HAYATIN PİN KODU
Kendi dünyasında, kendi halinde yol alan insan; bir an durup sesin, ete kemiğe büründüğü kelimelerle gizli hazineyi bulabilmeli. Birer gizli hazine olarak kelimeler, dimağlarda kendine yer etmeli. Yeniden insanlık tarihinin macerasında “ben de varım” diyebilmeli ve bir hazine gibi aranmalı.
Üzeri çarpı işareti ile çizilmiş haritadaki hazineyi aramak için bütün hazırlıklar yapılmalı ve ardından uzun süren meşakkatli bir yolculuk başlamalı: dalgalar, korsanlar, açlık, sıcak, soğuk, hırs, haset, ihanet…
Bütün aşamalar geçildikten sonra haritanın üzerindeki kırmızı çarpıyla işaretli yerdeki bir sandık dolusu mücevher, ellerin arasından kum taneleri gibi dökülmeli.
Geri dönüş…
Yine dalgalar, korsanlar, açlık, sıcak, soğuk, hırs, haset, ihanet vb. ile olmalı ve elimizde kalanlarla zihnimiz; “Ben kimim? Beni ben yapan değerler nelerdir?” soruları ile süslenmeli.
İşte, hazine sandığındaki mücevherleri birer kelime olarak görürsek zihnimizdeki kelime kadar zenginiz demektir. O, kırmızı çarpıyla işaretli harita da bize yol gösteren kitaplardır. Kitap, kelimelerle dolu bir gizli hazinedir. Her kelime yeni bir dünyanın kapısıdır. Bu kapıdan içeri girmek bir parmak dokunuşuna bedeldir. Her sayfa bizde, “Ben kimim? Beni ben yapan değerler nelerdir?” sorularını aratır. Eğer arama motoruna, doğru kodları girersen işte; o zaman “hayatın pin kodu” ortaya çıkar.
Her şey;
Hayatın pin kodunu,
Doğru girmekle başlar.
Doğru tuşlara dokunmak,
Kutadgu Bilig’e yaklaşmak,
Hayatın pin kodunu
Doğru girmek,
Mutluluk veren bilgiye ulaşmak.
Mutluluk,
Hayatın pin kodunu
Doğru girmektir.
Bir bireyin/öğrencinin zihin haritasına, gizli hazineleri yerleştirecek olanlar öğretmenlerdir. Öğretmenin zihnindeki dünya, bireyin/öğrencinin zihin haritasındaki şekilleri çizer. O zaman dokunan hisler, yüreklerde mutluluğu yakalar ve hayatın pin kodu olan şu dört gizli kelimede kendine yer bulur:
LÜTFEN…
TEŞEKKÜR EDERİM…
ÖZÜR DİLERİM…
SİZİ SEVİYORUM…
Aydın Adnan GÜMÜŞ





















