Fethiye Tabiat Kadınları Yürüyüş Grubu Faralya -Kabak Sahilden Likya Yolu Yürüyüşü
Köşe Yazısı; Mihriban Arslan
Fethiye’deki kadınlarımızın bir tutkusu haline gelen doğa yürüyüşlerimizin bu hafta ki güzergahı yine doğası, manzarası ile harika bir Likya yolu olan Faralya (Uzunyurt) kelebekler vadisi üstünden devam eden Aktaş plajı Kabak köyüne kadar olan sahilden ikinci etap Likya yoluydu. Bu sabahta 70 dağların sultanı ile servislerle Faralya’ya ulaştık. Faralya da keyif otelde, harika manzarasında sabah çayımızı içtik. Yürüyüşümüze bu noktadan başlayarak Faralya’nın mahalle aralarından ilerleyerek Likya yolunun patikasına geçiş yaptık. Kelebekler vadisi manzarasını boydan boya kuş bakışı izleyen bu keyifli patika da 70 kadının fotoğraflama yaparak geçişini kazası belasız atlattıktan sonra iple tırmanış bölümüne gelmişti sıra burada grup içinden seçtiğim arkadaşlarla bir ekip oluşturup onlarında desteğiyle 70 kadının iple çıkışını ve daha sonra devamında ki kayalık tırmanışını da sorunsuz bir şekilde tamamlayıp düzlüğe ulaşmıştık.
Bu zorlu bölümü başarıyla tamamlayan sultanlar bir süre dinlendikten sonra keyifli, manzaralı patikadan yürüyüşe devam edip güzel havanın ve doğanın tadını çıkardılar. Yol kenarlarında açan nergis çiçekleri mis gibi kokusuyla yol boyuca bize eşlik ediyorlardı. Bu güzergahta o kadar çok fotoğraflama alanı vardı ki sultanları toparlayıp yürüyüşe aynı tempoda, dağılmadan devam ettirmek mümkün olamıyordu. Öğlen molası yerimiz olan Aktaş plajına kadar Likya yolu patikamız inişli çıkışlı engebeli şekilde devam ederken, Faralya kabak köyü arasında ki mahalle aralarından geçerken gördüğümüz, Likya yollarına verilen zarar ve yol işgaliydi. Bu yapıların zamanla gittikçe çoğalması bizleri de Likya yollarında yürümekte oldukça zorlayacağa benziyordu.
Tam zamanında Aktaş plajına gelmeyi başarmıştık. Burada öğlen arası yemek molamızı verdik. Beyaz iri kayalıklarla çevrili olan plaj ismini de bundan alıyordu. Turkuaz mavisi denizi her zaman ki gibi yine muhteşemdi. Mangallar yakıldı közde Türk kahveleri içildi. Moladan sonra yürüyüşümüz koy’un beyaz taşlıklarının üzerinden tekrar başlayarak devam etti. Likya yolu patikası bizi ıssız koy adı verdimiz küçük bir koya getiriyor oradan devam ediyordu. Fakat yıllardır ıssız koy adı verdicimiz bu küçük koy maalesef yapılan çardaklar ve yapılarla ticari hale getirirmiş doğal güzelliği yine ranta teslim edilmişti.
Düz patika bitmiş, kabak koyuna kadar artık patika dağa paralel yokuşlu şekilde devam ederek devam ediyordu. Ara ara nefes molası vererek bu zorlu kısmı da tamamlayıp kabak köyünün mahalle arasına varmıştık. Kabak köyünün bozuk dik yolları bizi bu sefer daha kötü karşılamıştı. Yerlere su borusu döşenmesi sebebiyle tamamen kazılan dar yollar çamur, toprak yığıntıları ve açılan kuyular bizi oldukça zorlasa da güzel geçen günümüze gölge düşüremeden servislerle ulaşmamızla tamamlanmıştı. Bu gün adrenalin, zorlu yokuşlar, engebeli patikalar, heyecan verici tırmanışlar bizi yorsa da muhteşem Likya yolunda bu unutulmaz anları yaşamak paha biçilemeyecek kadar güzeldi. Yorgun, Mutlu, Huzurlu Keyif dolu bir gün her şeye değerdi.




































