ODTÜ’LÜ BAŞKAN YARDIMCIMIZIN MAKAM KONUKLARI OLDUK
Bizler, o güzelim Fethiye’mizde, düşün ve yazınsal alanda üreten, tartışan, bir tepki ortaya koyan, olana bitene hiç de kayıtsız kalmayan; yaşını başının almış sayılı kişileriz.
Zengin olmak, varlık edinmek, kayıt dışı olmadık işlerle ilgilenmek gibi arsızca hedef ve amaçlarımız da yoktur.
Zamana ucundan, kıyısından uyum sağlamayı da boşlayamayız. Yetkin olmak gibi bir damarımız, ilkesel tutumumuz da vardır. Kimse bize kendi doğrularını onaylatmak gibi bir harekete de kalkışamaz; o yönde bir beğeni düzeyimiz olduğu kadar, sürekli olarak karşı çıktığımız, önemli saydığımız boyut da yok değildir.
İşte öylesi düşüncelerle birbirimizi bulmuşuzdur. Bizi, diğer türden olan kişiler, pek de bağlamaz. Birbirimizle iletişimde olmayı da önemseriz.
Bu değindiğim boyutta kişiler olarak, bizim, o, artık uğrak yerimiz olan Bahriye Üçok Halk Evi’mizde bir araya gelir dururuz. Öylesi bir tutumdan hoşnut oluruz. Değinecek, söz edecek konumuz da hep olur; o boyutta hiç sıkıntıya düşmeyiz.
Öylesi, kalabalık kümeli toplanma söyleşilerimizde de birtakım önermeler de beklentiler de ortaya çıkıp geliyor. Ben kendim o konuda yapıcı olmayı önemserim. Değim yerindeyse, havanda su dövüp durmayı da pek hoş bulmam; yapılabilecek, ortaya konulabilecek türden olan hareket ve oluşumları es geçmemeyi amaçlarım; konuyla ilgili kişilere birer önerme olarak götürülmesini destekler, peşine de düşerim.
Bizim o arkadaşlarımızın da gerçekleştirilmesini umdukları önermelerini ilgili yere götürülmesini, en azından oralarda dillendirilmesini istedim.
Daha önce bir nedenle yanlarına uğramış olduğum Belediye Başkan Yardımcımız Sabri Oğuz Bolelli beye konuyu ucundan, kıyısından da açmıştım. Kendileri bizi bir gün bekleyeceğini de belirtmişlerdi.
Bizim o Halk Evi buluşmalarımız da sürüp gidiyordu. Bir kişi listesi oluşturalım, dedim. Öylelikle Belediye’mize kadar varıp çıkalım, dediğimde hayır diyen de çıkmamıştı.
Sonunda o düşüncemizi de gerçekleştirdik.
Yedi kişiyi bulan bir grupla Başkan Yardımcı’mıza çıktık.
O grupta bulunan arkadaşlarımız kendi yetkin oldukları alanlarında istek ve dileklerini dillendiriverdiler.
Ben, ulusal nitelikte kitapları çıkmış olan arkadaşlarımızın, kentimizin önemli kavşak noktalarında bulunan dijital reklam panolarında, o yazmış olduğumuz kitap kapaklarımızın görsel akışının yapılmasının bizi mutlu kılacağını dillendirdim. Bunun kentimize dinletide bulunmak üzere getirtilen sanatçı boyutuyla da ilişkilendirebilirsiniz. Onlara kucak dolusu para ödenirken bizim o kadarcık bir tanıtımımızın yapılması hiç de gözde büyütülmemelidir düşüncesinden hareket ettim.
Arkadaşlarımız, birimizin söz sırasını vermeyi üstlenmesiyle hareket ettiler. Onlar da Belediye’mizce bir Kültür Kurulu oluşturulmasının önemine değindiler. O tür etkinlik için İstanbul B.B. ‘nin söküme gönderilmiş kent içi yolcu gemilerinden istenip iç koyumuz içinde değerlendirilmesinin çok yerinde olacağını da dillendirdiler. Birimiz de hurdaya çıkarılacak denli bir otobüsün gezici kütüphaneye dönüştürülmesini önerdiler. Yine bir arkadaşımız da gençlik merkezi oluşturulmasının çok gerekli oluşuna değindiler. Bir başka arkadaşımız da kent müzeciliği boyutuna sözü getirdiler. O alanda destek olabileceklerini belirttiler. Emeklilere yönelik özel bahçecilik yapılabilmesi de dile getirilenler arasındaydı.
Benim önermelerim arasında halk evlerimizde çerçevelenmiş kitap kapaklarımızın yer alması da vardı. O boyutta iki halk kumsalımızın işletme yerlerine de o türden yerleştirmelerin olabilmesinin önemli olduğunu ekledim. Daha başka olması istenilen konular da dillendirildi.
Halk Evi açılmış olması nedeniyle olan hoşnutluk da birkaç dile getirilmeden geçilmedi.
Bu boyutu önemsedim. Kendi aramızda sürekli yaptığımız önermelerimizi bir makamda yapmak ilgililere ulaşmanın bir yoludur, diye düşündüm.
Sınırlı olarak, azıcık da siyasal boyuta değiniverdik.
Başkan Ankara’daymışlar. İlgili makamın biraz zamanını almıştık. Kapıdan çıktığımızda hizmet almak için bir yığını kişi sıra bekler olmuşlardı. Onları bekletmiş olmaktan bir arkadaşımız da karşıt düşünce bile ileri sürdüler. Artık o boyutun değerlendirmesini de sizlere bırakıyorum. Çünkü ben kendilerine olanca tepkimi gösterdim. Sıradan işlerin önünü azıcık kesmiş olduk; doğru ama bizim önermelerimiz de çok abartılı olmasa gerek.
Herkese iyi haftalar…





















