EROL DOLU
Osman Demir İle Anılarım
Bu yazıyı Cumartesi günü akşam (17 Ocak 2015) saat 23.30 da yazıp Gazeteye gönderdim. Bugün siz bu yazıyı okurken ben de Ankara’da, Ankara Gazeteciler Cemiyeti tarafından KKTC’NİN Kurucusu ve Birinci Cumhurbaşkanı rahmetli Rauf Denktaş üzerine gerçekleşen bir Konferansa katılmak için Ankara’dayım. Rauf Denktaş ile ilgili Konferans konusunda yazılarımı 25 Ocak 2015 tarihinden sonra yazacağım.
Fethiye’de son Yirmi beş gün içerisinde yakından tanıdığımız büyüklerimizi kaybettik. Önce Fethiye Edebiyat ve Sanat Dünyasından İki kişi, Ercan Karadeniz ve arkasından bir hafta sonra Ortaca Ortaokulunda benim de öğretmenim ve aynı zamanda okul Müdürümüz olan Sadettin Yalçın’ı kaybettik.
Geçen hafta da Cuma günü de (16 Ocak 2015) Fethiye Ziraat Odasının 18 yıldan bu yana Başkanlığını yapan Osman Demir ağabeyimizi kaybettik. Bu Üç insan da Fethiyelilerin çok yakından tanıdıkları insanlardı.
Osman Demir, uzun zamandan bu yana rahatsızdı. Onun rahatsızlığını şimdi Fethiye Ziraat Odasında Başkan Yardımcı ve bizim de yakın arkadaşımız olan Kenan Karayiğit’ten bundan İki ay kadar önce öğrenmiştim.
Bir gurup arkadaşımızla beraber bir akşam Kenan Karayiğit’in köyü olan Yanıklar Köyüne gitmiştik. Orada arkadaşımız Kenan Karayiğit’i telefonla aradığımızda, kendisi ‘arkadaşlar Muğla’dan geliyorum bekleyin’ demişti. Belli bir zaman sonra Kenan Karayiğit, Yanıklar Köyünde yanımıza geldi ve orada ‘Fethiye Ziraat Odası Başkanı Osman Demir’in rahatsızlığı dolayısıyla Muğla’da Hastanede yattığını ve onunla ilgileniyorum’ demişti.
Gerçekten aynı zamanda Fethiye Ziraat Odası Başkan Yardımcısı olan Kenan Karayiğit’in, Osman Demir ağabeyimizin rahatsızlığı ile çok yakından biliyoruz. Ama kendisini ne yazık ki kaybettik.
Osman Demir, şimdi SeydiKemer İlçesine bağlanan Demirler köyünden köklü bir sülaleye mensup birisidir. Köyün adı da belki onların Ailesinden dolayı Demirler ismini almıştır. Ben de kendisiyle yıllardan bu yana yakından tanışıyordum. Karşılaştığımız zaman bana Türkiye’de Tarım ve Ziraatçılığın gelişmesi için düşüncelerini söylerdi. Kendisi genel kültür ve sosyal yönden de bilgiye sahip Halk ile de bütünleşmiş birisiydi. Halkla bütünleştiği için 18 yıldan bu yana Fethiye Ziraat Odası Başkanlığını yürütüyordu.
Ben İki defa Ziraat Odası Başkanlığında Makam odasında da kendisiyle konuştuğumda ‘Erol, Türkiye’de Tarım eskisi kadar ileri boyutta değil. Sen de bazı yazılarında Fethiye’de Tarım üzerine yazıyorsun ve Ziraat Odalarının da Tarımın gelişmesi için Ankara’da yetkililere raporlar vermesi konusunu belirtiyorsun. Ama bizler Ankara’da her Genel Kurul’a gittiğimizde bu durumu Ankara’ya aktarıyoruz’ dediğini biliyorum.
Osman Demir bana aynı zamanda Spor üzerine de çeşitli sorular soruyordu. Bundan yaklaşık bir buçuk yıl önce kendisiyle bir bankada karşılaştığımızda sohbet ederken ‘Türkiye’de gelişmiş bir Tarım Politikası ülkede sanayileşmeyi büyütür’ demişti.
Osman Demir, kendisine işi düşen herkese yardımcı olurdu. Zaman, zaman Köyleri dolaşır ve sorunları yerinde tespit ederdi. Her Kamu Kurumu ile arası çok iyiydi ve Devlet Dairelerine gittiği zaman, herkes onu ayakta karşılar ve yardımcı olurdu.
Osman Demir ile sohbet etmek insana ayrı bir zevk veriyordu. Bazı insanlar konuşurken karşısındakini çok sıkıyordu. Ama Osman Demir ağabeyimizin konuştuğu dinlenirdir.
Kendisine Allahtan rahmet diler başta kardeşi Ekrem Demir olmak üzere tüm ailesine Baş sağlığı dileriz.


















