Hicri yılın (Hicri takvimin) ilk ayı olan Muharrem ayı Peygamberimiz tarafından Şehrullah (Allahın Ayı) olarak tanımlanmış, Cenab-ı Allahın ilahi bereket ve feyzinin, İhsan ve kereminin bol bol mü’minlere ihsan edildiği mübarek bir aydır.
Hicri 1441. Yılına girmiş bulunmaktayız. Muharrem Ayı 12 ay 355 gün olan kameri yılın ilk ayıdır. Hazreti Ömer (r.a) zamanında hicri takvim kabul edilmiş ve Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye göç etme (hicret) takvim başlangıcı kabul edilmiştir.
Muharrem Ayının onuncu günü AŞURE günüdür. Muharrem ayı mübarek bir ay olduğundan dolayı Hazreti Peygamber (sav) in Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu aydır. Muharrem kelime olarak ta hürmete layık anlamına gelmektedir.
Muharrem ayında oruç tutmanın fazileti hakkında Peygamber Efendimiz (sav) Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmaktadır.”Ramazan ayından sonraki en faziletli oruç Muharrem ayında tutulan oruçtur. Bir adam Hazreti Resulullah (sav) e Ramazandan sonra bana ne zaman oruç tutmayı tavsiye edersin diye sorar. Hazreti Peygamber (sav) adama Muharrem ayında oruç tut. Zira o Allah’ın ayıdır buyurdu.(İbniMace, Siyam)
Muharrem ayının onuncu günü olan Aşure günü dinler tarihinde çok büyük öneme haiz olan kutsal bir gündür. Dinler tarihindeki birçok önemli olaylar bu günde meydana gelmiştir.
Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edilmesi,
Hz. Musa’nın Firavunun elinden Kızıldeniz’in ikiye ayrılarak kurtulması, firavunun ve askerlerinin denizde boğulması,
Hz. Yusuf’un kuyudan kurtulması,
Hz. Yakub’un Hz. Yusuf’a kavuşması,(Gözlerinin açılması)
Hz. Nuh’un tufandan kurtulması ve gemisinin Cudi dağına oturması,
Hz. Yunus’un balığın karnından kurtulması,
Hz. İdris’in tövbesinin kabul edilmesi,
Hz. Eyüb’ün hastalıktan kurtulup şifa bulması,
Hz. İbrahim’in ateşten kurtulması,
Hz. Süleyman’a Mülkün verildiği,
Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi,
Hz. Peygamber (sav) Aşure gününde oruç tutmuş ve bizlere de tavsiye etmiştir. Aşure gününde oruç tutmanın fazileti hakkında da şöyle buyurmuşlardır.
“Aşure gününde tutulan oruç bir önceki senenin geçmiş günahlarına kefarettir. Aşure orucunun önceki yılın günahlarına kefaret olacağını Allah’ın rahmetinden umarım. Aşure gününde oruç tutun. Yahudilere muhalefet edin. Bir gün önce ve bir gün sonra da oruç tutun.”
Bundan dolayıdır ki; Aşure orucunu tutacak olan mü’min kardeşlerimiz Muharrem ayının 9,10 ve 11. gününde oruç tutarlarsa sünneti en güzel bir şekilde yerine getirmiş olacaklardır. Üç gün oruç tutma imkânı olmadığında hiç değilse Aşure gününden bir gün önce ya da bir gün sonra tutalım ki Yahudilere muhalefet olsun.
Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel adetlerinde yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nispetinde ailesine, akraba ve komşularına ikram eder ve ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır.
Bilhassa Peygamber Efendimiz(sav) mü’minin aile efradına Aşure gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir. Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyurulur:”Her kim Aşure gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa Cenab-ı Hak’ta senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.”
Bu mübarek Muharrem ayında imkânlarımız ölçüsünde fakir, yoksul ve ihtiyaç sahiplerine yarımda bulunmayı ihmal etmeyelim. Onların hayırlı ve makbul dualarını almaya gayret gösterelim. Onları sevindirelim ki Cenab-ı Allah’ta hem bu dünyada hem de ahirette bizleri sevindirsin.
Yeni bir yıla bizleri kavuşturan Allah’a hamd etmek, Ona şükretmek hepimizin birinci görevi olmalıdır. Geçmiş yılların muhasebesini yapalım. Günahlarımıza tövbe ve istiğfar edelim. Yapmış olduğumuz hataları düzeltelim. Geleceğe daha iyi bir şekilde hazırlanmaya çalışalım.
Cenab-ı Allah Hicri 1439.yılı milletimize, İslam Âlemine ve bütün insanlığa hayırlara vesile kılsın…
Selam ve Dua ile…





















