. Gelecek 10 yıl içerisinde sadece çölleşmeden dolayı yerinden olan 50 milyon kadar insan ile birlikte 2050 yılına kadar da 135 milyon insan su kıtlığından dolayı yerinden olacaktır.”
Problemlerin farkında olduklarının altını çizen Eroğlu, sorunlara karşı hazırlıkların yapıldığını vurguladı.
Son 12 yılda 3 milyar 250 milyon fidanın toprakla buluşturulduğunu belirten Eroğlu, 1970’li yıllarda yılda 500 milyon ton olan Türkiye’de erozyonla taşınan toprak miktarının erozyon kontrolü ve ağaçlandırmayla 168 milyon tona indiğini, 2023’te ise 130 milyon tona indirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Erozyonu Ve Toprak Kaybını Önlemek İçin Neler Yapılmalı
Bitki örtüsü korunmalı, çıplak araziler ağaçlandırılmalıdır.
Çok mecbur kalmadıkça orman alanlarında yollar açılmamalıdır. Her açılan yol topraklarımızın yok oluşu demektir.
Tarla açma gibi nedenlerle ormanlar tahrip edilmemelidir.
Meraların ve otlakların aşırı otlatılması önlenmelidir.
Barajların ve göllerin su toplama alanları ağaçlandırılmalıdır.
Mera hayvancılığı yerine ahır hayvancılığı geliştirilmelidir.
Araziler eğim doğrultusunda değil, eğime dik olarak sürülmelidir.
Eğimli araziler aşırı işlenmemelidir.
Ürünler hasat edildikten sonra anız örtüsü yakılmamalıdır.
Akarsu yatakları ıslah edilmelidir.
Erozyonla mücadele ile ilgili olarak halk eğitilmelidir.
Doğal dengesi bozulmuş alanlar, bilimsel çalışmalar yapılarak ağaçlandırılmalıdır.
Elinde tarım arazisi bulunan halkımız hem kendi hem de ülke çıkarlarına yönelik tarımsal faaliyetler yapması sağlanmalı.
Bu amaçla kurulmuş yerel dernekler desteklenmeli, yenilerinin kurulması teşvik edilmelidir.
HES ve maden ocaklarına verilen izinlerin, üniversitelerimizde kurulması gereken kurullar tarafından verilmesini ve mutlaka yerel ilgili derneklerin bu kurulda olması gerekir. Her ilde erozyon ve toprak kaybı sorunlarının farklı olduğunu söyleyen” TİRLİ; “Türkiye’nin yeni akımının yerelde vakıf ve derneklerin kurulması kamu ve kuruluşlarla koordineli olarak çalışıp sorunları çözmelidirler. Unutulmamalıdır, gezegendeki tüm canlılarla birlikte bizim de yaşamımızın sürekliliği toprağa bağlıdır.”diyerek sözlerine son verdi. Haber Erkan İlik






















