Hoşgeldiniz  
--------------------- ------------------- ------------------ ------------------

KÖŞE YAZISI ALİM YÖRÜK

Erkan Ilik | 22 Nisan 2021 | Genel, Güncel, gundem, Kültür A- A+

23 NİSAN TBMM. AÇILMASI – HÜRRİYET – MİLLİ İRADE – TÜRK DEVLETLERİNDE DEVLET ANLAYIŞI MİLLİ İRADE

MİLLİ İRADENİN YANSITILMASI VE TBMM AÇILIP TÜRK MİLLETİNİN BİR BÜTÜN HALİNDE İSTİKLAL SAVAŞINA GİRMESİ VE TÜRK DEVLETLERİNDE MİLLİ İRADE ANLAYIŞI

Saygıdeğer okuyucular TBMM’nin açılışının 101 ci yılı bir kez kutluyorum. Bu günün adı “Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı” tüm çocuklarımızın da bayramını kutluyorum. Sonsuza kadar bu bayramı Türk Milletinin Çocuklarını kutlamayı nasip etsin.

Ana kavram DEMOKRASI buna bağlı olarak Cumhuriyet Devlet yönetim şekli. Bu sistemler “milli irade” ile yansıtılır. Milli iradenin yansıtılması devlet yönetiminde sonsuz özgürlük ve hürriyet yetkisi verir mi? Özgürlük ve hürriyet dilediğini yapma yetkisi verir mi? Ancak dilediğini yapmanın bir sınırı vardı. O da başkalarının hürriyet ve özgürlüğüne tecavüzdü. Dilediğini yapabilirsin, başkasına zarar vermemek kaydıyla. Bu hürriyetin bittiği yerdir.

Millî iradeye dayanan iktidarlar dilediğini yapabilir mi? Yapar. Bu yetkinin, bu hürriyetin de sınırları var. Başta, milletin geleceğine zarar vermemek. Çünkü iktidarlara verilen yetki belli bir zaman içindir. Gelecek seçimden sonrasını kapsamaz. Millî irade demokrasiyle ortaya çıkar. Fakat seçimden ibaret değildir. İşte iktidarların milletin geleceğini ipotek altına almasını engelleyen, demokrasiyi ve hürriyetleri ortadan kaldırmasını engelleyen demokrasi cinsine, anayasal demokrasi deniyor.  Anayasal demokrasilerde “Milli İradeyi” yansıtması amacı ile bilirli zaman diliminde seçimler yapılarak millet temsilcileri (Millet Vekilleri) belirlenir. Bu demokrasiye millet iradesini temsil eden “temsili demokrasi” denir.

Yurdumuz işgale uğradıktan sonra Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşları bundan 101 yıl önce Milli İradeye dayanan TBMM yi açarak Demokrasinin temeli olan Milli İradeyi kullanarak Türk Milleti ile topyekün  “İstiklal Savaşına” girmiş ve kazanmıştır. Sırası ile gerçek demokrasi yönetim anlayışının basamaklarını kullanarak Cumhuriyet ilan edilmiştir. Yurdun kurtuluşu ve Cumhuriyetin ilanı “Milli İradenin yansıtılması” ile gerçekleşmiştir.

Türk Milletinin sosyolojik yapısı ve töreye bağlı olarak geleneksel devlet anlayışında “Milli İrade” anlayışı vardır. O halde İlk Türk Devletlerinde nasıldı ona bakalım?

Türk Devletlerinde; Devlet yönetiminde hükümdarların yanında boy beylerinden oluşan “Toy” (Kurultay) vardı. Geniş yetkilere sahip olan Kurultay, hükümdara danışmanlık yapardı. Hükümdar yaptığı her türlü uygulamada Kurultaya karşı sorumlu olup milletin zararına olan bir karar alamazdı. Bir yerde bu milleti temsil eden kurultay milli iradenin yansıtılması demekti.

Devlet Budunların bir yönetim altında birleşmesiyle oluşmuştur.

Devletin görevi; Vatanı koruyarak milleti huzur ve barış içinde yaşatmayı amaçlayan siyasi bir teşkilattır.

“il” kelimesi aynı zamanda barış anlamında da kullanılmıştır.

Devletin varlığını ve barışın sürekliliğini sağlamak için devletin temeli adalet üzerine oturtulmaya çalışılmıştır.

Halkın devlet adamlarda aradığı ilk özellik herkese adil davranılmasıdır.

Hükümdarlar devleti yönetme yetkisini tanrıdan aldıklarına inanırlardı.

Kağan veya hükümdarlar hâkimiyeti altına alarak yönettiği bütün insanları adaletli bir yönetim ile huzur, refah ve barış ortamında yaşatmayı görev kabul eder.

Devlet yönetiminde hiçbir zaman keyfi bir uygulama yapılmamış ve belirli kurallara göre yani töreye uygun olarak devlet idare edilmiştir.

Devlet’i yöneten kağanlar töreye uymadıklarında Tanrı ve halk nezdinde saygınlığını kaybederek iktidardan uzaklaştırılmıştır.

Türklerde devletin halkla ilişkisi baba-evlat anlayışı şeklinde olmuştur.  Devlet halkın hür türlü ihtiyacını karşılayıp sosyal adaleti sağlamakla yükümlüydü. Buna karşılık halk da devlete karşı üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundaydı.

Kutsallık: Halk, yöneticiler tarafından Tanrı’nın emaneti olarak kabul edilmiştir.

Hükümdarlar, Tanrı adına tahta oturduklarından halka her zaman adil davranmışlardır. Türkler İslamiyeti kabul ettikten sonra kurulan Türk Devletlerinde de “Milli İrade” aynen yansıtılmıştır. Hatta Türk Devletleri İslamiyet koruma adına “ölürsem şehit, kalırsam gazi” düsturu ile milletin anlayışını yansıtmak için savaşlara gidip can siperhane savaşmışlardır. Bu da bir milli iradedir.

SONUÇ OLARAK; İlk kurulan Türk devletlerinden başlayarak günümüze gelene kadar tüm Türk Devletlerinde “MİLLİ İRADE” vardır. Devlet yönetiminde de milli irade esas alınmıştır. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK TBMM’nin açılmasını Türk Milletinin “MİLLİ İRADESİNİN” yansıtılması olarak kabul etmiş. Sonsuza kadar yaşaması için bu günü Türk Çocuklarına armağan etmiştir. Dünyanın hiç bir devletinde çocuklara armağan edilen bayram yoktur. Sadece Türkiye Cumhuriyetinde vardır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramını tebrik ediyorum. Milli İradenin sonsuza kadar yaşaması tek dileğimdir.                                                                                                                                                                  Alim YÖRÜK

 

 

 

 

 

 

 

264 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
BIST 11,5532
ALTIN 484,91

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle