FİZYOTERAPİST BURHAN TAMAÇ’TAN”TOPUK DİKENİ(HEEL SPUR) NEDİR, TOPUK DİKENİNDE FİZİK TEDAVİ YAKLAŞIMLARI”

19 Ocak 2021 - 14:04

Herkes sağlıklı ve mutlu bir hafta geçirmesini dilerim. Bu haftaki yazımda toplumda sıkça karşılaştığımız ve birçoğumuzu yakındıran bir durum olan topuk dikenine değineceğiz. Peki nedir topuk dikeni, neden olur ve tedavi yöntemleri nelerdir ,bunları ele aldık .

TOPUK DİKENİ NEDİR?

Topuk dikeni (HEEL SPUR), topuk kemiğinde gelişen sivri uçlu kemik büyümeleridir. Kalkaneus olarak adlandırılan topuk kemiğinin altında kalsiyum birikintilerinin oluşturduğu yapılardır. Röntgen filminde, topuk dikeni 1 – 1,5 cm kadar çıkıntı şekilde görülebilir.  Röntgende görünür kanıt olmadığında durum bazen “topuk dikeni sendromu” olarak isimlendirilebilir.

Topuk dikeni altta yatan bir sağlık sorununa bağlı olarak gelişebileceği gibi bağımsız olarak da görülebilir. Topuğun önünde ayak kemerinin hemen altında ya da topuğun arkasında bulunabilir. Topuğun arkasında gelişen topuk dikeni sıklıkla aşil tendonunun iltihaplanması ile ilişkilendirilir. Aşil tendiniti olarak bilinen bu iltihabi durumda ayağın ön kısmına basınç uygulanması hassasiyet ve topuk ağrısında artışa neden olur. Topuğun ön kısmında görülen topuk dikeni ise sıklıkla plantar fasiit ile ilişkilidir. Plantar fasiit, ayağın altından geçen ve topuk kemiğini ayak parmaklarına bağlayarak plantar fasya adı verilen fibröz bağ dokusunun ağrılı bir iltihabıdır.

TOPUK DİKENİ NEDENLERİ NELERDİR?

Topuk dikeni genellikle zaman içinde gelişir.  Egzersiz veya spor sonrası aniden ortaya çıkmaz. Topuk dikeni, çoğunlukla topuk ağrısı gibi erken belirtiler verebilir. Bu belirtileri göz ardı etmemek ve en kısa süre içinde mutlaka bir hekime danışmak gerekir.

Topuk dikeni genel olarak sert yüzeylerde yürümek, desteksiz ayakkabılar giymek, koşmak, zıplama veya atlamadan kaynaklanabilir. Ayrıca topuk dikeni bazı hastalıklara bağlı olarak da gelişebilir. Bunlar;

  • Artrit
  • Obezite
  • Ortopedik olmayan ayakkabılar
  • Yürüme sorunları
  • Parmak arası terlik

Topuk dikeni olan birçok insanda genellikle plantar fasiit de vardır. Topuk ve ayak parmaklarınız arasında uzanan sert, lifli dokunun yürürken acı vermesidir. Plantar fasiit olması topuk dikeninin gelişmesine olanak sağlar.

TOPUK DİKENİNDE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Risk Faktörleri

Topuk dikeninin oluşma riskini artıran bir dizi faktörler bulunmaktadır. Bunlar:

Sportif aktiviteler: Koşma ve zıplama

Sert yüzeyler: Sert yüzeylerde yürümek veya sert tabanlı ayakkabıları tercih etmek

Travma: Topuğu çarpma, sert vurma gibi travmalar

Yaşlanmak: İlerleyen yaşla birlikte topuk dikeni de gelişebilmektedir

Fazla kilo: Fazla kilo sonucunda topukta oluşan baskı

Uygun olmayan ayakkabılar: sert tabanlı, topuklu veya ortopedik olmayan ayakkabıları tercih etmek

Topuk dikenlerine neden olabilecek bazı hastalıklar ise;

  • Reiter hastalığı
  • Omurga ya da bel romatizması
  • Yaygın idiyopatik iskelet hiperostozu
  • Plantar fasit

TOPUK DİKENİ BELİRTİLERİ NELERDİR  ?

Topuk dikeni sıklıkla herhangi bir belirti vermez. En sık görülen şikâyetler aralıklı veya kronik ağrıdır. Özellikle topuk dikeninin oluşum noktasında iltihaplanma meydana gelirse özellikle yürürken ya da koşarken ağrı görülebilir. Genel olarak, ağrının nedeni topuk dikeni değil, bununla ilişkili olan yumuşak doku yaralanmasıdır.

