8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Fethiye Kadın Dayanışma ve Danışma Derneği organizesinde yürüyüş düzenlendi. Fethiye Belediyesi Özer olgun Kültür ve Sanat Merkezi önünden başlayan yürüyüş sahil bandı Özgecan anıtı önünde sona erdi. Yürüyüş sonunda basın açıklaması yapıldı. Fethiye Kadın Dayanışma ve Danışma Derneği (FKDD) tarafından yapılan açıklamada “Bu 8 Mart’ta da biz kadınlar ve lgbti+’lar alanlardayız. Yasımızla, öfkemizle bir birimizden güç alarak yan yanayız. Patriyarkal kapitalizmi başınıza yıkmak için çıktık sokaklara…Cezasızlıkla, tahrik indirimleriyle erkekleri koruyan, hayatlarını savunan kadınlara müebbeti reva gören erkek yargınızı başınıza yıkacağız.
Erken yaşta evlilik kisvesi altında kız çocuklarının tecavüze maruz kalmasına aracılık eden her durumda fırsat yaratıp gençlerin eğitim haklarını elinden alan patriyarkayı başınıza yıkacağız.
“ERKEK ADALET DEĞİL, GERÇEK ADALET”
Gökkuşağının tüm renklerine düşmanlar, bu karanlığa asla teslim olmayacağız. Hayatın her alanında kadınlık hallerimizin bin bir biçimiyle ve rengiyle var olmaya devam edeceğiz. Nefret söylemine, homofobiye, transfobiye geçit vermeyeceğiz. Kadın düşmanı ve LGBTİ+ karşıtı politikalarla kendini var eden bu düzenden de bu iktidardan da alacaklıyız. Bizim olanı, hayatlarımızı, özgürlüğümüzü ve haklarımızı alana dek isyandayız. Haklarımız ve hayatlarımız için mücadelemizden ve kazanımlarımızdan bir adım dahi geri atmaya niyetimiz yok. İlmek ilmek dokuduğumuz, dişimizle tırnağımızla kazandığımız İstanbul Sözleşmesi’nin bir maddesini dahi bizden alamayacaksınız.
“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR”
6 Şubat’ta sabaha karşı uyandık. Bir baktık patriyarka, enkazın altında… Ama enkazda biz de vardık. En çok biz… Anamız, babamız, kızımız, oğlumuz, yol arkadaşımız, eşimiz, dostumuz, kedimiz, köpeğimiz, kuşumuz, keçimiz, buzağımız… Asrın felaketi deprem değil bizleri katleden faşist zihniyetinizdir.
Kadınları koruma bahanesiyle” Evlatlıklarınızla evlenebilirsiniz” diye tecavüz fetvası veren zihniyetinizi ataerkilliğin karanlığına gömeceğiz.
“SUSMUYORUZ, KORKMUYORUZ, İTAAT ETMİYORUZ”
Afet bölgesinden kaçırıp karanlığa teslim ettiğiniz çocuklarımız nerede? Devlet çocuk koruma yükümlülüğünü hiçbir kişiye veya yapıya devredemez. Çocukların takipçisiyiz. Patriyarka her altından kalkamadığı yıkımın ardından faşist ohal rejimine çıkış olarak sarılmaktadır. Militarizmin batağı olan ohal halklara kayyum, stklara kapatma, sığınaklara kilit demektir. Deprem bölgelerinde en çok kadınlar, çocuklar ve lgbti+lar ayrımcılığa uğruyor. Kadınları katillerine mecbur bıraktınız. Her 8 Mart’ta olduğu gibi sığınaksız bir dünyayı inşa edeceğimizi haykırıyoruz. Devletin tüm kurumları kadınları katillerine mecbur bırakan politikalar yerine çocukların, öğrencilerin, lgbti+’ların ve tüm şiddete maruz kalanların barınma ihtiyacını karşılayacak politikalar üretmelidir.
“ÖLDÜREN DÜZENİ FEMİNİSTLER YIKACAK”
Afetlere dirençli kent, konut, yaşam alanı konusunda eylem planları göstermelik olmaktan öteye gitmiyor. İklim krizi her yıl artan bir şekilde sel felaketlerine, aşırı sıcaklara ve aşırı sıcakların neden olduğu orman yangınlarına sebep oluyor. Ortada ne kararlı ve uygulanabilir planlar var ne de şeffaf bir şekilde takibi yapılan bir bütçe. Kentlerimizden elinizi çekin. Bu inşaat, rant, yıkım döngüsünün karşısındayız. Bir kez daha rantınızın kurbanı olmayacağız. Hayatlarımızı sizin rant ve kar hırsınızdan koruyacağız.
“ASRIN FELAKETİ SARAY REJİMİ”
O patriyarkal kapitalizm kendi gitmeyecek, biz başınıza yıkacağız. Enkazın altında siz kalacaksınız. Enkazdan biz çıkacağız anka kuşu gibi. Küllerimizden doğacağız. Feminist bir dünya kuracağız. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Yaşasın kadın dayanışması” denildi.






















