İŞÇİ ÜCRETLERİNİN BANKALARCA ÖDENMESİ DE YETMİYOR!
Hani, işçi ücretlerinin, bankalara yatırılarak ödenmesi, zorunlu hale getirtilmişti ya, işte o konuda da umulan amaca bütünüyle ulaşılamadığına ilişkin duyumlar var.
Yönetim de biliyor ki, kamu kesimi dışındaki çalışanların ücret ödenmelerinde asgarî ücret uygulaması zamlarının yansıtılıp yansıtılmadığının en açık göstergesi ücretlerin işveren eliyle değil, bankalara yatırılarak ödenmesi yoluna gidilmesi olmuştur. Bu konuda belli bir işçi sayısı da esastı. Her işvereni kapsamıyordu.
Ne var ki, okuyunuz, işitiniz de o konuda ne cinlikler yapıldığına akıl sır erdiriniz. İşçi ücretlerinden işte yine de kırpmalar yapılıyormuş.
Yasanın çıkarılmasından sonra, yürütmenin ilgili bakanlığınca, işçi kesiminin temsilcileriyle, haftalar, aylar süren pazarlıkla, beklentiler bir dereceye kadar karşılamış olsa da, uygulamadaki işin içyüzü vicdansızlık boyutunda; işveren kesimi kamu değil de özel olduğunda, yapacaklarını yapmaktan geri durmadıkları anlaşılıyor.
Diyeceksiniz ki, duyumlarınız, işittikleriniz ne de, hemen işin irdeleme, sorgulama boyutuna geçtiniz? Haklısınız, önce o konuda yaşananları dile getireyim de gerisini sizlere ve de ilgililere bırakayım.
Bu konuda ilk duyumum, yakınım da olan bir kişidendi. Bundan epey bir zaman önce memleketimde, özel kesimde, ağır işçi olarak geçimini sağlamaya çalışan o yakınım, bu yönde yakınmalarda bulunmuştu. O yakınım ki, mağdur olduğu konularda hak arayışlarına kalkışınca, çalıştığı iş kolundaki işveren çevreleri, sözbirliği etmişçesine onu işsiz de bırakmışlardı. İşte o yakınımın, iki yetişkin oğlu da aynı iş kolunda, üç vardiya çalışılan bir fabrikada işçiydiler. Onlar, eğitimlerini sürdüremeyince işçiliğe mahkûm olmuşlardı. O gençler, babalarına, işverenin kendilerinden geri para aldırttığından, söz etmişler. Diğer işçilerin hepsine de aynı uygulama yapılıyormuş. O elden geri verilen tutar da neredeyse aldıkları aylık ücretlerinin yüzde onu gibi bir paraydı.
Olayı ilk duyduğumda, ben de inanamamış, hemen o anda dudak bükerek tepki vermiştim. Konuyu dile getirenin dürüstlüğü ile bilinen bir yakınınızın olması karşısında, olur mu öyle şey, benzeri tepki vermeniz de aymazlıktan sayılacağından, siz ancak hayret edip kalakalıyorsunuz. Olayın ciddiyeti karşısında, söylendiğinde hepimizi azıcık da olsa gülümseten, o, çoğumuzun diline düşmüş olan, “Vay anasını sayın seyirciler” sözünü bile edemiyorsunuz
Yakınım da, hak arama konusunda mahkemelere düşmüş, iş müfettişleriyle yüz göz olmuş, angılı biri olup çıktığından, azıcık üstüne vardım; neden ilgililere yansıt mıyorsunuz, dedim. Elbette, öğüt vermek, dile kolay.
İçimden dedim, bu işveren, tutucu kesimin hasıdır; üstelik de görünürde namazında niyazında, orucu, kurban kesimi, haccı, umre benzeri inanca sahiptir. Geliniz görünüz ki, çalışanına, işçisine layık gördüğü bir de bu hareketine bakınız…
Benzer bir uygulamanın burada, Fethiye’de yaşandığını duydum ki, bana konuyu söyleşi ortamında aktaran kişi, işyerindeki hareketin öyle olduğunu birebir dile getirmişti. Anlatırken de, artık alışıldık bir hareketten söz ediyormuş gibiydi. Kendilerinin hakkının yendiğinden çok, işverenlerine hak verir, hallerdeydi. Daha da açıkçası, işsiz kalmaktansa, işverenlerinin, o kıt kanaat aldıkları ücretlerinden kesinti yapmalarına ses çıkartacak güçte görünmüyordu. İşvereninin de aynısıyla, yukarıdaki benim öngörümdeki gibi olduğuna, kalıbımı basarım.
Hani halk arasında bir deyiş vardır; kel başa şimşir tarak, diye; aynısıyla öyle; ne yazık ki, halkımız, layık olduğu biçimde(!) yönetiliyor…
Sinmiş, sindirilmiş emek gücü, direnç gösteremez hale gelmişse, o gücün temsilcilerinin, siyaset belirleyebilme konusunda etkisiz kalmaları, kabul edilemez. Bu gidişle, işveren çevrelerini ve bilinçli seçmen(!) desteğini arkasına alan bu yönetim, daha çok seçim kazanır. Biz de, havanda daha çok su döveriz.
Üniversite sayımız arttıkça artmış ne gam; içindeki öğretim üye ve yöneticileri uyuşukluk içinde; cin, şeytan söylemlerine pabuç bırakırsa, çağdaşlığı yakalamamız zor; gidişat da onu göstermiyor mu?
İyi haftalar.





















