GENÇ KALEMLER – 2
Bu köşede bazen öğrencilerimizin yazılarını da paylaşarak yeniden okumayı ve onların değerli bir birey/ öğrenci olduklarının farkına varmalarını sağlamak istiyorum.
Zamanın hızla değiştiği ve hız esas alındığı çağımızda gençler/ öğrenciler hikâyenin yapı unsurları ile uğraşmak yerine an/ durum hikâyeleri yazarak kendi varlığını bulurlar. Bu haftaki “Genç Kalemler”den bir öğrencimizin hikâyesini paylaşıyoruz. “Klik” sesiyle başlayan hikâye metin boyunca bu sesi arka plan olarak kullanır. Her “klik” yeni bir ses ve yeni bir yaşam dilimidir. “Klik…”
KLİK
“Klik, tatlı…”
-Bebeğim uyan hadi, sabah oldu; çok terlemişsin, hadi lütfen!
“Keskin bir koku…”
-Artık korkmaya başlıyorum, lütfen sadece uyan artık!
Müziği duydu. Ona, o kadar huzur veriyordu ki bu ses ve aynı zamanda cesaret. Sanki o an neye ihtiyacı varsa ona ulaşabileceği tiz bir sesti. Dikeldi, Koskocaman bir şelale vardı önünde. Şelalenin önünde bir düzlük ve bu düzlükte bacakları bir sedir misali ince uzun tahtadan bir yatakta çarşafların içinde oturuyordu. Neredeydi? Neler oluyordu?
Bir süre yatağından kalkmadı, hala etrafını tanımaya çalışıyordu. Kalktı. Kalkmasıyla ayağına bir taş çarpması bir oldu. Taşı aldı. Taş sanki deniz kenarlarında bulunanlar gibi pürüzsüzdü. Toprakta olmamalıydı. Taşa baktı düşündü ve onu şelaleye attı. Ardından ona huzur veren o muhteşem müzik titretmeye başladı. Artık daha gizemli olmaya ve ürkütmeye başlamıştı. Tını hala aynıydı ama o kadar çekici geliyordu ki… Şelaleye daha fazla yaklaştı, o yaklaştıkça müzik çoğaldı, müzik çoğaldıkça o ilerledi. Ayaklarını suya değdirdi.
“Klik… Uyanmıyor lütfen ona bir şey olmasın Doktor Bey yalvarırım.”
-Sanırım sabah çok yoruldu buna ihtiyacı var hanım.
“Şıngırdama…”
Acıyordu kolu, o kadar çok acıyordu ki kulağındaki uğultu ve başındaki ağrı onu odada patlamaya hazır hale getiriyordu. Bulunduğu yerde yalnız olmadığını fark etti. Farklı ses tonları ona, birkaç erkek ve bir kadın olduğunu fısıldıyordu.
“Durumu ilk defa stabil oluyor sanırım, gerçekten ona ne olduğunu çözemiyoruz, vücudu sanki herhangi bir madde ile etkileşime geçiyormuş gibi tepki veriyor, beyin sinyalleri sürekli değişiyor ve sonra duruyor. Sanki bir burada, bir “her yerde…”
Korkuyordu, ağlıyordu ama merak ediyordu. Biraz önceki o muhteşem yeri düşünmeye çalıştı. Büyük şelaleyi, küçük gölü, o muhteşem müziği, evet o müziği duyabiliyordu. Hayır hissedebiliyordu.
-Ne kadar uykucu oldun sen böyle. Uyan! Tatil diye tüm gün izin verdim ama sen yokken de dünya dönüyor tatlım. Hadi kalk da birazcık atıştır.
“Anne?..”
-Hadi ama sanırım sizi çok fazla yoruyorlar. “Acıyor” değil mi?
“Acı…”
-Sanırım senin biraz kendine gelmen gerekiyor yemeğini ye ve unutma o bulaşıklar kendi kendine yıkanmayacak.
“…….”
“Klik… Hayır hayır onu kaybedemem lütfen bir şey yapın lütfen…”
“Keskin bir koku, şıngırdama, yakıcı bir sıvı…”
Soğuktu; çok soğuk, ıslak bir rüzgâr esiyordu. Üşüyordu. Neden ıslaktı? Çünkü yüzüyordu. Ona huzur veren, heyecan veren, titreten o çekici müzik o kadar umutsuzdu ki her tarafı sis kaplıydı, tek bir zerresi bile hareket etmek istemiyordu. Kıpırdanmaya çalıştı, kulağına su girdi. Çok üşüyordu. Ağlamak istiyordu. Ne güneş vardı ne kıyı. Tek bir şey vardı o umutsuz müzik ve o an oraya ait olmayan bir cızırtı.
“Klik… Hayır Allah’ım, lütfen hayır onu kaybetmeye dayanamam!..”
Her şey yıkılıyordu, tabağındaki yemeğe baktı sonra tezgâhtaki bulaşıklara ve her şey toz oldu. Onun gerçeği, hayali ve olmak istediği yeri tamamen karışmıştı artık. Kendi zihninin duvarlarında karanlıktan ışığa doğru koşan küçük bir çocuk gibi yolunu arıyordu her seferinde ve daha çok kaybediyordu. Kendi zihninin karanlığı onu hapsederken durdu. Artık sakindi, kaybolmuştu, gerçeği bulamıyordu, sıkışmıştı hayallerine uzandı.
Soğuk sular yavaşça onu da aralarına kabul etmeye başladı. Ve bir nokta gördü küçük beyaz bir nokta, çırpınmaya başladı
“Klik…”
Nefise Firdevs KAYIKCI
Fethiye Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
9/C Sınıfı Öğrencisi






















Çok güzel, tebrik ederim. Gelecek vadeden bir kalem. İnşaAllah ilerde büyük bir yazar olursunuz Nefise Firdevs.