Cumhuriyetin Işığında Millet Olmak – EBRU OĞUZHAN YETER
Bir milleti ayakta tutan yalnızca ortak bir coğrafya değildir. Asıl belirleyici olan, ortak tarih, ortak mücadele, ortak değerler ve geleceğe dair ortak hedeflerdir. İşte bu nedenle millet olmak, aynı topraklarda yaşamanın çok ötesinde bir anlam taşır. Bu yüzden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tanımı vurgusu çok değerlidir. Türk Milleti’nin en büyük ortak değeri şüphesiz cumhuriyet’tir, kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Cumhuriyet, sadece bir yönetim sistemi değildir. Cumhuriyet; egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, vatandaşların eşit haklara sahip olduğu, düşüncenin ve çağdaşlaşmanın önünü açan büyük bir medeniyet projesidir. Bu proje, yokluklar içinde verilen bir kurtuluş mücadelesinin ardından, Türk milletine emanet edilmiştir. Bu büyük eserin mimarı olan Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i yalnızca kendi döneminin değil, gelecek nesillerin de güvencesi olarak görmüştür. Onun “Benim en büyük eserim Cumhuriyet’tir.” sözü, aslında bu mirasın ( emanetin) ne kadar değerli olduğunun en güçlü ifadesidir.Bugün Cumhuriyet’i anlamak; sadece tarih kitaplarında yer alan olayları öğrenmekten ibaret değildir. Cumhuriyet’i anlamak, onun temelinde yer alan bağımsızlık ruhunu, milli egemenlik anlayışını ve çağdaşlaşma hedefini kavramaktır. Daha da önemlisi, bu değerleri günlük hayatımızda yaşatabilmektir.Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bayramlarda hatırlanacak bir kazanım değildir. O; çocukların eğitim hakkından kadınların toplumsal hayattaki yerine, seçme ve seçilme hakkından hukuk önünde eşitliğe kadar hayatın her alanında hissedilen bir değerdir. Bu nedenle Cumhuriyet’i korumak ve güçlendirmek, yalnızca devletin değil, her vatandaşın sorumluluğudur. Ne zaman bir araya gelip ülkemizin geleceğini konuşsak, ne zaman ortak meseleler karşısında çözüm arayışına girsek, aslında Cumhuriyet kültürünü yaşatıyoruz. Farklı düşüncelere rağmen ortak bir vatanda buluşabilmek, aynı bayrağın altında geleceğe umutla bakabilmek Cumhuriyet’in bizlere kazandırdığı en önemli bilinçlerden biridir. Bugün bizlere düşen görev; geçmişin hatıralarında yaşamak değil, geçmişten güç alarak geleceği inşa etmektir. Kurtuluş Mücadelesi’nin azmini, Cumhuriyet’in kuruluşundaki kararlılığı ve Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefini rehber edinerek yarınlara yürümektir. Atatürk ‘süz devrim anlatanlara prim vermemektir. Çünkü Cumhuriyet, geçmişte kazanılmış bir zafer olmanın ötesinde, her neslin yeniden sahip çıkması gereken bir emanettir. Ve unutulmamalıdır ki; Cumhuriyet’in ışığı, Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleriyle birlikte yolumuzu aydınlatmaya devam ettikçe, Türk Milleti de birlik ve beraberlik içinde geleceğe güvenle yürümeye devam edecektir. Başka kurtuluş hâl çaresi yoktur. !!
Bugünkü siyasi çekişmelerin arasında bize düşen görev Cumhuriyeti sadece korumak değil, onu daha da ileri taşımaktır. Çünkü Cumhuriyet, dün olduğu gibi bugün de yarın da en büyük gücümüzdür.
Ebru Oğuzhan Yeter





