Birçok insan, topuk dikeni ve plantar fasiitte görülen ağrıları sabah ilk ayağa kalktıklarında ayak tabanlarına bıçak saplanması veya iğne batması şeklinde tarif eder. Ağrı daha sonra rahatsız edici bir acıya dönüşür. Genellikle uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkıldığında keskin ağrı geri döner. Topuk dikeninde görülen diğer belirtiler şunları içerebilir:

  • Topuk önünde inflamasyon ve şişlik
  • Etkilenen bölgede ve çevresinde ısı artışı
  • Topuk altında küçük, çıplak gözle görülebilen kemik benzeri çıkıntı
  • Çıplak ayakla yürümeyi zorlaştıran topuk altındaki hassasiyet

TOPUK DİKENİ NASIL ANLAŞILIR?

Topuk dikeninin en önemli şikayetlerinden biri de, kişinin sabah yataktan kalktıktan sonra birkaç adım atmasıyla birlikte ortaya çıkan ağrı şikayetidir. Topuk dikeninin en belirgin özelliklerinden biri de bu ağrının genellikle birkaç adım attıktan sonra ortadan kaybolmasıdır.

Bazı durumlarda hasta uzun bir süre bir yerde oturduğunda ve ayağa kalmak istediğinde de ağrı veya kesik kesik sancılar ortaya çıkabilir.

Topuk dikeninin en önemli etmenlerinden biri de gün boyunca gergin olan tendonun, uyuma esnasında ayağın ön tarafa gitmesiyle birlikte belirli bir kısalığa gelmesidir. Bu durum topuk dikeni olmayan kişilerde herhangi bir soruna yol açmazken, topuk dikeni olan kişilerde acıya neden olabilir.

Hastanın birkaç adım atmasıyla birlikte tendon yırtılmaları oluşabilir ve bu da hastanın ağrı ya da kesik kesik acı hissetmesine neden olabilmektedir.

Tedavide esas hedef topuk altında hasarlanan topuk zarının (plantar fascia) tedavi edilmesidir.

TOPUK DİKENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ

  1. Nöral Terapi: Bir vücut bölgesindeki sinirsel ileti ağının fonksiyonlarının seyreltilmiş lokal anestezik enjeksiyonları yoluyla düzenlenmesidir. Hasarlı bölgede kan akımını ve lenfatik drenajı arttırarak iyileşmeyi destekler, Plantar fasia ve topuğa yapışan kaslarda oluşmuş aşırı gerginliğin ve tetik noktaların gevşetilmesi ile plantar fasia üzerine binen ekstra yükü kaldırır. Topuk dikeni oluşumu üzerine etki eden çene eklemi disfonksiyonu, servikal blokaj, sakroiliak eklem disfonksiyonu, pelvik organ disfonksiyonları gibi bozucu bağlantılar üzerine düzenleyici etki ile sebebe yönelik tedavi katkısı sunar.
  2. Proloterapi: Ayaktaki mekanik problemlere bağlı fazla yüklenme veya travmalar sonucu zayıflamış bağların, kemiğe yapışma yerlerine uygulanan dekstroz + lokal anestezik solüsyonlarıyla yeniden güçlendirilmesidir. İğne ucunun mini hasarı ve uygulanan solüsyonların yüksek yoğunluğu vücudun tamir mekanizmalarını tetikleyerek o bölgede bir yenilenme reaksiyonu başlatır. Tamamen doğal tamir mekanizmalarını harekete geçiren bir tedavi yöntemidir. Sadece topuk dikeni ağrısını geçirmeye değil ayak ağrısına yol açan mekanik faktörleri düzeltmeye yönelik kalıcı bir tedavidir. Uygun vakalarda birer aylık aralarla uygulanacak 4 seans tedavi ile yıllar sürecek bir iyileşme elde edilebilmektedir.

Kortizon enjeksiyonları tedavi edici değildir! Sadece iltihabı ve ağrıyı baskıladığından geçici bir iyilik hali yaratır. Fakat ağrıyla birlikte vücudun tamir mekanizmalarını da baskılar! Bu yüzden ancak aşırı ağrılı ve iltihabın çok fazla olduğu durumlarda geçiş tedavisi olarak kullanılabilir, onun dışında tavsiye edilmez.

  1. Fizik Tedavi: Hem ayak tabanına, hem de bacak arka grup kaslarına yapılacak ultrason, lazer , germe gibi uygulamalarla plantar fasianın esnekliğinin arttırılarak tedavi açısından tamamlayıcı bir uygulamadır. Topuk bölgesinde oluşan birikimi dağıtmak için ESWT uygulaması da yapılmaktadır.

 

  • Adınız ve Soyadınız

  • E-Posta Adresiniz (Yayınlanmayacak)

  • Yorumunuz

*

code

*

Fethiye Gazetesi 2021 Her Hakkı Saklıdır