Fethiye Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği tarafından son günlerde çıkan orman yangınları ve artan kadın cinayetleri konusunda yazılı basın açıklaması yaparak, “Katilleri Ve Ülkeyi Yangın Yerine Çevirenleri Tanıyoruz!” ifadelerinde bulundular.

Fethiye Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği tarafından yapılan açıklamalarda şu ifadeler yer alıyor;
“Günlerdir kadınlar birer birer katlediliyor, ülkemizin ormanları cayır cayır yanıyor, bir yandan da ırkçı saldırılara davetiye çıkarılıyor. Tahammül boyutlarını aşan bir duruma geldik.İstanbul Sözleşmesinden hukuka aykırı bir yolla çekilen hükümet, faili koruyarak evde, işte, sokakta her yerde kadınları öldürenlerin sırtını sıvazlamaya devam ediyor. Faillerin erkek egemen akılla cezalandırılmaması, her gün bir başka kadının öldürülmesi demek!
Aleyna Çakır’ı darp edip ölümünden de sorumlu olan Ümitcan Uygun, erkek adalet anlayışı ile tahliye edilmesinden sonra Esra Hankulu’nun ölümünde baş şüpheli olarak ancak gözaltına alınabildi. Esra Gülendam Haytaoğlu iş ararken vahşice öldürüldü. Sude Akarsu erkek arkadaşı tarafından öldürüldü. Bu satırları kaleme alırken daha kaç kadın öldürülecek kim bilir? Daha kaç doğa parçası talan edilecek.
Kadın cinayetleri münferit bir olay değil politiktir! Erkek egemen anlayışın, patriyarkal düzenin erkek dayanışması içinde kadın düşmanı politikalar üretmesinin sonucudur. Aynı politika, doğa katliamlarına da yol veren politikadır.
Ataerkil anlayış nasıl kadın bedeni üzerinde söz sahibi olma hakkını kendinde görüyorsa doğayı da tahakkümü altına almakta beis görmüyor. Çünkü kadına da doğaya da hükmetmek istiyor. Bu sebeple de kadın cinayetlerini engelleyecek, doğa talanına son verecek gerçekçi politikalar üretmiyor. Ülkenin dört bir yanı yangın yeri, ülkenin dört bir yanında kadınlar katlediliyor. Orman yangınlarına karşı yeterince personeli, uçağı, helikopteri olmayan erkek egemen iktidarın, kadın cinayetlerini engelleyecek mekanizmasının olmaması bizleri şaşırtmıyor. Kadın cinayetleri de doğa katliamları da politiktir… Ülke ormanlarının cayır cayır yandığı gece, orman arazilerinde yapılaşma yetkisi turizm bakanlığına devredildi. Orman yangınlarına karşı kayıtsız kalan zihniyetle Ümitcan Uygun’u cezasız bırakan zihniyet aynıdır. Aynı erkek egemen kaynaktan beslenmektedir. Kadın cinayetleri de doğa katliamları da politiktir.
Şiddet uygulayıp baskılayarak kadını kontrol altına almaya çalışan erkek egemen sistem doğaya da farklı davranmıyor. Yüzyıllardır kendi çıkarına hizmet için gördüğü, kendisinin de bir parçası olduğunu reddettiği doğa, ataerki ve kapitalizmin elinde “küresel ısınma” adını verdiğimiz ve sonuçlarına hep beraber maruz kaldığımız bir eksende seyrediyor. Doğa isyanda. Kendisine yapılan talan ve tecavüz kültürü sonucu intikamını alıyor. Doğa da kadınlar da isyanda. Tek bir kişi dahi eksilmeye, tek bir doğa parçasının dahi katledilmesine tahammülümüz yok!”




















