GELENEKSEL YAŞAM
Anayurdumuz Anadolu, binlerce yıldan bugüne insanlığı kucaklamış, yurt olmuştur. Karain’de, Efes’te, Telmessos’ta, İstanbul’da, Erzurum’da, Safranbolu’da, Muğla’da.
Anadolu’nun coğrafi konumu, iklimi, yaşam olanakları insanların bu toprakları çok sevmesine, uğruna savaşlar vermesine neden olmuştur. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra bizlere vatan olmuştur Anadolu. Adına türküler, şiirler, şarkılar söylenmiştir.Toplumsal kültür ve gelenekler bu coğrafyanın tarihine yazılmıştır.
Türkler, geçmişten kalan yerleşim yerlerinin yanında geleneksel yaşam tarzlarına uygun mekanlar yapmışlardır. Geçmişte göçebe bir yaşam sürmemiz doğa ile iç içe yaşamayı genlerimize işlemiş olacak ki, bahçe içinde müstakil evlere yerleşilmiştir. Bu sayede hem tarımın, hem de günlük yaşamın sürdüğü alanlar oluşturulmuştur. Tarihi Safranbolu Evleri, Burdur Evleri, Muğla Evleri bunun en güzel örnekleridir. Evlerin avlusuna hayat ismi verilir, gerçekten de hayat bu alanlarda sürdürülürdü. Yaz gelince yayla evlerine göçülür, kışlık sebze , meyve gibi ürünler hazırlanırdı.
Kırsal yerleşimlerde tarım ve hayvancılıkla uğraşılırdı. Kent merkezlerinde genellikle ticaretle uğraşanlar, devlet görevlileri yaşardı. Geleneksel yaşam böylelikle sürdürülmekteydi.
İçinde bulunduğumuz yüzyılda bilim, teknoloji ve sanayideki gelişmeler, geleneksel yaşamdan uzaklaşılmasına neden olmuştur. Ekonomik kaygılar, köylerden kentlere göçü artırmıştır. Hızlı nüfus artışları olmuştur. Bahçe içinde müstakil evler yerine apartmanlar tercih edilmiştir. İnsanlar artık eski-yeni, küçük-büyük, bahçeli-bahçesiz, balkonlu-balkonsuz demeden “başımızı sokacak bir evimiz olsun” derdine düşmüşlerdir. Bir yandan artan nüfusun ihtiyacını karşılamayan organik ürünler, yerini fabrika çıkışlı ürünlere bırakmıştır. Bu ürünlerin üretimi sırasında kullanılan kimyasallar sağlığımızı tehdit etmektedir. Modern yaşam, beraberinde bu gibi sorunları getirince, insanlar geleneksel yaşama geri dönmek için, köy yumurtası, köy tavuğu, organik sebze ve meyveleri aramaya başlamışlardır.
Geleneksel yaşam, modern yaşamın sıkıntıları arasında özlem duyulan bir kavram haline gelmiştir. Anadolu’nun zengin topraklarında sürdürülen doğal yaşam bizim özümüzdür. Bu nedenle özendirilmeli ve desteklenmelidir.





















