MORTIRNKLARDAN TARİHE DOKUNUŞ YÜRÜYÜŞÜ
Nerden Nereye diye başlayacağım.Biraz duygusal,birazda nostaljik.Mortırnakların,bu haftaki yürüyüş parkuru,MakridenKarmylassos a Tarihi Yolculuk Öncelikle,gurup liderimiz Yusuf Ceran hocamıza teşekkür ediyorum.Eşim ve benim Kaya köyü kökenli olduğumuz için vermiş olduğu rehberlik görevi nedeniyle. Pazar sabahı erken hava soğuk ve rüzgarlı,bizde heyecan 38 Mortırnak dostlarımızla Sultan Pastanesinde buluşup,başlıyoruz tarihi yolculuğumuza. Şehir içi yürüyüşümüzde mahallenin adını aldığı su sarnıcı, sol yanımızda Amintas mezarı kaleye doğru kaya mezarları derken,Fethiye’mizin en güzel noktası Debboy mahallesinde ilk molamızı veriyoruz.Burada otlayan kuzuları kıskanıyor insan en güzel manzarada otluyorlar. Karlı dağlar muhteşem bir liman.Kısa bir Fotoğraf molasından sonra 7 km civarında olan taş parke eski yola giriyoruz.Muntazam düzenli döşenmiş taşlara bakarken çocukluk yıllarımdaki nal seslerini duyar gibiyim.Rahmetli annem Kaya köyünden 1940 lı yıllarda Fethiye’ye göç etmiş.Anlattıklarına göre 1922 yılına kadar Rum ve Türk halkı dostça,beraberce yaşamışlar.Düğün ve eğlencelerde bir araya geliyorlarmış.Büyük dedemin lakabı.Harım yaran Recepmiş.Nerden geldiğini merak ettiğimde aldığım cevap.Rum ve Türklerin spor müsabakalarımda yaptığını öğrendim.Büyük dedemle Rum güreşe başlamışlar.Dedem Rum güreşçiyi havaya kaldırıp.Harıma fırlatmış,Recep pehlivanın adı harım yaran Recep olmuş.Rum Türk dostluğu 1922 yılında Mübadele anlaşmasıyla sona ermiş,Mübadele sonucu gelen Selanik Türkleride Kaya Köyünü terkedince,Oğuzların Kayı boyuna mensup ailemin birçoğu ekonomik ve bazı nedenlerle köylerini terk ederek Fethiye’ye yerleşmişler.Bağ bahçelerine yazları giderek, incir. Üzüm, pekmez gibi ihtiyaçlarını karşılar olmuşlar.Bende o yıllarda annemin kucağında atımızın nal sesleriyle gider gelirdim.Dalmış gitmişim susadığımı farkettim.Çantamdaki suya elim gitmedi,Biraz sonra Şıkman suyuna ulaşacağımı biliyordum. Temiz ve lezzetli bir su yol boyu tek kaynak suyu.Zamanının belediye başkanı Baha Şıkman tarafından indirildiği söyleniyor.Rahmetle anıyorum.Yürüyüşümüze tırmanarak devam ediyor.Küllü denen 300 metre, yüksek noktasına ulaşıyoruz.Burası çobanların kışladığı bir yer.Su sarnıcı ve mezarlık var.Su sarnıcı yıkılmış harap olmuş.Buradan hızla yokuş aşağı Keçiler mahallesine kadar devam ediyoruzFatmaKarumca Şener arkadaşımız da duygulanıp gözleri doluyor. Annesi genç kızlığında Kaya köyden Fethiye’ye yalın ayak, yada çarıkla, yüzlerce defa gidip geldiğini söyleyerek “Anacığım acaba bu taşamı bastı” diyerek üzerine kendi ayağını da koyarak fotoğraf çektirdi . Geçmişi yad ederek Şarap evi ve Kaya mezarları,Lahitleri ziyaret ettik.Mezarlık mevkiindeki Lüks taş evleri Fotoğraflayarak,Dere geçit vermeyince köyümüz sakinlerinden bir dostumuzun evinin içinden geçerek,restoranımıza ulaşıyoruz.Burada yenen gözlemeler ve içilen sıcacık çaylarımızla yürüyüşümüz sonlanıyor.Bu yürüyüşte emeği geçen,güler yüzünü esirgemeyen tüm dostlara teşekkür ediyoruz.Sevgiyle kalın.
Yazan: Asım Birant BaşaranFotoğraf : Yusuf CERAN




























