
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 14 Haziran 1935’ de, önemli bir “İktisat Devrimi” yasasını kabul etmişti. Bu yasayla ülkenin kalkınması için oluşturulmuş İktisadi Devlet Teşekkülleri’nden Etibank, Maden Tetkik Arama Enstitüsü ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nin kurulması kararlaştırılmıştı.
“Kuruluş”a giden süreçte ve Lozan Barış Antlaşması öncesinde, 1 Mart 1922’ de, Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada: “İktisat politikamızın mühim gayelerinden biri de genel yararları doğrudan doğruya alakadar edecek iktisadi kuruluş ve girişimleri mali ve teknik gücümüzün elverdiği oranda devletleştirmektir. Ezcümle topraklarımızın altında el değmemiş halde duran maden hazinelerini az zamanda işleterek milletimizin menfaatine açık bulundurabilmek ancak bu usul sayesinde kabildir.” diyordu.
Aynı süreçte, 17 Şubat 1923’ de, İzmir İktisat Kongresi toplandı. Mustafa Kemal Paşa burada yaptığı açış konuşmasında: “Tarih, milletlerin yükseliş ve düşüş sebeplerini ararken birçok siyasi, askeri, toplumsal sebepler bulmakta ve saymaktadır. Şüphe yok, bütün bu sebepler toplumsal hadiselerde tesirlidirler. Fakat bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselişiyle, düşüşüyle alakadar olan, o milletin iktisadiyatıdır.” diyordu.

Sonra da yapılacak “İktisat Devrimi”nin ilkelerini açıklıyordu: “Kılıç ile fetihler yapanlar, sabanla fetihler yapanlara mağlup olmaya ve neticede mevkii terk etmeye mecburdurlar.”
“Tam bağımsızlık için şu düstur vardır: Siyasi, askeri muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi muzafferiyetlerle taçlandırılmazlarsa, husule gelen zaferler payidar olamaz, az zamanda söner.”
“Bu vatan evlat ve torunlarımız için cennet yapılmaya layık, çok layık bir vatandır. İşte bu memleketi cennet haline getirecek olan iktisadi vasıtalar ve etkenler ve iktisadi faaliyettir.”
“Artık her medeni devlet gibi, millet gibi, Yeni Türkiye yabancı sermayenin jandarmalığını yapmaya razı olamaz.”
İzmir İktisat Kongresi’nde, “milli devrin” iktisat programı ortaya konulmuştur. Bu program, 24 Temmuz 1923 de imzalanacak Lozan Barış Antlaşması’yla uluslar arasındaki saygın yerini alacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iktisat programıdır. Bütün halkı kapsayan bir “Emek Misakı Millisi”dir.
Sonrasında da hiçbir şey birdenbire olmadı… Zonguldak kömür ocaklarını o yıla gelinceye kadar, çevre köy halkının köle gibi çalıştırıldığı, yabancı kömür şirketleri işletiyordu. 1924 yılında, Zonguldak Maden Mühendis Mektep-i Ali’si açıldı. Aynı yıl Türkiye İş Bankası kuruldu. İş Bankası’nın şirketleriyle Kozlu, Kilimli ve Kireçlik’te çağdaş teknolojiyle kömür üretimine geçildi. 1925 yılında, sonradan Sümerbank’a dönüştürülecek olan Türkiye Sanayi ve Maden Bankası kuruldu. 1930’lara kadar olan dönemde tüm kapitülasyonlar kaldırıldı. 1934 yılından başlayan “Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı” hazırlandı.
Dünya ekonomik buhrana girerken genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ekonomide tam bağımsızlık koşulunu gerçekleştiriyordu. Tüm toplumun planlı kalkınmasını kapsayan büyük ekonomik kalkınma modelinin uygulamasını, “devlet işletmeciliği”ni başlatıyordu. Büyük kalkınma modelinin bir alt sistemi olarak İktisadi Devlet Teşekkülleri’ni kuruyordu. Prof. Dr. Mustafa A. Aysan’a göre: “ Bu büyük ekonomik kalkınma sisteminin kurucusu, sahibi, uygulayıcısı Büyük Atatürk’tü.”



















