Kirme’den Pınara Antik Şehri’ne
Tabiat kadınları bu hafta da Fethiye ve çevresini adım adım yürümeye devam etti..
Bu sefer ki yürüyüş güzergâhları Kirme den Minare Pınara Antik Şehri idi…
Yaşadıkları şehri bu doğa yürüyüşleriyle yeniden keşif eden Fethiyeli bayanlar hallerinden çok memnun…
Bu gün 12 km olan güzergâhlarını büyük bir keyif içinde yürüyen ve unutulmaz anlar yaşayan grup, yürüyüş gününü bize şöyle anlattı;
”Bu günkü güzergâhımız geçen haftalara göre biraz daha kısaydı o yüzden sabah 9 da buluşma noktamızda toplandık. servislerimize binerek yola çıktık…. Fethiye-ovacık-ölüdeniz- faralya güzergâhından kirmeye ordanda dağın üstünde ki kurucan ovasına çıktık… Burada servislerden indik.. hava sabah saatlerinde daha serinde olsa mis gibi yayla havası güneş yükseldikçe yürüyüş için en ideal halini almıştı… bu sefer patika yollar değil… ince uzun orman yolları etrafını sarmış çam ağaçları mis gibi kokan bir tabiat vardı…Geçen yıl aynı güzergahı yürüdüğümüz de etrafta özgürce koşturan yabani atlar bu sefer kendini bize göstermiyordu…Yolun büyük bir kısmı orman yolu olarak devam ediyordu. yokuş yok tırmanış yok düm düz ilerliyorduk.. buda daha az yorulmamıza ve daha çok keyif almamıza sebep oluyordu.. Dağın zirvesindeki kurucan yaylası onlarca tabiat kadının kahkahaları ile çınlıyor çoğu ilk defa gördügü buraları bol bol fotoğraflıyordu …Orman yolunun bitiminde iki tarafı dik kayalıklarla çevrili olan bir tarafı uçurum Devrent boğazı ..bu muhteşem doğa harikasının eşliginde yolumuza devam ederken karşımıza saklıkent yamaçları kar manzarası eşliginde çıkmıştı…Eşen ..Minara.. Fethiye -Antalya yolu tüm güzeligiyle kuşbakışı izliyorduk… Bir saatlik öğlen yemegini bu manzara eşliginde verdik…. ateşler yakılmış sucuk ekmekler yenilmiş közde türk kahveleri yapılmıştı .. ama bize bu kadar keyif yeterli gelmedi elbete.. müzikler açıldı oyunlar oynandı, her zaman ki gibi … Artık toparlanmış yola devam edilmeye başlanmıştı..Pınara antik kendi dağın yamacından minare köyüne doğru geniş bir alanda yer alıyordu.. artık toprak çakıllı yoldan inişe geçmiştik.. saatlerdir yürüdügümüz düz yolun üstüne yokuş aşagı kaygan bir yolda kaymamak için bacak frenleri kasılmıştı.. bir saat den az bir süre içinde antik şehrin tarihi kalıntıları karşımızda idi.. ilk önce ekipçe antik tiyatronun içinde fotoğraf molası verdik… sonra saolsun pınara antik şehrin bekcisi bekir kardeşimiz bize kocaman bir semaverle demleyip ikram ettigi odun çayını büyük bir keyifle içtik .. daha sonrada antik mezar kalıntıları ve muhteşem sonbahar ağaçları eşliginde gazel yapraklarıyla eğlenceli hale getirdigimiz fotoğraf çekimleriyle yürüyüşümüzü tamamladık.. her hafta fethiyenin farklı tarihi ve doğa güzeliklerini adım adım yürüyen tabiat kadınları akşam hava kararmadan evlerine yine unutulmaz anılarla varmıştı”…..























