Kadyanda Antik Şehri ( Yeşil Üzümlü) Yakacık Köyü -Çırpı Doğa Yürüyüşü…
İlk Bahar Elimizden Uçup Gitmeden Koşarcasına… Tutup Yakalamak, her anını sindire yaşamak lazım. Ruhumuza Tabiatın Uyanışını üflemek tüm yılın yorgunluğu ve stresini arındırmaktır İlkbahar… Renklerin her tonu coşmuşken bizde payımızı almalıyız beslemeliyiz ruhumuzu… Sevgi, umut, Hoşgörü.
Dağların Sultanlarının Tabiatla Buluşma Günüydü Bu Gün Yine…
Elli Kadın Sabah Erken Saatte Çıktık Yollara… İstikamet Yeşil Üzümlü…
Yeşil Üzümlünün Meydanında ki Köy Kahvesinde Yürüyüş Öncesi Çay Molamızı Vermiştik…
Yeşil Üzümlü Doğanın Ve Tarihin Bütünleştiği Fethiyemizin Güzel Bir Köyüdür. Üzüm Üretimi… .Dokumacılık.. Ve Kuzu Göbeği Festivali Deyince Fethiye’de İlk Akla Burası Gelir…
Bu günkü yürüyüşte bir farkındalık yaratmak istedim… Yıllardır Kadyanda antik şehrine yeşil üzümlünün meydanından başlayıp dağın zirvesine kadar devam eden 7 km lik patika yolu tercih etmiştim.. Geçen hafta yaptırmış olduğum zorlu kabak yürüyüşünden sonra bu hafta grubuma tırmanış yaptırmayıp yakacığa kadar devam edecek inişi tercih ettim…
Üzümlüden araçlarla yola devam ettik. yolun kenarındaki Mehmet dede Türbesini de ziyaret edip dualarımızı ettikten sonra Kadyanda antik şehrine az bir mesafe kala servislerden indik..Yürüyüşümüze Kadyanda antik şehrini gezerek başladık ..M.Ö 3000 lere uzanan ve bir çok uygarlığı barındıran antik şehrin içini gezip fotoğrafladıktan sonra .. Yakacığa doğru inen ve yıllardır kullanılmayan orman yolundan inişe geçtik..mis gibi çam kokularını arasında yürüyüşümüze devam ederken 22 dereceye kadar ısınan havanın orman içindeki güzel esintisiyle güle oynaya yokuş aşağı ilerliyorduk..İki yıldır yağışların az oluşu buradaki su yollarını tamamen kurumasına sebep olmuştu… üst taraflardan aşağıya doğru ilerledikçe toprak tonların hakim olduğu bitki örtüsü yeşilin tonlarına kavuşuyordu.. uzun süre yürüdükten sonra Öğle yemeği için önceden karar verdiğim noktaya yaklaşıyorduk… mersin ve zakkum ağaçlarının çevrelediği küçük ama ferahlatıcı akar suyun kenarına varmıştık.. İlk etapta yemek ve kahveler için yakacağımız ateşe için odun toplayıp ateşimizi yaktık… yemeğimizi yiyip dinlenip azda kuzu göbeği mantarı arayışına geçtik… Kuzugöbeği konusunda dikkat ve tecrübe şarttı. Bitki örtüsüyle bütünleşmiş toprak renklerde kuzugöbeklerini görmek mucize gibiydi. çok heveslenmemize rağmen çoğunluk bulamasa’da bir arkadaşımız 10 tane kuzu göbeği mantarını bulup toplamıştı..Bir saatlik yemek molamız bitmiş yürüyüşümü devam ediyorduk…Yakacık Köyü sınırlarına yaklaştıkça yemyeşil tarlalar kuşbakışı karşımızdaydı..Köye doğru adım adım İlerliyor en sevdiğimiz şey papatya tarlalarına kavuşuyorduk.. Onlarca tabiat kadını papatya tarlasının içinde İlkbahar coşkusunu yaşıyor. her anı fotoğraflıyor.. papatyalarda taçlar yapıyorlardı.. onları oradan ayırmak oldukça zorda olsa da güzel yakacık köyünün her adımı keyif vericiydi.. Köyün meydanına varmıştık .caminin önündeki çeşmelerde serinleyip sularımızı tazeleyip yolumuzu çırpı istikametinde devam ettik …. Kalan sürede amacımız Yakacık köyü çırpı arasında kuzugöbeği mantarı aramak idi.. belirli bir noktaya gelince mola verdik .. km re sayaçlarımız 16 km ulaşmıştı.. yorulmuştuk.. çevreye bakındığımızda göbekdende umudumuzu kesmiştik .. Servisleri buraya çağırıp semaverlerle çaylarımızı yapıp dinlemiş, oynamış günü huzur içinde bitirmiştik. kuzugöbeği hayalimizi tam gerçekleştiremesekte yanımıza bir kucak dolusu kuzu göbeğiyle gelen köylü teyzemizin ben bunları aha buralardan topladım demesi üzerinde yaşadığımız şaşkınlıkla, grup üyelerini etrafa yayılıp arayışa geçmeleri ve benim son bitiş düdüğünü çalmamla bu günüde bitirmiştik…
Fethiye Tabiat Kadınları Yürüyüş Grubu


























