HAMDİ ÖZBAY ın Anısına
1968 yılıydı İstanbul’a ilk gittiğim yıllardı. Çalıştığım iş yerinde ara sıra çalıp vakit geçirmek için bir bağlama edinmiş tim. İş yerin de birde radyom vardı. O yıllarda özellikle sabah erken saatlerde halkımıza daha çok halk müziği dinletilirdi. Sabah yatak tan kalkar kalkmaz. Radyoda Hamdi ağabey den, talip Özkan’dan, yılmaz ipekten zeybekler dinlerdim. Sonradan öğreniyorum ki bu üç değerli üstadın Türkiye nin zeybekler üzerine. En önemli üç usta sanatçı sı olduğunu öğreniyorum. Çalıştığım iş yerinde ki arkadaşlar bir gün elime bir gazete tutuşturdular gazetede ki yazıda üç silahşorlar den bahsetmekteydi. O yılarda üç silahşorlar adında bir yabancı film çok sevilmiş çok izleyicisi vardı. Gazeteyi okuyunca bu sözü edilen üç silahşor ün biri de bizim hemşerimiz Hamdi özbaymış meğer. Gazetedeki yazıda bu üç silahşorun önemini ve başarılarından söz etmekteydi. Bu üç silahşor kısa zamanda İstanbul da şöhret olurlar. Bu ünlü bağlamacılar Hamdi özbay yücel paşmakçı Tuncer inandı. Bu üç arkadaş ıstanbulda kısa zaman da aranan saz sanatçıları olurlar. beşkazamızın ünlü Kadıoğlu zeybeği de reklam müziği olarak durmadan sık sık reklamlarda dinlerdim. Oysa Hamdi özbay 1953 yılında. Ayrılıp beşkazamızdan Muğla ya gidişi 1954 yılında bir yıl Muğla da kalır. Bağlama dersleri verir oradan. 1955 yılın da İstanbul gider İstanbul sanat hayatı başlar. İstanbul un en önemli müzik adamları ile tanışır. Sadi yaver ataman, Adnan ataman, muzaffer sarı Sözen, nida tüfekçi o dönemin en ünlü halk müziği otoriteleridir. Asker de bandocu olur notasını geliştir ir. Asker dönüşünden sonra kendi derlemelerini yapamaya başlar. Ve notalarını yazar. Kendisi İstanbul da Orhan gence bay ile tanışır birlikte sahnede plak çalışmalarda görev alırlar, bu arkadaşlarından yücel paşmakçı, Tuncer inan, Mehmet erenler Orhan gence bay arif sağ, yavuz top, Erol parlak ile uzun yıllar radyo, televizyon, plak çalışmalarında bulunur. Dostlukları arkadaşlıkları ölümüne kadar sürmüştür. Hamdi özbay ıstabuldaki müzik yaşamı devam ederken. ıstanbulda çocukluk arkadaşı recep erkulla adil Demirtaş la da bir araya gelirler. Birlikte 1959 yılında bu üç Beşkazalı hemşeri İstanbul un en büyük gazinosu olan maksim gazinolarında birlikte sahne alırlar, 1994 yılında benim bir İstanbul gezimde, Hamdi ağabeyi önce telefonla aradım oda beklediğini söyledi. İstanbul radyosuna gittiğimde beni. Sanatçı arkadaşı Ömer Akpınar karşıladı. Kendisi stüdyo çalışmaları olduğu için beni Ömer Akpınar karşıladı. Ömer Akpınar ile sohbet ederken Ömer Akpınar Hamdi ağabeyi için, o bizim Atatürk’ümüz dür demezmi. Ben bu sözü daha öncede hemşerimiz beşkaza sevdalısı Ahmet Günay dan da duymuştum. Kararlı eğilip bükülmediği için, kısaca sanat adına. Halk müziğimiz adına. Söylenen bu güzel sözü. Bir sanat adamının ağzından duymak beni çok mutlu etmişti. Bu anımı önemsedim okurlarım ile de paylaşmak istedim. Ben Hamdi ağabeyin ablasının çocukları, yeğenleri, yılmaz, ünalay zoru, Arap tekin güner, çetin benim çocukluk arkadaşımdı. Ben de bağlama çalmayı yeni, yeni öğrenmeye başlamıştım. Hamdi ağabey beğenmediği kullanmadığı bağlamalarını