Hoşgeldiniz  
..................................................... .................................................... ...............................................

SONSUZ’U KAZANMAK

Erkan Ilik | 30 Temmuz 2021 | Genel, Güncel, Manşet, Yazarlar


Erkan Ilik
fethiyegazetesi1960@gmail.com

İnsanın asıl vazifesi, içindeki muhteşem kâinatın sırları üzerinde düşünmek, yaşamın her bir tılsımını ayrı ayrı aralamak, kendini bize tanıttırmak isteyen faal ve kudretli bir Zât’ı tanımaya çalışmak ve sınırlı hayatıyla Sonsuzu kazanmaktır. Hayat; iş, eş ve aştan ibaret değildir!

Maalesef, günümüz insanları hayatlarının çoğu zamanını bu kavramlar üçgeninde geçiriyor. Oysa hayat bu üçgenden mi ibaret ? Hayır, yanlış anlaşılmasın, ben bunlara karşı çıkmıyorum, sadece bu kavramlara gerektiğinden fazla  değer giydiren kişilerin tutumunu eleştiriyorum. Şöyle etrafıma bakıyorum da, çoğu kişi için varsa yoksa lezzeti geçici olan bu fani dünya işleri.

Soruyoruz mesela, “Yaşama amacınız nedir ?” diye: “Evime ekmek parası götüreyim, çocuklarım doysun, O yeter bana.”cevabını alıyoruz. Üzgünüm ama yanlış cevap. Bu bizim yaşama amacımız değil, bu bizim yaşama amaçlarımızdan biridir sadece. -lar çoğul ekini kullandım dikkat ettiyseniz. Yaşama amacı deyip kelimeyi tekil bırakmadım. Ama cevabı veren kişi tekil kullanmış oldu ve yaşama amacını sınırladı. Yani ona göre hayat sadece iş, eş ve aş dan ibaret. Oysa bizim yaşama amacımız sadece bu mu ?Peki bu cevabın bu şekilde verilmesine, amaç kelimesini tekil kullanmaya iten şey nedir o insanı?

Dikkat edin, günlük hayatta bir esnafın dükkânına giren kişinin ilk sözü nedir genelde? ” Hayırlı işler, kolay gelsin. Eee işler nasıl, çoluk çocuk napıyor ?” diyor ve bitiyor. Sonrası zaten muhabbet koyu, devamı geliyor. Yine yanlış anlaşılmasın, ben bu sorunun sorulmasını yanlış bulmuyorum. Bu soruyu eksik buluyorum sadece. Eklenmesi gereken bir soru olduğunu daha düşünüyorum. Neden herkes Sonsuzu bu kadar unutmuş durumda. Neden herkes “sınırlı” yı bu derece meleke haline getirmiş durumda? Biri de çıkıp demiyor ki : ” Ahiret işleri nasıl gidiyor ?” diye. Bu kadar mı gafletteyiz, yoksa bana mı öyle geliyor..

Bir elmayı bir yeriz iki yeriz üçüncünü ya yeriz ya yemeyiz, bi süre sonra artık ilk elmayı yediğimiz gibi lezzet alamayız, usanç verir. Ya da bir müziği ilk duyduğumuzda çok sever, bayılırız. Defalarca dinleriz ama bir yerden sonra o da lezzet veremez artık. Bir başka arkadaşımız yanımızda o müziği açtığında ise “Değiştir artık, sıkıldım bundan, yeni bir şeyler aç.” deriz. Değil mi? Bu böyledir yani herkeste.

      Neden geçici bu dünya hayatına kendini çok verir insanoğlu? Böyle sorgularken aklıma şu söz geliyor: “Dünyanın lezzetleri zehirli bala benzer. Lezzeti nispetinde elemi de vardır.” 

Anladım ki insanlar bu zehirli balı kaşık kaşık yiyorlarmış. Bu zehir aynı zamanda o kadar tehlikeli ki, kalpleri ve akılları öylesine uyuşturmuş; zihni ve hissi donanımıyla sonsuza şerefli bir muhatap olduğunu unutan insanoğlunun sınırlıya harcadığı vaktin farkında olmamasını sağlıyor. Evet bizler ne zaman imanda zayıflayıp, gaflete düştüysek ve ne zaman sınırlıyla ilgilenmek Sonsuzla ilgilenmenin önüne geçtiyse toplum olarak karanlık bir girdapa sürüklendik ve sürüklenmeye de devam ediyoruz.

Sonsuzu kazanmanız ümidiyle…

Selam ve Dua ile …

 

223 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,8689
EURO 10,4740
BIST 12,1977
ALTIN 499,21

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle