Koylu, Basın Açıklaması Yaptı
Demokrat Parti Fethiye eski ilçe başkanlarından Atınç Koylu Adnan menderes’in ölüm yıldönümü sebebiyle açıklama yaptı.
27 Mayıs 1960 darbesi sonucunda kurulan Yassıada Mahkemesi tarafından idamlarına karar verilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı ölümlerinin 54.yıl dönümü olan ve genellikle Şehit Başbakan Adnan Menderes’in hatırlandığı bu günde, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın da vatanseverliklerinin hatırlanması gerektiğine olan inancımızla, asılsız suçlamalarla idama mahkum edilen bu devlet adamları ile, yine bu vesile ile, Milli Mücadelemizin “Galip Hoca”sı 3.Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı ve ülkemizin, devletimizin ve milletimizin devamı, korunması, bölünmezliği, birliği ve dirliği, kalkınması ve demokrasisi için can vermiş bütün şehitlerimizi bir kez daha minnetle anıyor, yüce Allah’tan rahmet diliyoruz. Atatürk’ün sözünden yola çıkarak; naçiz vücudlar elbet birgün toprak olacak, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Sözde yargılamalarda vatana ihanetle suçlanan Fatin Rüştü Zorlu’nun bizzat kendisi tarafından oluşturularak sonuçlandırdığı diplomasi çalışmaları sonucunda Yunanistan ve İngiltere ile birlikte 11 Şubat 1959′da İsviçre’de imzalanan Zürih Antlaşması’na konan Garantörlük hükmü, 1974′de TSK tarafından gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı’nın hukuki dayanağını oluşturmuş, 1957 yılında Kıbrıs Türklerini EOKA terörüne karşı korumak için Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kurulmasını sağlayan kişi de Fatin Rüştü Zorlu olmuştur. Ancak, ne acıdır ki Zorlu vatana ihanetten idam edilmiştir. 16 Eylül 1961’de idam edilerek hayatına son verilen Fatin Rüştü Zorlu’nun idama büyük bir metanetle gitmiş olmasına Yassıada komutanı Tarık Güryay’ın anılarında şu şekilde yer verilmiştir : “Zorlu, ölüme gerçekten zorlu bir metanetle gitti. O kadar ki, hatta mahut gömleğin üzerine giydirilişinden sonra, kendisine dini telkinde bulunan hocanın, Arapça kelimeleri telaffuzda düştüğü hataları düzeltti diyen Demokrat parti Fethiye eski İlçe Başkanlarından Atınç Koylu; “Kollarını arkadan bağlarken, başsavcıya son bir ricada bulundu. Ellerinin önden bağlanmasını istedi. Fakat bunun kanunen imkânsızlığı kendisine anlatıldı. idam sehpasına, öz dedesi gazi Osman Paşa’nın adına yazılan marş eşliğinde gitmiştir. Beraberce sehpaya doğru yürüdük. Ne masaya, ne de masa üzerindeki sandalyeye çıkarken yardım istedi. Hatta heyecandan eli titreyen cellâda: “Oğulum ne titreyip duruyorsun? İlmik senin değil, benim boynuma geçecek” dedi. Sonra adetâ kendisini uçsuz bucaksız bir boşluğa atar gibi: “Allah memleketi korusun, haydi Allahısmarladık!” dedikten sonra, ayaklarının altındaki sandalyeyi itmek işini de kimseye bırakmadı. Boyu uzun olduğu için, ayakları masaya basmıştı. Cellât masayı itti. Ona bu kadarcık da iş düşmüş bulunmasaydı, Zorlu sanki asılmış değil, intihar etmiş olacaktı.” Bunun yanısıra; “Sizi buraya tıkayan kuvvet böyle istiyor” diyen Yassıada Mahkemesi Başkanı Salim Başol’un, 16 Eylül 1961 günü 46 yaşında idam edilen, dönemi şartları içinde Türkiye’ye önemli ekonomi katkıları sağlamış olan Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın sözlü savunması karşısında “Öyle şey olmaz, kısa kes, az konuş!, Sizi on beş dakikadan fazla dinleyemeyiz.” dediğini, Polatkan’ın bu sözler karşısında sadece “İdam istenilen bir davada kendimi müdafaa etmeyeyim mi?” diyebildiğini, Menderes’in 6 Ağustos 1961 tarihli, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun 26 Temmuz 1961 tarihli ve Hasan Polatkan’ın 2 Ağustos 1961 tarihli yapamadıkları son savunmalarının sonradan çeşitli vesilelerle ortaya çıktığını, idam edilen Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın 175 sayfalık savunmasının yıllar sonra, dönemin Yassıada İrtibat Bürosu Müdürü Albay Ömer Faruk Erus’un kasasında bulunmuş olduğunun da bilinmesi günümüz siyasi tarihine kaynak olacaktır”dedi. Haber Erkan İlik