yeğeni yıldıray ağabeye verirdi. Bende yıldıray ağabeyden bu sazlardan bir tanesini ben satın aldım. Bu arada da Hamdi ağabeyin geldiğini duyuyorum. Ben de onu nasıl görürüm, onun saz çalışını nasıl denk getiripte görürüm derdim. Ben görmek istiyorum. Fakat bir türlü denk gelmiyordum. Ta ki 1971 yılında 10 yıla yakın bir zaman plakçılık ve kasetçilik yaptım. Hamdi ağabey de şahinler plağın müzik direktörlüğü yapmaktaydı. Bir beşkazamıza gelişinde bana uğradı. beşkazamızda, bölgemizde derlenen türküler, plakta okununca beni arardı. Ben de onun önerdiği plakları getirtir satardım. Benim Hamdi ağabeyle 1971 yılında başlayan dostluğum hiç eksilmeden 1996 yılında yılın da emekli oluncaya kadar sürdü. Emekli olunca da. Hamdi ağabeye Fethiye güzel sanatlar kültür derneği de halk müziği korosunun başına geçmesi için öneri götürdüm. Recep ağa beyinde dernekte olduğunu duyunca memnuniyetle kabul etti. Beşkazamız da emekliliğini yaşayan çocukluk arkadaşı recep erkul ile birlikte beşkazamızın Fethiye güzel sanatlar kültür derneğinde iki eski çocukluk arkadaşı da bu kurumda bir araya gelirler. Yeni bir anlayış la yeni hocamızla, genç yeteneklerimizden. Enver çatal, âli tunç, âdem kazan, fatih yağlı, eser tunç oğlu, Nazmi akkuş gibi ilerde istikbal vadeden gençlerle muhteşem bir saz ekibi ile. Yönetim kurulunun birlikte çabasıyla usta çırak ilişkisini başarmış olduk. Bu genç yetenek arkadaşlarda bizleri, hocalarını hiç mahcup etmediler. 2016 Aralık ayında başlayan hastane günleri. 25.01.2017 Günü saat 8.45 de sonlanır. Ağabeyim hocamız hayata gözlerini yumar. Benim, dernek arkadaşlarımın genel kanaati şudur. Hamdi hocamız ın eşsiz bir insan.
Doğru, dürüst, açık yürekli, doğruluktan şaştı yan, ilkelerinden, sanat anlayışından ödün vermeyen, içi dışı bir yiğit bir beşkaza Sevdalısı birisiydi, tam kesintisiz 21 yıl beşkazamıza hizmet etmiştir. Bu hizmetinin karşılığında her hangi bir menfaat gözetmedi. 26.01.2017 günü sabah saat 10 da bir numarasını önceden tanımadığım bir telefon geldi telefonumu açtım İsrail den geliyordu. Telefon diğer tarafındaki ses tanıdık bir ses ti benim çocukluk arkadaşım. Mehmet kemal selviydi. Mehmet kemal selvi ailecek müzisyen bir aileydi. selvi kardeşler olarak bilinirdi. Kız kardeşi haticenin çok güzel sesi vardı. Ramazan ağa beyi de muhteşem sanat müziği okurdu. Mehmet kemal selvi de Muğla da, İzmir de, İstanbul da, İsrail de sahneler de görev almış bir beşkaza sevdalısıdır. Mehmet kemal selviyi yeni geçler tanımazlar ancak eski beşkazalılar tanırlar. Mehmet kemal selvi hemen konuya girdi, ilhan akşam bir rüya gördüm dedi. Rüyamda Hamdi ağa beyi iyi görmedim dedi. Ben de kemal e kemal, 25. 01. 2017 günü akşam saat 8.45 de Hamdi ağa beyi akşam kaybettik dedim. Oda ilhan Hamdi ağabeyi sen ne kadar çok sevdiğimi en iyi sen biliyorsun dedi. Ta İsrail de bile bu acı olay bana malum olması hayrettir dedi.
Bu olay Hamdi özbay hocamız ın ölümü günü ayni saatlerde olduğu için sizlere duyurmayı uygun buldum. Ben bir büyüğüm ü, ağabeyimi kaybettim. Ruhu şad olsun bu güzel insanın. BEŞKAZAMIZIN KADI OĞLU ZEYBEĞİ
HAMDİ ÖZBAY
28.01.2017
İLHAN KURT





















